“Erkekler Neyi Yapar da Kadınlar Yapamaz?”

ayca_varlıerMehmet Çalışkan’ın Ayça Varlıer ile yaptığı söyleşinin bir bölümünü yayınlıyoruz.

Ayça Varlıer, 11 Eylül’de ABD’ye gerçekleştirilen saldırılar sonrası Türkiye’ye dönmek zorunda kalınca sıfırdan başladığı kariyerine birçok iş sığdırdı. Tiyatro oyunları, müzikaller, televizyon dizileri ve sinema filmlerinin yanı sıra ‘Elif’ adlı albüme de imza atarak 14 yılda önemli bir kariyere sahip oldu. Yeni filmi ‘Mavi Gece’de kadın görünümlü bir erkeği canlandıran Varlıer, filmin konusundan yola çıkarak erkeklerle kadınlar arasındaki çatışmanın temelinde birbirlerini anlamak istememelerinin olduğunu belirtti.

‘Mavi Gece’, sizi neden etkiledi?

Senaryosu ve canlandıracağım karakter. Daha önce Türk sinemasında hiç işlenmeyen hikâyesi var. Emel karakteri benim için özel oldu. Hal böyle olunca teklifi hemen kabul ettim.

Kadınlarla erkekler arasındaki çatışmanın en önemli nedeni nedir?

Bu artık doğanın kanunu. ‘Birbirimizi anlamıyoruz’ demeyelim de… Bence birbirimizi anlıyoruz ama anlamazlığa geliyoruz. Doğduğumuz bedeni seçemiyoruz. En azından bir günümüzü bir kereliğine karşı cinsin bedeninde geçirseydik hayata nasıl bakardık? İşte ‘Mavi Gece’ bu soruyu komedi tarzında soruyor. Erkeklerin ve kadınların birbirlerini neden anlamaları gerektiğinin altını çiziyor.

Kadınların erkeklerden beklentisi nedir?

Anlaşılmaktır. Beklenti bu ama beklentiyle hayat geçmez. Üstüne eylemi de gerçekleştirmek gerek.

Velev ki birkaç günlüğüne erkek oldunuz. Neler yapardınız?

Benim ruhum bir erkek bedeninde olsaydı erkek gibi nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. Ama gerçekten erkek gibi hissetseydim başka bir durum olurdu. Ayrıca kadınlar da erkeklerin yaptıklarını yapıyor.

Örneğin?

Erkekler neyi yapar da kadınlar yapamaz? Fizyolojiye dayalı eylemlerden söz etmiyorum. Önemli olan erkek veya kadın olmak değil, insan olmak. Erkek olsun, kadın olsun. Yeter ki insan olsun.

ABD’de müzikal tiyatro eğitimi alıp Moskova’da master yaptınız. Bunların kariyerinize nasıl etkileri oldu?

Bu eğitimler mesleğimin altyapısını oluşturan bir temel. Nasıl ki koskoca bir bina için sağlam temel atılması gerekiyorsa, mümkün olduğunca derine inilmeye çalışılıyorsa aldığım eğitimler de ona benzer.

Sektör temelinizin üzerine yüksek bir bina yapmanıza olanak sağlıyor mu?

Bir doktor, doktor olabilmek için kaç yıl eğitim alıyor? Onun gibi bir şey. Zaten eğitim almanız gerekiyor. Şu anda ‘Fosforlu Cevriye’de müzikal tiyatro yapıyorum. Öyle bir eğitim almasaydım bu müzikalin içinde olmazdım, yapamazdım. Çünkü sahnede 18 şarkı söyleyip, dans edip, oyunculuk yapmak belli bir disipline sahip olmamı gerektiriyor. Bunu yapmak her yiğidin harcı değil.

Eğitiminiz sektörde kıymet görüyor mu?

Ne yaptığıma bağlı. Ben, sonuçta istediğim her projede oldum. Ve her defasında daha iyi projelere adım atmaya çabalıyorum. ‘Mavi Gece’ ile ilk kez bir komedi filminde oynadım. Bu nedenle de oldukça mutluyum. Filmde çok isteyerek rol aldım. ‘Mavi Gece’, ne kadar duyulur, ne kadar izlenir bilemem ama her yaptığım işin bir sonraki işe etkisi mutlaka büyük oluyor. Türkiye’deki sektör çok zor, çok risk almamıza rağmen bir günü diğer güne benzemiyor. Bu nedenle sözünü ettiğiniz kıymet her zaman gösterilmiyor. Bu nedenle benim sıkı sıkı sarıldığım yer sahnedir.

‘Sektör zor’ derken ne demek istediniz?

Zor, çünkü televizyon sektörüne bakıldığı zaman çok fazla dizi olduğu görülüyor. Ben seçici davranan bir insanım. ‘Aman, bir dizi olsun da rol alayım’ derdinde’ değilim. İlla ki doğru projeyi bekleyen biriyim. Sektör zor evet, çünkü siyasi ve ekonomik olumsuzluklardan etkilenen ilk sektör sanat ve eğlence sektörüdür.

Yükselen değer olmasına rağmen neden dizilerde rol almak için çabalamıyorsunuz?

Bir iş yapacaksam onu doğru dürüst yapmalıyım. Bir diziye 3 ay emek veriyoruz ama sonra bir bakmışız haberimiz bile olmadan yayından kalkmış. Bu durumun bizlerin psikolojisini nasıl etkilediğini anlatmam gerçekten zor. Şu anda mutluyum, ‘Fosforlu Cevriye’ inanılmaz bir ilgi gördü. Türkiye’de yapılan ilklerden birisine imza attık. Müzikleriyle, hareketiyle, rejisiyle, dramaturjisiyle Broadway kalitesinde bir müzikal oldu. Bu arada gerçekten inandığım bir proje karşıma geldi. Önümüzdeki aydan itibaren bir televizyon dizisinde rol alacağım.

İlk defa bir komedi filminde rol aldınız. Diğerlerinden farkı nedir? 

Komedi oyunculuğu zordur ama tiyatro eğitimim var. Bu nedenle benim için fark etmiyor.

‘ABD’DE KARİYER YAPABİLİRDİM’

‘11 Eylül sonrası ABD’den Türkiye’ye döndünüz. Bu zorunluluk muydu yoksa tesadüf müydü?

Zorunluluktan döndüm. Çünkü 11 Eylül olayları sonrası çalışma vizem verilmedi. Green card alamadım. Kaotik bir dönemdi ve göçmen bürosu yabancılara verilen çalışma vizelerini askıya aldı. Oysa orada bir ajansa kayıtlıydım, menajerim vardı ve iş teklifleri geliyordu. Bütün bunlara rağmen dönmek zorunda kaldım. ABD’de kalmamın tek bir yolu vardı o da evlenmekti. Dava açtım ama kaybettim.

Kime dava açtınız?

Göçmen bürosuna.

Neden formalite evliliği yapmadınız?

Tanımadığım biriyle formaliteden de olsa resmi olarak evlenecektim. Hiç bana göre değil. Sonra karşıma çıkacak olan sevdiğim adama bunu nasıl açıklayacaktım? Dediğim gibi bana göre değil.

ABD’de kalsaydınız kariyeriniz nasıl şekillenirdi?

Güzel giderdi, hem de çok güzel giderdi. Çünkü bana iş teklifleri geliyordu. Menajerim de vardı, ajansım da vardı. Amerika’da güzel işlere imza atabilirdim. Amerika’da kariyer yapabilirdim.

Geri dönmeyi neden düşünmediniz?

Çalışma vizesi için tekrar gidip öğrenci mi olacağım? Artık Türkiye’de de işlere başlamıştım. Kendi ülkemde sıfırdan başladım.

Habertürk