Bize de Derler Çakıcı: “Zulmün Bileğini Büken Yiğitler”

Barış Yıldırım Birim Dans Tiyatrosu, “Çakırcalı Efe”nin yaşamöyküsünü dans tiyatrosu formuyla sahneye taşıyor. Dansın, çok konuşmakla dilsizlik arasındaki tarihi açmazına BDT’nin getirdiği çözüm, gerçek bir çözüm mü? Oyun sonundaki alkışlarımız en çok da ömrünü en çok da başkalarına karşı [...]

Özü Sezmek: Şu Eski Mağlubiyet

Barış Yıldırım Ankara DT, İşte Baş İşte Gövde İşte Kanatlar’ı iki usta oyuncuyla ve büyük bir kadroyla sahneye taşıyor. O kadim özü sezme arayışının yenilmekten yılmayan maceracısı Sevim Burak’ın onun hayatına ve sanatına sürprizli bir bakış. Tek kişilik oyundan daha zoru varsa iki kişilik oyundur. Drama [...]

Teselli Olarak Demokrasi: İlk Kürtçe Müzikal

Barış Yıldırım Demokrasi denilen şey, iyilerin diktatörlüğünün olanaksızlığı anlaşılınca bulunan teselli sanki. Platon’dan bu yana oya değil de liyakate dayanan yönetim biçimleri arandı durdu. Ne de olsa fikir cazibelidir: Güç, işin uzmanı ‘iyi adamlar’a verilir, onlar da en münasip biçimde kullanırlar. Ama [...]

Yatar Bursa Kalesi’nde Nâzım ile Balaban

Barış Yıldırım İbrahim Balaban, Türkiye’nin resim sanatında o kadar kendine özgü bir yere sahiptir ki, çizgileri kolay kolay bir yere, bir akımın güvenli kucağına oturtulamaz. Öyle ki, Bursa Hapishanesi’nde ona resim çizmeyi öğreten Nâzım Hikmet “Buna da Balabanizm denir, olur biter,” diye “çözmüştü” [...]

Salonlar Egemeninse Sokaklar Halkındır

Salonlar Egemeninse Sokaklar Halkındır

Barış Yıldırım Tiyatro sokakta doğdu, ortaçağın sonuna kadar da dört duvar arasına hapsedilemedi. Sahne Dışı Sokak Tiyatrosu, 17 Aralık’ta Bakırköy Adliyesi’nde bir Kırmızı Masal anlatacak. Kumpanyanın adı ‘sahne tiyatrosu’ diyebileceğimiz ana akım tiyatroya bir tekzip gibi duruyorsa da, belki de salon [...]

Bazı Tiyatroseverler Rahatsız

Barış Yıldırım Bazı tiyatroseverler olarak çok mağduruz. Hoş bizim tiyatroseverliğimiz de şüpheli ya. Sonuçta iyi örneğini sahnede hiç görmediğimiz bir sahne sanatının severleriyiz. Metinlerden okuyup okuyup iç geçiriyoruz. Kimse “Sonuna kadar izlemediğin oyunu nasıl eleştirirsin?” demesin, arıza çıkarırım. Hele [...]

Agon: Öykülerin Öyküsü

Barış Yıldırım Yarışma programları yayın akışlarını giderek daha fazla işgal ediyor. En toplumsal oyuncağımız televizyon, bütün toplumu bir erginleme töreninden mi geçiriyor yoksa? Bugünün eğlence sektörünün en az yarısı dramaya yaslanması anlamında “dramatik”tir. Tiyatro, sinema, opera, bale, müzikaller, [...]

Müzikal Neye Dair?

Müzikal Neye Dair?

Barış Yıldırım Dün Gece Yolda Giderken Çok Komik Bir Şey Oldu müzikali için kısaca şunları söyleyebiliriz: Plautus’tan 1500 yıl kadar sonra onun kurgu ve tip inceliklerinin 1500’de birini almamış bir metin var ortada. Üstelik kurulu düzen klişelerinin hepsini yeniden üretiyor. Efendisine sadık ve onun eliyle [...]

Sanat ve Siyaset: Yeni Dünyalar Yaratmak, Dünyayı Yeniden Yaratmak

Barış Yıldırım Sık sık, “sanata siyaset bulaştırmayın” diye uyarırlar da da siyasete sanat bulaştırmayın, demezler. Siyasinin –sağdan olsun soldan olsun– şiirle ilgileneni iyi karşılanır. Oysa sanat insanı iyi yapmaz. Piyanoda bir eliyle Beethoven çalıp diğer eliyle tutsakları kurşuna dizen katiller; [...]

Anakronik Muhalefet

Anakronik Muhalefet

Barış Yıldırım Yerofeev’in ünlü Sovyet karşıtı yeraltı metni Moskova-Petuşki, mutsuz insanların dengesiz yaşamlarını dengesi sürekli bozulan bir platform sahneye taşıyor. Bu platform sahne bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor olmalı. Bu ruh hâline ilk, Vaclav Havel’in bir oyununu okurken kapılmıştım; yenilik diye [...]

 Page 4 of 5 « 1  2  3  4  5 »