Tiyatro Sanatının Başat Sorunlarından Eğit-Men Olgusu 1

“Nicelik Ve Niteliğin Savaşı.” Hakan Urcu İnsan, doğası gereği, tarihsel süreç içerisinde gelişen yatay ve dikey toplumsal değişimleriyle kendini yenilemek zorundadır. Bu durumda tarihsel diyalektiğinin gereği olarak Homo Sapiens aynı zamanda Homo Ludens (Oynayan İnsan) günümüze değin, deneyimlerini sadece yazıtlarla [...]

Son Yılların En Başarılı Oyunu: “Ben Feuerbach”

Hakan Urcu Tiyatro Oyun Eleştirilerinin içerisinde belki de bu denli iddialı bir başlık, yazanın duygusal bir yaklaşımı olduğunu düşündürtebileceği gibi fazla abartılı da bulunabilir. Ancak Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun sahnesine bakakalırken, oyunun sonuna geldiğimde bu başlığın hiç de abartılı olamayacağını [...]

Otoritenin Varlığına Dair

Hakan Urcu Bu günlerde iktidar tarafından psikolojik, siyasal, ekonomik olarak kuşatılmış Anadolu şehirlerinde ve asıl değinmemiz gereken genel durumda ise Türkiye’de özelde, otoriteden beslenen kişilerin kendi psikolojik iç yıkımlarının gün geçtikçe derinleştiğini görüyoruz. Nema sahibi kişiler ne kadar merhametsiz ve [...]

“Seyirci” Kötü Bir Sözcük Olmaktan Çıkmalıdır! (1)

Hakan Urcu Bu sözün sahibi Augusto Boal, nedendir bilinmez ülkemiz tiyatro kültüründe ve sahne pratiğinde kendine yer bulamayan interaktif tiyatronun çok önemli bir temsilcisi ve “Ezilenlerin Tiyatrosu”nun kurucusu. Bu açıdan, seyirciyi oyuncuya dönüştürmeye çalışan bir sahne eylemcisi aynı zamanda. Zamanımızda geçerli [...]

Seni Sevmeyen “Ölsün” III. Richard

Hakan Urcu Trabzon Devlet Tiyatrosu'nun halen sergilemeye devam ettiği oyun, bugün herhangi bir yönetmenin ya da oyuncunun zevkle içinde yer almak isteyeceği bir kolaylığı içinde barındırmıyor. Başta Richard’ı canlandıracak oyuncu için, bir cesaret gösterisi şüphesiz. İçinde onlarca duygu barındıran, tiyatro tarihinin [...]

Postmodernizm ve Eleştirisi

Son otuz yıldır dünyanın göreceli gelişim süreci içerisinde, postmodernizm bir tür “tarihsel dönem ve düşünce” anlayışı anlamına gelmektedir. Ancak aynı zamanda kuşkusuz her alanda bir inkar, kırılma ve tekrar var olmadır. Perry Anderson’a göre ise "Postmodern fikir yerleştiği andan itibaren hep sağın mülkiyetinde [...]