Hepimizin Gideceği Aynı Çöl Ya Da Vahşi Batı

Deniz Gümüştekin “Sonra birbirlerinin ardından sonsuz bir ovaya dalıyorlar. Güneş battı batacak, geceyi enselerinde hissediyorlar. İkisinin de bilmediği şey, ötekinin ne kadar korktuğu, tamam mı? Her biri korkanın yalnızca kendisi olduğunu sanıyor. Böylece sürüp gidiyorlar gecenin içinde. Bilmeden. Takip eden, ötekinin [...]

Ankara’dan Bir Vanya Dayı Geçti

Sanat, İnsanî Olanla Yumuşatılmış Hayatlar Sunar Bize ya da Ankara'dan Bir Vanya Dayı Geçti Deniz Gümüştekin Ankara'nın yıllardan beri gelen, kemikleşmiş tiyatro izleyicisi olmanın getirileri çoğu zaman akıl karıştırıcı olabiliyor. Tiyatro Stüdyosu’nun Vanya Dayı oyununu merakla bekledim. İzledim. Oyun bittiğinde [...]

Yedi Köyün Yargıcı Sahnedeydi ve Ben de Çocuklar Gibi Şendim

Yedi Köyün Yargıcı Sahnedeydi ve Ben de Çocuklar Gibi Şendim

Deniz Gümüştekin Arada yıllar var ki, çocuk oyunu izlemeye gitmedim. Doksanlı yılların başlarında belki o zamanın şartlarına göre iyi belki de vasat olan bir çocuk tiyatrosuna götürmüştü annem beni. Parlak renklerden yapılmış kostümlere ek olarak, sahneden dolup taşarcasına hayvan kostümlü oyuncular, yüksek sesle bir [...]

Endişeliyim… İçindeyim… Ben…

“Bu bu'dur derken, bu'nun ne olduğu, bu'dan ne kastettiğinize bağlı” William Jefferson Clinton Hegel'in çağdaşı Kierkegaard, “mutlak'ın bakış açısından her şeyin gayet iyi olması ne fark eder?” diye soruyor. Kierkegaard, “Ben Tanrı değilim, ben, bir bireyim. Yukarıdan bakınca her şeyin pek huzurlu görünmesi kimin [...]

Kitle Kültüründe Terminoloji

Deniz Gümüştekin “Canlı Para”da görüntü aynı meydan sahneye benziyor ancak atmosfer arena gibi Her zaman utanmışımdır, benim ve yaşamımın dışında kalan konuşmaları duyduğumda. Ancak önceki gün, arka masamda oturan kadınlı erkekli grubun konuşmalarını duyduğumda, hissettiğim yanaklarımın kızarmasının [...]

Kültürel Bir İmgenin Zihinde Canlanışı: Samah

Deniz Gümüştekin Bize duygularımızla ve gündelik hayattaki tavrımızla bakış açımızın içine girebilen dünya, en kolay yoldan içine dahil olabildiğimiz dünya gibi geliyor. Çünkü, hayata dair bir alışkanlıkla algılarımız ulaşım aracına gereksinim duymadan, aracın kendisi oluyor. Sorgusuz, hesapsız içinde yer almak, [...]