Tiyatroda Cinsiyet Eşitsizliği Hayret Verici – Ama Değişim Başladı

Lyn Gardner

Mimesis Çeviri/ Batı Ucu Londra’da* sergilenen tek kadın oyun yazarının Agatha Christie olması nedeniyle Tonic Theatre, İngiliz tiyatrolarındaki geleneksel cinsiyet eşitsizliğini hedef alan bir girişim hazırlıyor.

Guardian, 22 Eylül 2014, Çeviri: Ata Berk Akşit

Agatha ChristieNeredeyse sıfır… Agatha Christie’nin Fare Kapanı adlı oyunu şuanda Batı Ucu Londra’da gösterimde olan tek kadın yazarlı tiyatro oyunu. Fotoğraf: Cine Text/Sportsphoto Ltd/Allstar

Bu senenin başlarında, bir haftada beş farklı prodüksiyon izlemiştim. Haftanın sonunda sahnede 19 erkek, ve sadece 4 kadın görmüştüm. Sadece erkekler için yazılmış ve erkekler tarafından yönetilen oyunlar izledim. Düzenli olarak tiyatroya gidenler için bu rastlanmadık bir tecrübe değildir ve eğer bir kadınsanız, sahnelerimizin genellikle erkek tecrübelerini yansıttığını ve İngiliz tiyatrosunun erkeklere nazaran kadınlara çok daha az fırsat tanıdığını düşünürsünüz.

Eğer kendinizi nadiren sahnede yansıtılırken görüyorsanız niye tiyatroya gidesiniz ki? Kadınların, nüfusun yarısından fazlasını oluşturduğunu ve erkeklerden daha fazla tiyatro bileti aldığını göz önünde bulundurursak endüstri, büyük bir değişikliğe girmediği sürece bindiği dalı kesiyor demektir. Böyle devam ederse biz kadınlar, tepkimizi tiyatroya gitmeyerek gösteririz.

Bu yüzden değişim, tiyatronun lehine bir hareket olur. Tonic Theatre’ın İlerleme programı bu değişimi getirmek için büyük aşamalar kaydediyor. Kadın oyuncu, yazar ve yönetmenlerin tiyatroda fırsat bulamamasıyla ilgili birçok tartışma ve araştırma yapıldı. Bu araştırmalar içinden Sphinx Theatre Company’nin, cinsiyet eşitliksizliğinin ve kadınların yükselmesini engelleyen cam tavanların, İngiliz tiyatrosuna kan ağlatması üzerine yaptığı araştırma ilgi çekici.

Tonic’in araştırmasına göre bu eşitsizlik, hala eskisi kadar bariz. Kadınlar, sanat konseyinden maddi destek alan 179 tiyatro ekibinin sanat yönetmenlerinin sadece %37’sini oluşturuyor. Maddi destek 500,000 pounda çıkınca bu sayı %24’e düşüyor. Araştırmaya göre tiyatroda çalışan kadın sayısı giderek artsa da, bu kadınların büyük bir bölümü arzulanmayan ve işe yeni giren erkeklere daha az çekici gelen pozisyonlarda çalışıyor.

1980’lerden günümüze kadar gelen tiyatroya gitme kariyerim boyunca, Batı Ucu Londra’da sergilenen tek kadın eserinin Agatha Christie’nin Fare Kapanı adlı oyunu olduğu uzun aralıklara rastlamışımdır. Şuanda da aynen bu olmakta.

Geçmişte, cinsiyet eşitsizliği üzerine yapılan araştırmalardan sonra yapılması planlanan eylemler lafta kalırdı. Ama bu sefer ciddi eylemlere geçiliyor.

Tonic’in altı aylık girişiminin the Almeida, West Yorkshire Playhouse, Sheffield Theatres gibi 10 farklı tiyatro sahnesi ve gezici kumpanyadan gelen katılımcıları; programlarında ve çalışma şekillerinde değişiklikler yapma kararı aldı. Sheffield Theatres’dan Daniel Evans, bir yıl içinde kendiprodüksiyonlarındaki kadın ve erkek oyuncu sayısını dengeleyeceğine dair söz verdi. Diğer sahnelerden de bu örneği takip etmeleri bekleniyor.

İlerleme programı tarafından harekete geçirilen sahneler ve kumpanyalar, son on yıldaki organizasyonlarının cinsiyet istatistiklerine baktıklarında cinsiyet eşitliği konusunda ne kadar az aşama kaydetmiş olduklarını görüp şok olmuşlar. Benzer bir çalışma aynı süreç içinde siyahi ve Asyalı tiyatrocuların fırsat bulamaması üzerine yapılsaydı ilginç olurdu. Oyuncu seçimi ve programlama konusunda biraz daha öz farkındalık ve geçmişten günümüzde neler olduğunun sıkı bir değerlendirmesi, değişim için büyük bir ileri sıçrayış olabilir.

Belki de bu gerçekleşir. Çünkü Tonic, zihinlerimizi ortak bir mesele üzerinde toplayıp, sıkı bir araştırma yaparsak değişimin olabileceğini açığa çıkardı. Şuan tek ihtiyacımız olan şey diğer tiyatro topluluklarının, Sheffield Theatres ve bunun gibi diğer organizasyonların oluşturduğu örneği takip etmesi.

Şimdiden havada değişim kokusu var. Yeni Devlet Tiyatrosu yönetmeni Rufus Norris, DT’yi daha transparan bir yer haline getirmek konusunda kararlı olduğunu ve İngiliz tiyatrosunda kadınlara ve siyahi oyunculara fırsat tanınmadığını belirtti. Tiyatroları kendilerini gözlemleme konusunda teşvik eden İlerleme girişimi, bu süreci ülke çapında hızlandıracaktır.

Bir yıl sonra geçmişe dönüp ne kadar aşama kaydedildiğine bakmak ilginç olacak. Eğer İlerleme girişimi büyük değişiklikler yapılmasını zorlarsa tiyatronun ortamını sonsuza kadar değiştirebilir. Bu da çok uzun zamandır tiyatronun bir parçası olarak kabul edilen diğer eşitsizliklerin farkındalığına kapıların açılmasına neden olabilir.

* ç.n.- Batı Ucu Londra (London’s West End): İçinde Londra’nın tiyatrolarının büyük bir bölümünün bulunduğu kültür ve iş merkezi. Bir bakıma Londra’nın Broadway’i denebilir.

Yorum


işlemi tamamlayınız: