Soma Katliamı Sahnede: ‘Para İle Satılmaz’

444[Oğuz Yıldız’ın Cumhuriyet’te yayınlanan haberinin bir kısmını paylaşıyoruz.] Boğaziçi Üniversitesi Öğrecileri ve Eğitim-Sen Emek Haftası kapsamında, aralarında madencilerin de olduğu Somalıların yazıp yönettiği ‘Para İle Satılmaz’ oyununa ev sahipliği yapacak.

Yaşamdır; yaşadığını, bir gün daha yaşayabileceğimizi hatırlamaktır. Yeraltının derinliklerden yeryüzüne çıkarken, bazen yağmurlu bir gökyüzü karşılar bizi ilk adımlarımızda. İpil ipil yağar yağmur saçlarımıza. Bazen öfkeli bir rüzgar konuk olur suratlarımıza. Bazen güneşli bir gökyüzü merhaba der yaşamlarımıza… Gece vardiyasıysak eğer karanlık, başka bir karanlıkla karışır. Ancak bu kez de gökyüzündeki yıldızlar aydınlatır yüzlerimizi…”

“Gökyüzü”nü onlar için bu kadar anlamlı kılan, bu cümlelere döken kim ya da kimler mi diyorsunuz? Hemen aktaralım… Kağıda dökülen bu cümleler, 2 gün sonra birinci yılını dolduracak faciada, eşleri ve çocukları “baba”sız, anne ve babaları “çocuk”suz, arkadaşları “dostsuz” bırakan “madencilere” ait. Peki onları farklı kılan ne derseniz, onu da hemen ekleyelim. Haberimizi konu olan bu arkadaşlar “madendeki tiyatrocu”lar…

Hem “sahne” hem de “kömür tozunu” yutmuş madencilerin oluşturduğu “Mekansızlar Tiyatrosu” alanlardan sonra bu kez de faciayı sahneye taşıyacak.

2004 yılında bir grup madenci tarafından kurulan, baskı ve sansüre boyun eğmedikleri için “mekan”larından edilen bu yüzden de “Soma Mekansızlar Tiyartosu” adını kendilerine yakıştıranlar  maden işçileri tarafından yazılan oyunlarını İstanbul’da sahneleyecek.

SOMA OYUNLARI…
Yazılı ve görsel basının ardından “Para İle Satılmaz” adlı oyunlarıyla faciaya bu kezde sahneye taşıyacaklarını söyleyen tiyatrocular, “Ne bir fazla ne bir eksik. Sahneye koyacağımız oyun madenciler olarak yaşadıklarımız içerecek. Ve facianın yaşandığı 13 Mayıs’ta son bulacak. Gerek siyasi gerekse sendikal ‘oyun’lar gözler önüne serilecek. Felaketin nasıl hazırlandığı ve yüzlerce canın yittiği binlerce kişinin de acı içinde kaldığı süreç sahnemizde olacak. Ne bir fazla ne bir eksik. Bu bir oyun değil, kurgu da değil. Gerçek” dediler.

YÖNETMEN MADENDE
Tiyatronun hem yönetmeni hem de 11 yıldır madencilik yapan Mehmet Çolak, “Hepimiz madenlerde çalışan işçileriz. Emekçiyiz. Provalarda bile hepimiz aynı gün aynı sahnede olması bile çok zor oluyor. Bu yüzden bu oyunun ilk hatta son gösterimi olabilir. Bu yüzden yaşadığımız acının ertesinde gerçekleri yaşayanların gözünden aktarmak bizler için çok önemli. Facianın geliyorum deyişini olayın iç yüzünü öğrenmek isteyenler gelsinler. Çünkü bu olay kaza değil katliam” dedi.

TOZ GÖZÜME DEĞİL YÜREĞİMİZE KAÇTI!
Kendisi de madenci olan ve faciada ilkokul arkadaşı Uğur Çolak’ı yitiren tiyatronun oyuncularından Tolga Gündüz de, “Bizim buralarda biz söz vardır. Toz gözüne kaçdıysa başka iş yapamazsın! diye. Bu söz doğrudur. Çünkü ekonomik sıkıntılar başka bir çözüm bulmanızı engeller. Madene yönelirsin. Ancak bu acıyla birlikte toz gözlere değil yüreklere kaçtı” dedi. 2 perdelik ve 1 saat 15 dakikalık oyunda gerçeği yansıtacaklarını yineleyen Gündüz, “Önceleri daha ağırlıkla olarak komedi oyunları oynardık. İşyerlerinde yaşanan sıkıntıları sahneye gülümseyerek taşırdık. Taşlamalar yapardık. Sıkıntıları ortaya koyardık. Ancak yaşanan facianın ardından gerçekle yüzleştik. Felaket dönüm noktamız oldu. Komediyi bıraktık!” diye konuştu.

Saat 19.00’da Boğaziçi Üniversitesi’nde sahnelencek oyunda Korhan Şahin, Emre Şahin Mecit, Diğdem Aydınlık, Hilal Gökdemir, Gülizar Çolak, Tolga Gündüz, Mehmet Çolak ve Batuhan Baysun rol alıyor. Işık ve müziklerini Levent Ahmet Hersan’ın üstleniyor. Haberi, yeraltında çalışmayı sürdüren gökyüzünü görünce başka bir sevinen “madenci tiyatrocu”ların çağrısıyla bitirelim: “Facianın bağıra bağıra nasıl geldiğini. Siyasi ve sendikal oyunlarıyla insanlık dışı çalıştıralanların yerin altında yaşadıklarını. Olayın hiç anlatılmamış, karanlıkta kalmış kısımları öğrenmek istiyorsanız bizi dinleyin. Çünka size anlatacaklarımız kurgu değil gerçek!”

Cumhuriyet