‘Sanat Kurumlarımız Kapatılamaz’

zeynep-oral

[Zeynep Oral’ın Türkiye Sanatçılar Hareketi’nin çağrısına yer verdiği, Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan köşe yazısını paylaşıyoruz.] Türkiye Sanatçılar Hareketi’nin çağrısı

25 sanat kuruluşunun bir araya gelip oluşturdukları Türkiye Sanatçılar Hareketi, TÜSAK Yasa Taslağı ile ilgili olarak ortak bir açıklama yayımladı. İlk kez devlete bağlı kurumların da tavır aldığına tanıklık ediyoruz.

25 sanat kuruluşunun bir araya gelip oluşturdukları Türkiye Sanatçılar Hareketi, önceki gün ortak bir açıklama yayımladı. Sözü onlara bırakmadan önce şunu vurgulamak istiyorum:

İlk kez devlete bağlı kurumların da (devlet opera bale, devlet tiyatroları sanatçıları, devlet senfoni orkestraları, çeşitli kentlerdeki filarmoni dernekleri ve filarmoni) çeşitli dernek, vakıf ve birliklerin de bir araya gelip tavır koyduğuna tanıklık ediyoruz. Sanatçılar Hareketi özetle şunu söylüyor:

“TÜSAK Yasa Taslağı kabul edilemez!”

“Sanat kurumlarımız kapatılamaz!”

“Sanatı yıkım yasa taslağı “TÜSAK” gündemden kaldırılmalıdır!”

Gizlilik içinde hazırlık

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in, bir yandan “Sanat kurumlarını kapatmayacağız” derken diğer yandan “Devletin mali güçle ve kadrolarla kültür sanat alanı içinde bulunmaması gerektiğini” vurgulayarak daha da belirsiz ve çelişkili bir ortam yarattığı söylendikten sonra açıklamada şöyle deniyor: (Kısaltarak alıyorum)

“Kaldı ki devletin mali güçle sanat alanının içinden çekilmesi, zaten kurumların kapatılması sonucunu getirir. Görünen odur ki ‘kapatmayacağız’ sözü; yasa taslağına karşı sanatçıların ve halkın yükselen tepkisini yatıştırmaya yönelik olarak yapılmıştır. Yasa taslağının, sanat kurumlarımızın ve sanatçılarımızın görüşleri alınmadan, büyük bir ‘gizlilik içinde’ hazırlanmış olması da iktidarın bu yöndeki gerçek niyetini ortaya koymaktadır.”

Gerçek amaç

AKP kültürsüz ve sanatsız bir Türkiye yaratmak istemektedir. Mevcut iktidar sanata karşı bu tutumunu defalarca ortaya koymuştur. “Türkiye Sanat Kurumu ile Sanatın Desteklenmesi Hakkında Kanun Taslağı (TÜSAK)” ile öngörülen düzenlemeler; Devlet Tiyatrolarını, Devlet Opera ve Balesi’ni, güzel sanatları, devlet senfoni orkestralarını, Devlet Çoksesli Korosu’nu, Türk halk müziği, Türk sanat müziği koroları ve topluluklar ile belediyelere bağlı benzer sanat kurumlarını ortadan kaldırmaktadır.

Yasa taslağıyla, bu kurumlarda görev yapan binlerce oyuncu, müzikçi, şarkıcı, dansçı, ressam, heykeltıraş vb. sanatçı; emekliliğe zorlanmakta, kalanlar ise il kültür müdürlüklerinde görevlendirilerek işlevsiz bırakılmaktadır.

Kurumlarda halen görev yapmakta olan misafir sanatçı ve süreli sözleşmeli personelin varlıkları da tümüyle yok sayılmıştır.

Kurumlar ve sanatçı kadroları ortadan kaldırılınca, sanat alanı siyasi iktidarın atayacağı on bir üyeden oluşan bir siyasi kurula, “Türkiye Sanat Kurulu”na terk edilmektedir. Kurul; sunulan projelerden uygun bulduklarına destek vererek sanat alanını yürütecektir!

Sanat kurumlarının kurumsal kimlikleri yok edilerek sanat alanı yürütülemez. Projeler bazında, sürekliliği bulunmayan toplama gruplar oluşturularak opera, bale, tiyatro, orkestra, koro sanatı yapılamaz.

Dünyada “TÜSAK” gibi bir yasa örneği yoktur. “Sanat Konseyi” ve benzerini yapılandıran hiçbir uygar ülke, var olan sanat kurumlarını ortadan kaldırmayı aklından geçirmemiş, sanatı siyasetin emrine vermeyi düşünmemiştir. Bu tür yapılar tam tersine, kurumları daha fazla kaynakla desteklemek, sanatı siyaset kurumunun etki alanından arındırmak için oluşturulmuştur. Taslakta; kaynak almak için proje sunanlar, kaynağı verenler, tam yetkili siyasi iktidar vardır; ancak sanatçılar ve sanat kurumları yoktur. Taslak; sanatın yapılışını ve sunumunu ilişki kültürü içinde bir rant alışverişine dönüştürmektedir.

Yasa tasarısını reddediyoruz

Sanat, evrensel yapısıyla diller, dinler üstüdür, birleştiricidir, tüm toplumu ve insanlığı kucaklar. Siyasal iktidarlar ise ideolojik ve sınıfsaldır. Siyasi partilerin anlayışına bırakılan sanat toplumun tümüne yansıyamaz, birleştirici değil bölücü olur. Siyasî iktidarların belirleyeceği “Türkiye Sanat Kurumu” da bu yapısıyla Türkiye’nin değil, ancak işbaşındaki partinin sanat kurumu olur. Bu işleyiş sonuçlarıyla bölünmeye, dönüşü olmayan bir yıkıma yol açar.

Toplum yaşamında büyük rahatsızlıklara ve yıkıma yol açacak taslak bir an önce gündemden çıkartılmalıdır.

Türkiye Sanatçılar Hareketi olarak sanat kurumlarını yok eden, sanatsız bir Türkiye öngören “TÜSAK Yasa Tasarısı”nı reddediyor, tüm sanatçılarımızı ve yurttaşlarımızı sanatı savunmak adına bu çabamıza ortak olmaya çağırıyoruz.

Cumhuriyet