Şiddete Maruz Kalanlara Adanan Bir Oyun: Kadın Ölüleri

770x500cc-ist-23-11-2016-kadin-oluleri-rop-mansetMask-Kara Tiyatrosu tarafından, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde izleyiciyle buluşacak “Kadın Ölüleri” isimli oyun sahnelenecek. Oyuncu Eylem Öden, oyunun şiddete maruz kalan kadın ve çocuklara adandığını söyledi.

Mask-Kara Tiyatrosu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Kadın ölüleri” adlı oyununu, baskıya, şiddete uğrayan, katledilen kadınlar için sahneliyor. 25 Kasım Günü’nde ise, Afife Jale Kültür Merkezi’nde oyunun galası düzenlenecek. Tiyatroda rol alan Eylem Öden, “Bir kadının dramını bu kadar şeffaf anlatması yıkılan inancımın tekrar kazanılmasına sebep oldu” diyerek sözlerine başladı. İlk olarak oyunla tanışmasını anlatan Eylem, “Yönetmenimle oyun için ilk buluşmamızda elinde bir kitapla geldi , ‘Oyun bu kitapta’ dedi. Eve gider gitmez bir solukta okudum okudum da bir de gelin bana sorun, neler hissettiğimi anlatmaya kalksam kelimeler kifayetsiz kalır” dedi.

Cinsel istismara dikkat çekiliyor

Oyunda cinsel istismara dikkat çekildiğini aktaran Eylem, “Boğazım düğüm düğüm yüreğim paramparça okudum. Öyle imgeler var ki nasıl yani dedirtiyor insana. Kaç sigara yaktım üst üste hatırlamıyorum. Benim oynadığım iki ayrı kadın dramı. Hatta birine kadın demeye bile utanıyorum. Çünkü 14 yaşında bir çocuğun birileri tarafından defalarca tecavüze maruz kalması. Diğer rolde ise anneyim ve 11 yaşındaki çocuğumun hatta bebeğimin hamile kalmasına tanık oluyorum. Acaba 11 yaşındaki evladımın hamile olması mı yoksa bu eylemi çocuğuma yaşatanın en yakınım olması mı acı” diyor.

‘Şiddeti meşrulaştıran zihniyet var oldukça şiddet bitmeyecek’

“İnsanlık tarihi boyunca ilk sınıfsal ayrışma adeta kadın ve erkek gücü ve emeği üzerinden şekillenmiş, günümüzün yarı feodal yarı kapitalist toplumlarına dek kadın hep ikinci sınıf insan olarak muamele görmüştür” diyen Eylem, kadınların birbirinin halinden anlayarak dayanışma içerisinde olması gerektiğini söyledi. Şiddet uygulamada sınıfsal farklıkların olmadığını söyleyen Eylem, “Dünyanın her yerinde şiddete maruz kalıyor kadınlar ve Türkiye’de şiddete uğrayan kadınların bir çoğu korktukları için saklıyorlar. Şiddeti onaylayan meşrulaştıran zihniyet var oldukça kadına şiddet bitmeyecektir” diye vurguladı.

‘Şiddete susuyorsak şiddetin bir parçası da bizizdir’

“Tanık olduğumuz şiddete onay veriyor ya da sessiz kalıyorsak şiddetin bir parçası da biziz demektir. Adi, eşit, şiddetsiz bir dünyada yaşamak ümidiyle tüm kadınların sesi olmaya devam edeceğim” diyen Eylem, “Umut ediyorum ki kadınlarımız mücadele ile cinsiyet ayrımı olmadan adil, üretken, eşitlikçi bir topluma kavuşup hak ettikleri yere geleceklerdir” diye belirtti.

Eylem son olarak, “Koregrafide emeği çok büyük olan ve bize büyük sabır gösteren sevgili Serhat Kural ve İsmet Köroğlu ‘na,Yönetmen Yardımcısı Yeliz Kömürcü’ye ve bu oyuna ses vermemize neden olan oyun yazarı sevgili Cem Düzova ve sevgili yönetmenim Nazif Uslu ve tüm oyuncu arkadaşlarıma çok teşekkür ederim” dedi.

JINHA