Tiyatro Festivali: Emek Ödülü Nişancı’ya

tiyatro-festivali-emek-odulu-nisanciya-1[Gülsen Candemir’in Birgün’de yayınlanan haberini paylaşıyoruz.] Toplumsal Araştırmalar ve Sanat İçin Vakıf İzmir Temsilciliği’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Uluslararası Tiyatro Festivali’nde emek ödülü 33 yıl tiyatro sahnelerine emek vermiş Cebrail Nişancı’ya verildi. Şimdi devlet tiyatrolarında da taşeron işçilerin çalıştığını belirten Nişancı, ne eski salonların ne de eski çalışanların olduğunu ifade ederek, eskiye olan özlemini dile getirdi.

Toplumsal Araştırmalar ve Sanat İçin Vakıf İzmir Temsilciliği’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Uluslararası Tiyatro Festivali’nde emek ödülü tiyatro sahnelerine 33 yıl emek vermiş Cebrail Nişancı’ya verildi. 1973 yılına Mithatpaşa Sanat Enstitüsü’nden mezun olan Cebrail Nişancı, öğretmenlerinin kendisine iş bulması ile devlet tiyatrolarında önce sözleşmeli işe başlamış. Çalışmaları ve tecrübesi çok beğenilince kadroya alınan Nişancı, 33 yıla üç yüze yakın tiyatro sahnesi sığdırmış. Nişancı ile TAKSAV İzmir temsilciliğinde devlet tiyatrolarının şu anki durumunu konuştuk.

TİYATRO DA TAŞERONA HAVALE

Tiyatro oyuncusu Yıldız Kenter’in, Ankara Sanat Tiyatrosu’nun oyunlarının sahnesini yapan Nişancı “Ne eskisi gibi kaliteli sahne dekorları, ne de iyi sahne yapan işin uzmanı makinistler kaldı. Her alanda olduğu gibi devlet tiyatroları da ucuz iş gücü ve adam kayırmacılıkla kalitesizleştirildi. İşe alınan taşeron işçiler hep birilerinin oğlu ya da kardeşi. Geçmişte Devlet Tiyatrolarına personel alınırken bir ön görüşme yapılır, başvuran kişinin yeteneklerine, mesleğe bakış açısına bakılırdı. Şimdi ise, personel alımı feodal ilişki düzeyine göre alınıyor. Kimse işi bilmiyor, bizlerden ne öğrenebiliyorsa onu öğreniyor. Devlet tiyatrolarında neredeyse üç beş kişi dışında kadrolu çalışan kalmadı. Emekli olmadan önceki son yıllarda bir sınıf öğretmeni gibi olmuştum, sürekli bir şeyler öğretiyordum. Personelin eğitimli olmaması nedeni ile sahneler de iyi hazırlanamıyordu. Taşeron çalışanlar, iş güvenceleri olmadığı için işlerini de iyi yapmayıp, kendini işe vermiyordu” dedi.

‘ARTIK HAYATIM TOPRAK ANA’

Devlet tiyatrolarının artık gözden çıkarıldığını, artık tiyatro sahnesi yapmadığı gibi mevcut olanları da yeterince korumadığını söyleyen Nişancı, burada da işin tamamen özel sektöre bırakıldığını ifade etti. 81 ilin tiyatro sahnesini gezdiğini belirten tiyatro emekçisi, pek çok ildeki sahnelerde emeğinin olduğunu anlattı. Dekorun hayatının her alanında olduğunu, zihninde sürekli bir dekor yaptığını ifade eden Nişancı gülerek, ‘Rüyalarımda bile dekor yaparım’ diyor. Şimdi toprakla uğraşan Nişancı, babasının hayatını kaybetmesinin ardından memleketi Malatya’ya giderek kayısı ve ceviz ağaçları ile uğraşmaya başlamış. ‘Bundan sonra dünyam toprak’ diyen tiyatro emekçisi, ödül verilmesinin kendisini çok onurlandırdığını söyledi.

YANAN SAHNEYİ BİR GÜNDE YENİLEDİ

33 yılda unutamadığı bir anısı olup olmadığını sorduğumuzda ise, 1984 yılında Adana Devlet Tiyatrosu’ndayken Turgut Özakman ile yaşadığı anısını anlatmaya başladı. Nişancı “Adana Devlet Tiyatrosu’nda dokuz yıl çalıştım. 1984 yılıydı. Oyun sahnelendi, arkasından bir yangın çıktı ve sahnenin büyük bölümü yandı. Ankara’dan görevliler geldi sahneyi 10-15 güne kadar eski haline getirebileceklerini söylediler. Bana sordular ben bir günde yaparım dedim ve bir günde sahneyi eski haline getirdim. Ertesi gün oyundan bir saat önce sahne hazırdı. Rahmetli Turgut Özakman o zaman Devlet Tiyatroları’nda Genel Müdürdü. Özakman, bana ‘Sen çöpçü olsan sokakları en iyi sen temizlerdin, doktor olsan en iyi sen iyileştirirdin. Sahneyi de en iyi sen yapıyorsun’ dedi. 33 yıllık meslek hayatımda beni en çok gururlandıran sözler bunlar olmuştur” dedi.

 Birgün