İnsanın 10.000 Jestini 60 Dakikaya Sığdıran Boris Charmatz

Mehmet K. Özel

boris charmatz 10.000 gesten (10.000 jest) adlı işiyle, bu sezon başında tartışmalı olarak berlin volksbühne’nin başına getirilen -ve geçtiğimiz hafta içinde istifa eden- chris dercon’un ilk icraatı olarak geçtiğimiz eylül’de eski havalimanı tempelhof’ta bu sezonun büyük açılışını yapmıştı. başında olduğu rennes’deki ulusal koreografi merkezi’ne alt başlık olarak musée de la danse adını veren ve bu toplulukla sıra dışı ve iddialı işlere imza atan bu genç fransız koreograf bu sefer de birbirinin tekrarı olmayan 10.000 tane jesti bulup kurgulamıştı. eylül’den beridir turnede olan iş, ortak yapımcısı almanya’dan olduğu için  tanzplattform im deutschland 2018 seçkisine de kabul edildi ve geçtiğimiz mart ayında gelsenkirchen’deki muhteşem tiyatro binası musiktheater im revier’in büyük salonunda sahnelendi.

charmatz nasıl ki koreografisi için 10.000 jest gibi devasa bir hedef belirlemişse, işinin kadrosunu da geniş düşünmüş: 24 dansçı. charmatz yapıtın sahnelendiği alanın sınırlarını belirlerken de büyük sahne mekanıyla yetinmemiş, arka sahne duvarının en gerisindeki sınıra kadar sahne alanının bütün derinliğini kullanmış.

ilk olarak tek başına bir kadın dansçıyla başladı iş. sonra gittikçe kalabalıklaştı sahne. hiç birinin tekrar etmediği iddia edilen 10.000 jest icra edildi yaklaşık 60 dakikada. 10.000 jesti bulup çıkarmak kadar 24 dansçıya paylaştırmak ve kurgulamak da ciddi bir meydan okumaydı kanımca. charmatz’ın bu tour de force’da başarılı olduğunu düşünüyorum. bazen hayatın komik anlarındaki jestleri bir araya getirip arka arkaya sundu, bazen üzüntülü bazen korkutucu anlarınınkileri. sevişme jestleri, kavga jestleri, yürüme jestleri, kızgınlık jestleri, bale tarihinin jestleri, grotesk jestler, gündelik jestler, savunma jestleri, çığlık jestleri geldi sonra. bazen benzer durumlardaki jestleri bir araya toparlamış, bazen de onların arasına, önüne veya arkasına tezat bir jesti koymuş. böylece; kah ironik, kah gülünç, kah cesaretli, kah ürkütücü ama her daim enerjik ve eğlenceli bir iş ortaya çıkmış.

dansçıların sahne alanını kullanımında ve genel kompozisyonda hem belli bir matematik ve düzen okunuyordu; örneğin tekli, ikili, üçlü, küçük gruplar ve tüm topluluk sahneleri arasında kurulan dengeler gibi, sahneyi verevine kat etmek gibi, sahnenin bir tarafında bir kalabalık oluşmuşsa, diğer tarafında az sayıda kalan dansçıların hareketlerini yükselterek dengeyi kurmak gibi.. ama işin hoş tarafı kompozisyon göze batacak kadar belirgin sunulmuyordu; öylesine, gelişigüzel ve çapaklıymış hatta sahnede sanki kaos yaşanıyormuş gibi bir his vardı, ancak kendinizi kaptırmayıp da dikkatlice gözlemleyince bu karmaşanın ardında sıkı bir matematiğin olduğunu da hissediyordunuz, apaçık şekilde görülmüyordu sadece.

“10.000 gesten”in çıkış noktası kadar müzik ve kostüm seçimleri de radikaldi. son yıllarda anna teresa de keersmaeker dışında neredeyse bütün koreograflar işlerinde elektronik, tribal ya da atmosferik müzik kullanırken, charmatz da keersmaeker gibi geleneksel bir seçim yapmıştı: mozart’ın requiem’i. tabii bu ünlü yapıtı olduğu gibi kullanmadı; kah volümünü arttırdı, kah dış mekanda yapılmış ses kayıtlarıyla kaynaştırdı, requiem’den bu işe has bir soundscape yarattı.

charmatz kostüm tasarımını ise, seyredirken aklımdan ne kadar zevksizce diye geçmedi değil ama, modacı jean-paul lespagnard’a teslim etmiş. spagnard da dansçıların bazısına sadece mayo, bazısına sadece kafasını açıkta bırakan siyah tulum, bazısına ise fırfırlı kıyafetler giydirmiş. renkler birbirleriyle uyumuz ve çok zevksiz de olsa, neyse ki son yıllarda neredeyse çoğu çoğulrlukçu sahne işinde rastlanan benetton paletinden seçilmemişti.

hep merak ediyordum, bir türlü bir boris charmatz işini canlı seyredememiştim. “10.000 gesten”den çok memnun kaldım; charmatz’ın son yıllarda edindiği ünü sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum.

Danzon

 



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: