Semerkant’a da İnceleme

[Umay Aktaş Salman’nın Radikal Gazetesinde yayınlanan haberini paylaşıyoruz.]

İstanbul – Yenibosna Necip Fazıl Kısakürek Lisesi’nde tarih öğretmeninin öğrencilere önerdiği Amin Maalouf’un Semerkant kitabı bir kişinin şikayeti üzerine inceleme konusu oldu. Şikayet sahibine göre kitap doğu kültürünü aşağılıyor ve müstehcen ifadeler içeriyor. İlçe Milli Eğitim Müdürü Basri Özbay “Vatandaş şikayet eder. İlgili makamlar inceler. Netice önemlidir. Ortada bir şey yok” dedi.

John Steinback’in dünyaca ünlü kitabı ‘Fareler ve İnsanlar’ kitabında ‘ahlaki olmayan bölümler bulunması’ gerekçesiyle İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından sakıncalı bulundu. Ardından Bir velinin müstehcen olduğu gerekçesiyle BİMER’e şikayeti üzerine 100 Temel Eser içinde yer alan José Mauro De Vasconcelos’un Şeker Portakalı’nı okutan öğretmen hakkında inceleme yapıldı. Şimdi de Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf’un Semerkant’ta inceleme konusu oldu.

Yenibosna’daki Necip Fazıl Kısakürek Lisesi’nde tarih öğretmeni Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf’un Semerkant kitabını öğrencilere önerdi. Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ının çevresinde dönen kitapta içiçe geçmiş iki hikaye var. 1072 yılında, Hayyam’ın Semerkant’ında başlayan ve 1912’de Atlantik’te biten bir serüven, bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran ’ın tarihinin de okunuşunun öyküsü. Öğretmenin tavsiyesinden sonra bir kişi ilçe milli eğitim müdürlüğüne şikayet dilekçesi gönderdi. İddalara göre kişi dilekçesinde kitabın doğu kültürünü aşağıladığını. Selçuklu Sultanı MElikşah’ın anlatıdığı gibi olmadığı belirtiyor. Ayrıca kitapta müstehcen içerikli kısımlar olduğunu belirtiyordu. Bir de şikayetine öğretmenin ders dışı konuşmalar yaptığını, tarih ders kitabını küçümsediğini de ekliyordu. Yaklaşık bir ay önce konu kitabı öneren öğretmen hakkında inceleme başlatıldı. Öğretmen savunmasını verdi.

‘Niye tavsiye ettin diye aleyhte bir şey olmaz’

İncelemeyi sorduğumuz Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü Basri Özbay, “Vatandaş bilerek ya da bilmeyerk şikayet eder. İlgili makamlar inceler. Netice önemlidir. Ortada bir şey yok” dedi. Özbay, öğretemenin kitap tavsiye edebileceğini yasakçı zihniyet olmadığını belirterk şunları söyledi: “Bir karar verdikten sonra tartışılır. Öğretmenlerimize baskı yapmıyoruz. Zaten yayınlanmış bir kitapsa yasak değildir. Haber değeri olan bir şey değil. Öğretmen niye bunu tavsiye etti diye aleyhine bir şey çıkmaz. Velinin hoşuna gitmezse almaz.”

Eğitim Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Barış Ulucak ise Şekerportakalı, Fareler ve İnsanlar sürecinde söylenen onca özgürlük söylemine karşın hala okullarda sıkıntılar olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Akıl dışı suçlamaları işleme koymak düşündürücü. Eğitim Sen’li olmak artık potansiyel suç olarak görülürken deliler de kitapları oluyor. 147, BİMER vasıtasıyla yapılan şikayateler çığrından çıkmış durumda. Yetkililer gelen şikayetleri içeriğine bakmadan sormak zorundayız diyorlar. Ama çağırıp sormuyorlar ki, resmi şekilde soruyorlar. Fiilen soruşturma anlamında.”

Radikal