Tiyatro Örgütleri AKP’nin Saldırısına Karşı Birleşiyor!

Tiyatronun özelleştirilmesini öngören yasa hazırlıklarına karşı pek çok tiyatro örgütü ‘özerk ve özgür bir tiyatro’ için birleşiyor.

Devlet ve Şehir tiyatrolarının özelleştirilmesini öngören yasa tasarısına karşı tiyatro örgütleri birleşiyor.

Konu, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliğini değiştirmesiyle gündeme gelerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Devlet eli ile tiyatro olmaz, özelleştireceğiz” açıklamasıyla ilerlemişti. Ardından Bakanlar Kurulu toplantısının gündemine alınmış ve Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, devlet ve şehir tiyatrolarının özelleştirilmesi için gerekli çalışmaları başlattıklarını bildirmişti.

“Söz konusu dayatılan yasalara müdahil olabilmek, her türlü sansür ve oto-sansürün ortadan kaldırılması, tiyatro yasasına dair söz-yetki-karar hakkının kullanılması, ‘üreten biziz yöneten de biz olmalıyız’ demek için, özerk, özgür bir tiyatro için” birçok tiyatro örgütü bir araya geldi.

Çağrı yapan örgütler arasında İŞTİSAN (Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği), DETİS (Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği), ASSITEJ Türkiye, Sanatçılar Girişimi, Direklerarası Seyircileri, Batı Karadeniz Seyircileri, Batı Karadeniz Tiyatro Platformu, Amatör Tiyatrolar Birliği ve Türkiye Tiyatrolar Birliği bulunuyor.

Tiyatro örgütleri çatı örgütünün kuruluş toplantısında bir araya gelerek 5 Ağustos Pazar günü saat:10.00’da İstanbul-Beyoglu-Mahşer-i Cümbüş Hayalhanesi’nde buluşacak.

Toplantı öncesi bir mesaj yayınlayan Sanatçılar Girişimi, AKP’nin siyasal baskılarına karşı sanat alanında mücadelenin önemine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdiler:

“Siyasal iktidarın ülkemiz sanat alanlarında yaratmak istediği toplu yıkım ve yok etme politikaları her boyutuyla ortaya çıkmıştır.
Adaletsizlik-eşitsizlik-hukuksuzluk-ötekileştirme-haklara ve halklara karşı saygısızlık tarihimizin en kötü günlerini yaşıyor.
İçimizi kemiren dinci gericilik ve ırkçılık; dış politikada yaşatılan gerginlik ve uşaklık boyutundaki bölge halklarının iç meselelerine dil uzatan yetmedi paralı askerlerle kan dökülmesine katkı sunan saldırganlık, ülkemizi hızla iç savaş ortamına doğru sürüklüyor.
Sistemin ele geçirilmesiyle başlatılan bilgi kirliliği toplumumuzun gerçeklerle yüzleşmesinin önündeki en büyük engel olarak karşımızda duruyor.
Kardeşkanı dökülmesini körükleyen gazete manşetleri TV haberleri hayatlarımızı kuşatır oldu.

Sistem bekçileri ve her tür işbirlikçileri; Ekonomik alandaki yoğun kırılmayı da gizleyerek olmadı gerçekleri dile getirenleri ‘vatan haini’ ilan ederek günü geçirebileceklerini sanıyorlar.
Oysa artık her anlamıyla kral çıplaktır.
Bu ülkenin onurlu sanatçılarının önünde duran en temel görevlerinin; sonuna kadar direnmek ve mücadeleyi yükseltmek olduğu gerçeği hepimizin de gerçeğidir.
Devlet Tiyatrolarının, Opera, Bale ve Senfoni’nin, Şehir Tiyatroları’nın, Amatör toplulukların, Üniversite topluluklarının, Profesyonel toplulukların üstünde oynanan bütün kirli oyunları da ancak böyle ortadan kaldırabiliriz.
Artık yan yana gelip birlikte geniş bir dayanışma hattı örmenin dışında bir çözüm kalmamıştır.
Saldırının her türlüsünü anında geri püskürtecek böyle bir güç çok kıymetlidir.
Tiyatro örgütlerimizin oluşturacağı bir ÇATI YAPI bu yüzden heyecan vericidir.”

Sanatçılar Girişimi adına dönem sözcüleri:
Ataol Behramoğlu, Mehmet Aksoy, Levent Kırca, Mehmet Güleryüz ve Orhan Aydın.

Sol