Kürtçede Absürt Bir Oyun

tiyartroAbsürt tiyatronun önde gelen isimlerinden olan İrlandalı Yazar Samuel Beckett’in “Krapp’ın Son Bandı” oyunu Hilmi Demirer yorumuyla Kürtçe olarak seyirciyle buluşuyor. “Teyba Dawi a Krapp” adıyla Kürtçeleştirilen oyun 6 Ekim’de Uluslararası Tiflis Tiyatro Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Oyun bu sezonda uluslararası tiyatro festivallerinde ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinde seyirci ile buluşacak. Yeni kurulan bir topluluk olan ve bilingual (iki dilli) tiyatro yapan “tiyARTro”nun yapımcılığını üstlendiği oyunu Emre Erdem yönetiyor. Genco Demirer’in prodüksiyon yönetmeni olduğu oyunun müziklerini ise İskoç Müzisyen Kristopher Fisher yaptı. tiyARTro’nun Kurucusu Genco Demirer ile oyunu, topluluğu, beklentilerini konuştuk.

Samuel Beckett’ın “Krapp’ın Son Bandı” oyununu uyarlamanızın özel bir nedeni var mı? 

Oyun 69 yaşındaki Krapp’ın 30 yıl önce kaydettiği 39. yaş günü bandı ile yüzleşmesini ve 69 yaşında kaydettiği son bandı konu alıyor. Krapp bir alzheimer hastası. Geçmişini hatırlamaması ve kendine yabancılaşmasının travması bizi çok etkiledi. Beckett bir absürt oyun yazarı, oyun da yeterince absürt. Kavramsal bakışa çok uygun, bize açıkcası uçun diyor. Gerek oyunculuk tekniği, gerek farklı yorumumuz ile oynanmış örneklerden çok farklıyız. Dekor ve kostüm yaklışımımız da aynı şekilde. İçi boşalmış bir adam için tüm solid (dokulu) objelerin tamamının içini boşalttık ve şeffaflaştırdık. Aslında Krapp’in dolu bir odası ve kıyafetleri var, ama yok!

“Kürtçe Her Anlamda Doygunluğa Ulaştı”

Perdelerini yeni açan ve iki dilli tiyatro yapacak olan tiyARTro’nun ilk oyununda Kürtçeyi seçmiş olması neden peki?

İlk projemizin Kürtçe olması Kürtçe’nin algı doygunluğuna ulaşmış bir dil olmasındandır. Gerek TV’ler, gerekse yeni dönemde gelen düzenlemeler ile dil doygunluğa ulaştı ve artık güncel sıkıntı, geçmiş sıkıntıları konu alan belgesel oyunlara ya da geleneksel oyunlara ek olarak artık daha deneysel ve kavramsal oyunlara zemin hazırladı.

Oyun ile ilgili beklentileriniz nedir?

Şu ana kadar hissettiğimiz kadarı ile gayet dolu dolu bir sezon geçirecek oyunumuz. Ayrıca farklı kavramsal bir bakış sergilendiğinden ötürü birçok festivalden de davetler aldık. Yıl içinde 10 kadar da uluslararası festivalde oyunumuz sergilenecek. Türkiye’de ise İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir, Antalya, Eskişehir, Diyarbakır, Batman, Mardin, Urfa ve Antep gibi birçok noktadaki davetleri de programımıza aldık.

“Amacımız Sanatla Birlikte Çok Kültürlülüğe Hizmet Etmek”

tiyARTro’nun kuruluş amacı neydi?

tiyARTro adından da anlaşılacağı gibi “sanat için” tiyatro ürünleri üreten bir topluluk olarak kuruldu. Ticari kaygıları olmayan bir topluluk. Berna Oğuzutku Demirer ve benim öncüsü olduğumuz bu oluşuma katkıda bulunanlar hâlihazırda hayatını tiyatrodan ya da kültür yönetiminden kazanan kişiler. Benim uluslararası bir reklam ve organizasyon şirketim var. Berna, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın hem oyuncusu hem de sahne direktörü…

İşte bu yüzden ticari kaygıdan uzak projeler ilk hedeflerimiz. Çok dillilik de bu yüzden. Türkiye son dönemde çok daha önem verdiği “çok kültürlülük” ile tekrar barışıyor. Bunu  hepimiz çok net gözlemliyoruz. Bu güzellik karşısında bizler gibi kültür destekçilerinin taşın altına elini koyması gerekir diye inanıyoruz. Bu çok kültürlülüğe hizmet ve destek için Kürtçe, Rumca, Ermenice, Süryanice, Hemşince, Çerkezce ve Türkçe ürünler sergilemeyi planlıyoruz.

Evrensel