Jüri Başkanından Sansüre Tepki

imageMimesis Haber / Altın Portakal Film Festivali’nde yaşanan sansür sürecinin ardından Ulusal Belgesel Yarışması Ana Jüri Başkanı Can Candan görevi bıraktığını açıkladı. Candan’ın açıklaması şöyle:

Kamuoyuna:

51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması Ana Jüri Başkanı olarak, bu yarışma ile ilgili bugüne kadar yaşanan süreci dikkatle takip ettim. Bu süreçte:

1. Berke Baş, Ayşe Çetinbaş ve Seray Genç’ten oluşan ön jüri, festivale başvuran belgesel filmler arasından kendilerinden talep edildiği üzere 15 filmi yarışmaya değer bulmuştur.

2. Festival yönetimi bu 15 film arasında yer alan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ belgesel filmini “Türk Ceza Kanunu’nun 125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik ihtiva ettiği” gerekçesi ile yarışmadan çıkarmıştır.

3. Ön jüri, 30 Eylül 2014’te yaptıkları açıklamada “bir belgesel filmin içeriği ne olursa olsun TCK’ya göre değerlendirilmesini ve listeden çıkarılmasını bir sansür” olduğunu, böyle bir sansürün hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını belirterek, bu kararı tanımamıştır.

4. Festival komitesinin, festivalin internet sitesinden cevaben yaptığı açıklamada yarışma yönetmeliğinin 25. maddesi olan “festival yönetiminden bir temsilci, yönteme ilişkin sorunların çözümlenmesinde yardımcı olmak amacıyla oy hakkı bulunmaksızın ön jüri toplantılarına katılır” ibaresi “oy hakkı bulunmaksızın” kısmı çıkarılarak alıntılanmış; “festival yönetimi, başvuran filmleri kabul etme ya da reddetme hakkına sahiptir” ifadesi ile birlikte kullanırak festival yönetiminin ön jürinin iradesine müdahale etmesi meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Festival yönetimi, başvuran filmleri, başvuru koşullarına uygun olup olmadıkları kriterlerine göre ön jürinin değerlendirmesine sunmadan önce eleme hakkına sahiptir. Ön jürinin iradesine müdahale etme hakkı yoktur.

5. Festivalde çeşitli yarışmalarda ana jüri üyeleri olan ve benim de içinde bulunduğum bir grup 2 Ekim 2014’te bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamada “sanat eserlerinin suç unsuru olarak görülmesine davetiye çıkaran bu kararın geri alınmasını ve filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, sanatçının kurguladığı özgün haliyle gösterilmesini” talep etmiş; “bu durumda karar irademizi güvence altında hissetmemizin mümkün olmadığını” ve festival yönetiminden, “film gösterimlerinin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama” beklediğimizi ifade etmiştik.

6. Festival yönetimi 3 Ekim 2014’te ulusal belgesel yarışmasına belgeselleri seçilen ve bu duruma tepki gösteren yönetmenlerle gerçekleştirdiği toplantıda sansürün sorumluluğunu üstlenmek ve yanlışını düzeltmek yerine, ön jürinin profesyonelce gerçekleştirdiği sorumluluğunu şüpheye düşürecek ifadeler kullanmış, durumun düzeltilme sorumluluğunu söz konusu filmin yönetmenine atarak, sansüre ek, bir de yönetmen üzerinde baskı oluşturmaya devam etmiştir.

Varılan bu noktada Ulusal Belgesel Film Yarışması Ana Jüri Başkanı olarak benim gönül rahatlığı ile görevime devam edebilmem ve 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bir parçası olabilmem mümkün değildir. Sansürün, sorumsuzluğun, manipülasyonun ve baskının olduğu yerde ben yokum.