Karaca Tiyatrosu Yıkılmasın!

[Zeynep Oral’ın Cumhuriyet gazetesinde yayınlalan köşe yazısından alıntıları paylaşıyoruz.]

“…

Bundan tam 33 yıl önce o ekim sabahı Beyoğlu’nda Karaca Tiyatrosu’nun önünde toplandık. Ses Tiyatrosu’ndan sonra İstanbul’un en eski ikinci tiyatro salonu olan Muammer Karaca Tiyatrosu binasını İstanbul Sular İdaresi yıkmak istiyordu. Tiyatronun yıkımını durdurmak için Tİ-SAN Tiyatro Sanatçıları Birliği önderliğinde, buraya emeği geçmiş, burada sahneye çıkmış tüm sanatçılar bir araya gelip bir kampanya açtılar. Hep birlikte sanatçısı, izleyicisi, basını öyle bir haykırdık ki, o yıkımı durdurduk…

1954’te Muammer Karaca kurmuştu kendi olanaklarıyla. En müthiş oyunlarını burada oynadı. 1959’da Muhsin Hoca’ya kapılarını açtı. Muhsin Ertuğrul iki genci, Yıldız ve Müşfik Kenter’i davet etti buraya. “Küçük Sahne”nin “eski”leri de geldi. 1961’de Kenter’lerin sürekli tiyatrosu oldu. Sonra Münir Özkul, sonra Tevhid Bilge ve Ulvi Uraz, topluluklarını burada kurdu. Ali Poyrazoğlu, Müjdat Gezen tiyatronun “gençleriydi”. Sonra Beklan Algan – Ali Taygun yerleşti buraya; sonra Nisa Serezli Topluluğu… Ve son 23 yıldır da Dostlar Tiyat rosu’nun mekânıydı Karaca Tiyatro! … “

“Beyoğlu Belediyesi “idari ve teknik nedenlerle” boşaltılmasını istedi. Zaten son yıllarda, “Kutlu doğum haftası”, dini toplantılar nedeniyle ancak haftada bir iki gün yararlanıyordu Dostlar Tiyatrosu! Şimdi o da yok!”

Zeynep Oral Genco Erkal’ın sözlerini ekliyor:

“Başka herhangi bir uygar ülkede olsa bu salona kentin gözbebeği gibi bakılır… Beyoğlu Belediyesi buraya bir çivi dahi çakmadığı, bakımına hiç özen göstermediği gibi, burayı siyasi toplantılara verip, günün moda deyimiyle ‘çok amaçlı salon’ olarak kullanmakta direniyor. Muammer Karaca Tiyatrosu’nu yok etmek kültürel bir cinayettir. Tiyatromuza sahip çıkalım ve onu açgözlü sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere geçit vermeyelim. İlgililere sesleniyorum: AKM gibi Muammer Karaca Tiyatrosu da onurumuzdur. Onları siyasi emelleriniz için kullanmaktan vazgeçin! Kirli ellerinizi kültürel değerlerimizin üstünden çekin!”

Cumhuriyet