Daniel Kahn ile Müzik, Sanat ve Tiyatro Üzerine Bir Sohbet

[Eser Rüzgar, Goethe Enstitüsü etkinlikleri kapsamında İstanbul’da olan Daniel Kahn ile müzik, sanat ve tiyatro üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Tamamı Milliyet Sanat’ta yayınlanan bu sohbetin önemli bir bölümünü siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.]

Daniel Kahn Detroit asıllı Musevi kökenli 34 yaşında bir müzisyen. Kahn’ın “Çok dindar sayılmayan, sosyal ve politik anlamda liberal bir aileden geliyorum” sözleriyle başlıyor sohbetimiz. Önemli bir müzik platformuna sahip olan Detroit’te Amerikan Punk ve Folk müziğinden etkileniyor, daha sonra da New Orleans’da “Klezmer” müziğiyle tanışıyor.

Klezmer; Doğu Avrupa Yahudi müziğine verilen isim, eğlenceli, capcanlı. Kahn, küçük yaşlarda müzikle ve tiyatroyla ilgilenmeye başlıyor.

Bertolt Brecht’in “Adam Adamdır” oyununa tiyatro müziği yaptığınızı biliyorum. Nasıl tanıştınız Brecht’in dünyasıyla?

Brecht’e ilgi duymaya şiirleriyle başladım.15 yaşındayken politik görüşlerim gelişirken politikanın müzik ya da sanatta nasıl bir yeri olabilir diye düşünmeye başladım. Michigan Üniversitesi’nde tiyatro okurken fark ettim ki Brecht zaten bu konuda en önemli soruları sormuş. Okulum bittikten sonra New Orleans’a gittim, müzik yapmak ve tiyatro oyunları sahneye koymak istiyordum. Orada ilk önce Brecht’in “Adam Adamdır” oyununun rejisini ve müziklerini yaptım.1926 tarihli ilk eserlerinden biri Hindistan ve Afganistan’daki savaşı konu alan bir metin. Daha sonra da “Kural Dışı Kural”ı oynadık.

Sizi en çok etkileyen Brecht eseri hangisi?
Her eserinde çok önemli saptamalar var, ama “Cesaret Ana ve Çocukları” benim için ayrı bir yerde.

İstanbul’da da çok sayıda Brecht oynanıyor, hatta bu yıl “Ben Bertolt Brecht” isimli oyun yılın en iyi oyunu seçildi.

Evet duydum izlemek de istedim ama sanırım bu sıralar turnedeler, ben 6 Aralıkta Berlin’e döneceğim.

Berlin’de yaşıyorsunuz, bu yıl Uluslararası Tiyatro Festivali’nde Schaubühne Tiyatrosu’ndan Thomas Ostermeier rejisiyle “Hamlet”i izledik. Olağanüstüydü siz gördünüz mü oyunu?

Ben oyunu görmedim henüz. Ama biraz farklı, biraz feminist düşünüyorum oyun hakkında.

Oyunda Gertrude ve Ophelia’nın aynı aktrist tarafından oynanmasını doğru bulmuyorum. O rollerin bir kişiye yüklenmesi doğru değil. Sahne üzerinde daha çok kadına yer verilmeli, kadınlar için çok az iyi rol var zaten.

Fakat tüm oyun zaten altı kişi üzerinden ilerliyordu. Erkek oyuncular da ekonomik kullanılmıştı.

Evet bu bir tercih ama benim tiyatro algılayışıma çok uygun değil, tartışılabilir.

Milliyet Sanat

Yorum


işlemi tamamlayınız: