1071 Alparslan, O Gün Çocuklar Gibi Şendi

5387_Cem ErciyesGeçtiğimiz günlerde Devlet Tiyatroları’nın yeni genel müdürü Mustafa Kurt ‘tarihi oyun yarışması’ düzenleyeceklerini açıkladı. Yarışmaya katılacak oyunların 1. Dünya Savaşında Osmanlı’yı anlatacak özelliğe sahip olmaları bekleniyor. Bu konuyla ilgili Radikal köşe yazarı Cem Erciyes’in yazısını paylaşıyoruz.

Temsili düşman işgali gösterileri bitti şimdi küçük Alparslan ordularının zamanı!

Milli bayramlar ve özel günler artık tuhaf canlandırmalar ve geçit törenleriyle kutlanmayacak diye seviniyorduk. Ama işte, bu ‘kutlama’ işi dertli bir meseledir, ya vazife icabı 80 senelik yöntemleri devreye sokarsın ya da biraz yaratıcılık gösterip coşkuyu yaymaya çalışırsın. Belli ki Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da bunun gayet farkında. Oturmuş, kurmaylarıyla düşünmüş taşınmış ve Malazgirt Savaşı’nın 942’inci yılını müthiş yaratıcı bir fikirle kutlamaya karar vermiş. 1071 adet Alparslan adında genç bulunacak ve bu çocuklar Muş ilimizin Malazgirt ilçesine götürülecek. Hatta gençlerimizin kalması için Kırgizistan’dan 71 adet de kıl çadır getirtilecekmiş. Belli ki gençlerimizin ovaya yayılacak çadırlarda hiç değilse bir geceliğine kendini Selçuklu Sultanı sanması, ertesi gün Bizans ordusunu hilal taktiğiyle bozguna uğratma hayalleri kurması hedefleniyor. Tabii sorumlulukları büyük, Anadolu’nun kapılarını Türkler’e açacaklar ama Alparslan adını taşımak da kolay değil, buna alışmaları lazım.

Savaş günü ortalıkta zincirli zırh ve kılıç kuşanmış figüranların olması şart. Hatta yeteri sayıda bulunursa 1071 Alparslan’ı da bu kostümlerle donatmak, bu özel günü gençler ve izleyenler açısından daha da unutulmaz kılabilir. Bu arada temsili de olsa kılıç vurup bozguna uğratılması gereken bir Bizans ordusu kurmak ve esir edecek bir Romen Diyojen bulmak gerekiyor. Biraz can sıkıcı bir durum, çünkü temsili düşman işgali törenlerinden biliyoruz ki kimse Ermeni komitacı ya da Yunan askeri olmak istemiyor. Bu iş için yevmiyeyi yüksek tutmak şart. Neyse, artık devletin imkanları seferber edilir bu mesele de çözülür diye düşünüyorum. Benim önerim 71 kıl çadırda kalan 1071 Alparslan’a karşı 942 düşman askeri bulmak; böylece her şey daha bir simgesel olur.

Geçen sene bir Bakanlar Kurulu genelgesiyle artık bayram kutlamalarının eski totaliter anlayıştan kurtarılacağı müjdelenmişti. Hatta bundan sonra müsabakalar, konferanslar eşliğinde eğlenceli ve bilgilendirici kutlamalar yapılacaktı. Ben kendi adıma en çok o travmatik düşman işgali temsilleri ile yolları kapatan, sinir bozucu tanklardan kurtulacağımıza sevinmiştim. Avcılar kulübüyle işbirliği içinde düzenlenen, kuru sıkıyla devrilen düşmanlar yerlerde can çekişirken ilçenin düşmandan kurtarıldığı o canlandırmalar sanırım artık yapılmıyordur. Finalinde milleti temsil eden zincire vurulmuş genç kızın kurtarılıp bayrağa sarıldığı o gösteriler bitti yani. Ama canlandırma merakı sürüyor. Birileri kavuk takıp kaftan giyerek beyaz atlara biniyor, arkada yeniçeriler ve mehter takımıyla kenti dolanıyor. Bir başka yerde çocuklar kıl çadırlarda Alparslancılık oynuyor. Sanki birşeyler hep aynı kalıyor gibi. Hani kalpak gözden düşüyor, kavuk öne çıkıyor ama aslında bakış açıları, zihniyet filan hep aynı yerde durup duruyor. Bu kez de o süper yaratıcılık, ‘şanlı tarihimiz’ için devreye giriyor.

Devlet Tiyatroları’nın yeni genel müdürü Mustafa Kurt da iki gün önce ‘tarihi oyun yarışması’ düzenleyeceklerini açıkladı. ‘Çanakkale Zaferi, Osmanlı’nın Savaşa Girişi, Sarıkamış Muharebesi, Kafkasya, Irak, Hicaz, Yemen, Galiçya cephelerinde Osmanlı ve Dünya Savaşında Kadınlarımız’ gibi küçük alt başlıklar halinde bir dizi yeni oyun yazılması isteniyor. Devletin hakim ideolojiyi yaygınlaştırmak için verdiği bu siparişin sonuçları eminim yaratıcılığı tetikleyecektir! Hatta birbirinden şahane rejilerle sahnelenecek bu oyunlar, mutlaka tiyatro tarihimize geçecektir. Tıpkı Cumhuriyet’in ilk yıllarında yazdırılan oyunlar gibi…

Radikal