Sokakta Hiçbir Şey Olmamış Gibi Göstermek Şiddettir!

ERDEM GUNDUZ[#duranadam Erdem Gündüz, Taksim’de 8 saat durarak yaptığı eylemi Radikal’den İpek İzci’ye anlattı. Aktarıyoruz]

Gezi Parkı’nda 2-3 gün bulunmuş. “Bence buradaki olay Gezi’yi aşalı çok oldu” diyor, “İnsanlar hür iradeleriyle sokağa döküldü ve direndi o ağaçların kesilmemesi için, gelecekleri için… Bir süre sonra polis şiddetine karşı da direndiler. Bütün bunları görmezden gelip 3-5 ağaç meselesi diyemezsin!” Ara ara kızıyor ama genelde sakin bir yapısı var, yanlış anlaşılmamak için çok yavaş konuşuyor. En fazla 26-27 görünüyor ama yaşı 34. Biz onu #duranadam olarak tanıdık ama Erdem Gündüz aslında yılların performans sanatçısı… Birkaç kurumda dans dersi veriyor, aynı zamanda elektrik teknikeri. Aslen Ankaralı ama “Kendimi İzmirli hissediyorum” diyor. Artık onu herkes tanıyor, sarılıp öpenler, fotoğraf çekenler gırla… O bütün bunlardan mutluluk duyuyor ama çok da bir anlam yüklemiyor. Hakkında türlü türlü haberler çıkmıştı Erdem Gündüz’ün, ajan olduğu iddiasından tutun da 2004’te iki arkadaşıyla birlikte başörtülülerin üniversiteye alınmamasını protesto ettiği ortaya çıktıktan sonra türbanlıları ti’ye aldığına varıncaya kadar… O yine sessiz kaldı ama sonra “Hedef gösteriliyoruz. Yeniköy saldırısı bizim başımıza da gelebilir” diyerek konuşmaya karar verdi. Bir araya geldiğimizde ilk önce hakkındaki yanlışları düzeltti: Durma eylemi sırasında İncisözlük’te arkadaşı olduğunu söyleyen bir kişi “Eylem 1 ay sürecek, akşamları iş çıkışı nöbeti üç saatliğine ben devralacağım” diye yazmıştı. “Yok öyle bir arkadaşım” dedi. Ev arkadaşı olduğu iddia edilen Kaan isminde bir gencin #duranadam’ın niçin durduğunu anlattığı bir video yayımlanmıştı. Kaan diye bir ev arkadaşı hiç olmamış. Adına açılan ve tweet’lerinden haber yapılan sahte hesaplar konusunda isyanı Halil Sezai kıvamında… Gerisini kendisinden dinleyelim…

Durma eylemi yaptığınız günden bu yana hiç konuşmadınız. Sonra ne oldu da karar değiştirdiniz? 
Eylemi yaptığım gece, birkaç haberciyle görüştüm. Orada halk da vardı, neyi, niçin yaptığımı anlatmıştım. Niyetim bir daha konuşmamaktı çünkü konuştukça dediklerim başka yöne evrilecek, başka türlü yansıtılacaktı. Ama karar değiştirdim çünkü artık bu iftiralar can güvenliğimizi tehdit etmeye başladı. Alper (birlikte türban eylemi yaptığı arkadaşı Alper Alpözgen) ile bazı medya kurumlarında fotoğraflarımız kırmızı daire içinde… ‘Bu yapmıştır’ şeklinde…

Tehdit mi ediliyorsunuz?
Hedef gösteriliyoruz. Zaten hakkımızda bu tarz haber yapan ve bunları tekzip etmeyenleri dava edeceğiz.

Eylem gecesi ‘Medyaya tepki göstermek için yaptım’ demiştiniz. Siz söyleyin; hangi medya?
İşte bu soruyu bekliyordum: Günler boyunca penguen belgeseli gösteren medya, Beşiktaş’ı öyle bir gösterdi ki orada hiçbir şey olmamış gibiydi… İş araçları geldi, ‘Yeni yol yapacağız’ diye taşları söktü ama bu, ‘Protestocular taşları söktü’ diye yansıtıldı. Camide seks yaptılar, bira şişesiyle gittiler gibi haberler de cabası. Şimdi ben size asıl şiddeti söyleyeceğim: Sokakta hiçbir şey olmamış gibi göstermek bir şiddettir! Orada barikatlar yapılmış, 100 kişi yaralanmış ve sen ertesi gün sokakları temizleyip reklam panolarını ve trafik işaretlerini yeniden düzenleyip hiçbir şey olmamış gibi gösteriyorsan yaptığın şey bir vahşettir! İşte ben bu medyaya tepki gösteriyorum. Sadece bu da değil, gözaltına alınmadım ama alındığım yazıldı. Kaan diye bir ev arkadaşımın videosu çıktı, onu haber yaptılar, halbuki öyle bir ev arkadaşım hiç olmadı. 50 tane ‘duranadam’ diye Twitter hesabı açılmış, öyle bir hesabım yok, o isimle hesap açacak kadar megaloman değilim. Orada yazanları haber yaptılar, inanılmaz hikâyeler dolaşıyor hakkımda.

Ajan olduğunuzu iddia edenler bile oldu.

Söyleşinin tamamını okumak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz…

Radikal