Muhsin Bey’in Son Hamlet’i – Seçkin Selvi

kim var orada[Seçkin Selvi’nin Milliyet Sanat’ta yayınlanan yazısını paylaşıyoruz.]

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, üniversitedeki çalışmalarından bu yana sürdürdüğü özeni yeni bir yapımla yineliyor.

“KİM VAR ORADA?”- Reji ve Metin: Ekip Çalışması, Metin Düzenleme: Cüneyt Yalaz, İlker Yasin Keskin, Proje Danışmanı: Ömer F. Kurhan, Müzik: Aybars Gülümser, Dekor: Özgür Eren, Işık: Levent Soy, Özgür Eren, Kostüm: Banu Açıkdeniz, Duygu Dalyanoğlu, Ermenice çeviri: Boğos Çalgıcıoğlu, Oyuncular: Banu Açıkdeniz, Cüneyt Yalaz, İlker Yasin Keskin.

Ömrü boyunca kendini tiyatronun kurumsallaşmasına adamış ve hem tiyatroda hem sinemada öncülük etmiş olan Muhsin Ertuğrul, masasının başına oturmuş anılarını kaleme alıyor. İlk gençlik yıllarında tiyatroya nasıl gönül verdiğini, ailesinin tepkisi karşısında çalışma yaşamı boyunca pek çok kez tanıklık ettiğimiz gibi baskı girişimlerine ödün vermeden şapkasını alıp gidişini anımsıyor.

Anılar 2. Meşrutiyet sonrasından, Muhsin Ertuğrul’un Darülbedayi’de genel sanat yönetmenliği görevini üstlendiği yıllara kadarki geçiş dönemini kapsıyor. Tabii o süreç içinde yaşadıkları, süreci paylaştığı iki tiyatrocuyla el ele yürüyor. Bunlardan biri, kendisinin “ilk hocam” dediği ünlü Ermeni aktör Vahram Papazyan, diğeriyse kısmen hayal ürünü olan bir kadın oyuncu: Latife Hanım. Vahram Papazyan’ın oyunda yer alması, tiyatromuzun kuruluşundaki rolleri yadsınamayacak olan Ermeni tiyatrocuların çalışmalarına bir saygı duruşu niteliğinde. Latife Hanım karakteri ise, hem Ermeni oyuncuların, hem sahneye çıkan ilk Müslüman kadınların harmanlandığı bir kişi.

Ne putlaştırıyor, ne yadsıyor

Oyun boyunca bu üç kişiyi bir yandan sahne gerisinde, gündelik yaşamları içindeki ilişkileriyle, öte yandan ise her bir araya gelişte üzerinde çalıştıkları yeni Hamlet yorumu tartışmalarıyla izliyoruz.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu sanatçıları, konuyu kültürel çoğulcu bir perspektifle ele aldıklarını belirtiyorlar ve “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş döneminde çoğu zaman “ustasız usta”, “tiyatromuzun havarisi” gibi tanımlarla ya kahramanlaştırılır ya da batı hayranlığı ve otoriter tavırları ileri sürülerek “tek adam” olarak yaftalanır. Oyun, bu indirgeyici tanımlara bir itiraz niteliği taşıyor. Ve Muhsin Ertuğrul’u, hem yaşadığı dönem hem de onun iktidarla kurduğu ilişki bağlamında gerçekçi bir sorgulamaya tabi tutuyor,” diyorlar.

Bu yaklaşımla sahnelenen oyun, olabildiğince tarafsız bir eleştirel tavrı benimsemiş. Muhsin Bey’i ne putlaştırıyor, ne yadsıyor, yerli yerine oturtma ve saygıda kusur etmeme kaygısı öne çıkıyor. “Kim Var Orada?” tematik yapısındaki minimalist niteliği, sahne yapısında da sürdürüyor. Bir masa iki sandalye, bir telefon sehpası gibi birkaç dekor parçasıyla oynanıyor oyun. Cüneyt Yalaz, gençliğine oranla daha yumuşamış, daha hoşgörülü bir yaşlı Muhsin Bey’i yalın bir oyunculukla canlandırıyor. Banu Açıkdeniz üçgenin kendi açısında göz dolduruyor. İlk kez izlediğim İlker Yasin Keskin yetenekli, esnek ve kıvrak bir oyuncu olarak öne çıkıyor. Bu biyografik oyun, tiyatromuzun tarihçesini oluşturan puzzle’ın başarılı bir parçası oluyor.

İletişim: 0212.251 19 21-
0535. 524 0218 – 0535. 715 70 65

Milliyet Sanat

Yorum


işlemi tamamlayınız: