Tiyatrodan Korkmak

[Ferhan Şensoy’un Aydınlık  gazetesinde yayınlanan köşe yazısını paylaşıyoruz.]

1960’larda Tepebaşı Dram Tiyatrosu, Brecht’in Sezuan’ın İyi İnsanı oyunu dolayısıyla yobazlarca yıkıldı! Yerinde yeller esiyor.

Şan Tiyatrosu elektrik kontaklanalı 25 yıl oldu. Yakılmış haliyle, öyle duruyor!

Demirören AVM’lediği Saray Tiyatrosu’nu aslına uygun biçimde onaracağı taahhütüyle aldı. Uzun yıllara yayıldı inşaat. Günü geldi, kaldırıldı yıllarca kaldırımın yarısını işgal eden inşaat perdelemesi, AVM’nin altında tiyatro yok! Şeytan almış götürmüş, satmış ki getirmemiş!

Hiçbir yönetim tiyatrodan hoşlanmıyor. Çünkü tehlikelidir tiyatro; zart diye sokar gözünüze gerçeği! Dan diye söyler kimsenin söyleyemediğini.

Gence Erkal’ın, Emre Kınay’ın sahnesiz bırakılması kabul edilemez. Ellerinden salonları alınarak yok edilemez tiyatrolar. Alır bavulunu eline, dağa çıkar terörist tiyatrocu!

Şişli Kent Sineması’nın tiyatro olarak yenilenmesi dolayısıyla Mustafa Sarıgül’ü kutluyorum. Kimi belediyelerin kimi beldelere bağlanması, kimi mahallelerin kimi beldelere lehimlenmesi operasyonu münasebetiyle, Ses 1885 Tiyatrosu’nun bulunduğu Beyoğlu, Hüseyin Ağa mahallesinin Şişli Belediyesi’ne bağlanmasını talep ediyorum. Bangır, züngür diskolarla kuşatılmış durumdayız. Şikayet bir işe yaramıyor.

– Ne demek efendim? Beyaz masa var. Arayın derhal ilgilensinler! Aranıyor, niye adı beyaz olduğu bilinmeyen masa. Derhal geliyorlar, onlar Balo sokağa girerken, ki kolay kolay girilemiyor. Taksim’in yayalaştırılması münasebetiyle, Beyoğlu durağan trafik statüsüne geçmiş durumda, akmasa da dingildiyor trafik!

Beyaz masa kod isimli araç disko pazarına ulaşmadan çok önce, korumalar DJ’e cepten bildiriyorlar durumu, DJ geçici olarak kısıyor müziği, beyaz masasal masal arabası geçince sonuna dek açıyorlar.

Zaten Ses Tiyatrosu da, çok lüzumsuz, büyük bir alan işgal ediyor Beyoğlu’nda hemen AVM’leşmesi gerekiyor!

Tiyatrodan korkan bir iktidarla karşı karşıyayız. Sen suçunu bilirsin ve fakat sen sormasan da ben söylerim!

Hitler faşizmi döneminde, kendisiyle alay eden Karl Valentin’in kılına dokunmamıştır Adolf.

Abdülhamit döneminde yasak sözcükleri sahnede bangır bangır söyleyen Kel Hasan Efendi’ye çıtını çıkarmamıştır padişah.

Uzay çağında kendini padişah sanan, savaş açmış tiyatroya, tiyatro kazanacaktır bu savaşı!

Ferhan Şensoy

Aydınlık