Yapısöküm Pragmatist midir?

Ahmet Bozkurt Chantal Mouffe, Richard Rorty, Simon Critchley, Ernesto Laclau ve Jacques Derrida’nın kollektif birlikteliğinde Paris’te Collége International de Philosophie’de düzenlenen bir seminerin ürünü olan Yapıbozum ve Pragmatizmin ilk baştaki amacı Derrida’nın pragmatizmi ile Rorty’nin pragmatizminin demokrasi hakkında [...]

Bir Fugue Olarak Taklit

Ahmet Bozkurt “Dediklerine göre, insanların “artık gereksemiyoruz seni” demeleri üzerine Tanrı gitmeye karar vermiş. Ancak sevgisinden, “ne haliniz varsa görün” deyip dünyayı hemen terk etmek, kendi suretinde yarattığı varlıklarla, insanlarla, çocuklarla ilişkiyi kesmek istememiş. “Belki ben olmayınca anlarlar [...]

Varoluşçu Tiyatro ve Jean-Paul Sartre

Ahmet Bozkurt Felsefe ve yazın tarihinde Jean-Paul Sartre kadar yanlış anlaşılmış, tüm yaratıları arasında hep bir seçim yapmaya zorlanılmış başka bir yazar daha yoktur. Felsefi ve sanatsal üretiminin çok yönlülüğü ve her alandaki hayrete düşürücü başarısı onun bir felsefeci mi, edebiyatçı mı yoksa bir tiyatro [...]

Yazı, Eleştirel Söylem ve Epizodik Bellek

Ahmet Bozkurt Kavramın bir yalanı vardır, şeylerin evini boşaltması için düşünceye sözcüklerin o yüce gücünü sunan bir yalan. Yves Bonnefoy, L’Improbable. Varlığın arketipal kuruluşu olarak yazı, geçmiş anın izinin sürüldüğü bir sözce ile dile gelir. Geçmişi şimdi’nin bir tezahürü, şimdi’yi ise [...]

Auerbach’ın Yolculukları, Yara İzleri

Ahmet Bozkurt Erich Auerbach’ın 1942-1945 yılları arasında İstanbul’da kaleme aldığı Mimesis: Dargestelte Wirklichkeit in der abendländischen Literatur ilk kez 1946’da Bern’de yayımlanır. Auerbach’ın bu kusursuz yapıtı bugüne kadar Batı yazını üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri. Homeros ile [...]

Shakespeare Sözlüğü Üzerine Özdemir Nutku ile Söyleşi

Ahmet Bozkurt Daha önceki Gösterim Terimleri Sözlüğü ile tiyatro alanındaki önemli boşluklardan birini dolduran bir çalışmaya imza atmıştınız. Hem tiyatroya hem de özel olarak Shakespeare’e bir ömür vakfeden bir yazın ve tiyatro adamı olarak bu çalışmanın süreci hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz? Ne kadar bir [...]

Tragedya ve Trajik Zaman Çevrimi

Ahmet Bozkurt Jean-Paul Vernant Grek tragedyasının önemli kahramanlarından biri olan Oidipous’un daha en başından, doğduğu zaman cezalandırılmış olduğunu ve böylece babası Laios’un intikamının da zaten alınmış olduğunu dillendirir. Kuşkusuz Vernant haklıdır. Yazgısından bir türlü kaçamayan Oidipous’un gözlerini [...]

“Son Kare”de Yüz/Ölüm

Ahmet Bozkurt Fotoğrafın bir görüntü değil, tam aksine kurmaca olduğunu dillendiriyordu Baudrillard. Böylece fotoğrafın nesnel suç ortaklığı da başlamış oluyordu Baudrillard için. Nesnelerin görüntüsünün bir kurmacası olan fotoğrafın varlığı bile kendi yokluğunu içeren bir uzamda var olur. İşte bu yüzden her [...]

Şiir ve Sinema

Ahmet Bozkurt Bir görüntüler çağı içerisinde yaşıyor olmamız şaşırtmasın bizi. Görüntülerin alabildiğine egemenleştiği simülatif bir kurgunun artık neredeyse bir hakikat olarak zihinlerimize işlendiği bir şimdinin ağırlığı içerisinde eziliyor olmamız sözün askıya alınması için geçerli sebep midir bilinmez? [...]

Unutma Zamanı

Ahmet Bozkurt “Ağır bir zamandı sürekli ve anısız”. Melih Cevdet Anday Herman Melville’in beyaz Amerikan rüyasının hülyalı anlatımlarıyla dolu olan romanı Moby Dick, “Ishmael deyin bana” cümlesiyle başlar. Eski Ahit’le başlayan bir sürgünlük ve yabancılık psikozunun model adıdır gerçekte İsmail. “Ve o, [...]

 Page 1 of 2  1  2 »