Uçuk ve Absürd: Yapay Zeka Tarafından Yazılan İlk Tiyatro Oyunu

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Yazan: Sofia Moutinho

Çeviren: Özgür Çiçek

Yapay Zeka tarafından yazılan ilk tiyatro oyunu, bir Shakespeare değil belki ama kendince parlak nüveler içeriyor.

Bundan yüz yıl önce, Çek yazar Karel Čapek, kaleme aldığı bir oyunda “robot” kelimesini, insanlara hizmet etmek için tasarlanmış yapay fabrika işçilerinin hikayesi üzerinden hayatımıza soktu. Şimdi meta-anlatısal bir dönüşle, bir robotun ta kendisi oyun kaleme alıyor. Ve bu oyun, prömiyerini online olarak bugün gerçekleştirdi.

Oyun metninin yazım sürecini izleyen oyun yazarı David Košťák, oyunu “bir çeşit fütürist Küçük Prens” olarak tanımlıyor. 60 dakikalık bir prodüksiyon olan “Yapay Zeka: Bir Robot Oyun Yazdığında”, adı geçen klasik Fransız çocuk kitabı gibi toplum, insani duygular ve hatta ölüm hakkında bilgi sahibi olmak üzere dünyaya yolculuk eden (bu defa bir robot) karakterin yolculuğunu anlatıyor.

Metin, yaygın olarak erişilebilen bir yapay zeka sistemi olan GPT-2 tarafından oluşturuldu. Elon Musk’a ait OpenAI şirketinin yarattığı bu “robot”, internette mevcut devasa havuzdan bilgi çekmek suretiyle metin üretmek üzere dizayn edilmiş bir bilgisayar modeli. (Buradan ulaşıp deneyebilirsiniz.) Şimdiye kadar bu teknoloji yalan haber, kısa hikayeler ve şiirler yazmak için kullanılmıştı. Proje ekibinin iddiasına göre bu oyun, GPT-2’nin ilk tiyatro prodüksiyonu.

Nasıl mı çalışıyor? Önce; program, bir insan tarafından bilgi komutu ile besleniyor. Bu vakada Prag’taki Charles Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, insani hisler ve yaşanmışlıklar üzerine bir ya da iki karakterin konuşmalarından aldıkları iki cümle ile başlıyorlar. Örneğin, Yapay Zeka’ya ilettikleri ilk girdi şu: “Merhaba, ben bir robotum. Seni yazdığım bir oyunu izlemeye davet etmek benim için bir zevk.” Akabinde yazılım bu metinden hareketle 1000 kelimeye kadar ilave bir metin üretiyor.

Sonuç William Shakespeare’den bir hayli uzak. Program, birkaç cümleden sonra bazen mantıksal bir öykü akışını takip etmeyen ya da metnin diğer bölümleriyle çelişen şeyler yazmaya başlıyor. Örneğin, Yapay Zeka kimi zaman ana karakterin bir insan değil, bir robot olduğunu unutuyor. Projede çalışmaya iki yıl önce başlayan, Charles Üniversitesi’nde bilişimsel dilbilimci olan Rudolf Rosa “bazen bir diyalogun ortasında erkek karakterden kadın karaktere dönüyor” diyor.

Columbia Üniversitesi’nde Yapay Zeka uzmanı olan Chad DeChant, bunun programın aslında cümlelerin anlamını gerçekten bilmemesinden kaynaklandığını ifade ediyor. Oyun yazım sürecinde bir rolü olmayan ama merakla takip eden DeChant, “Sadece, birlikte kullanılması muhtemel kelimeleri birbiri ardına bir araya getiriyor” diyor. Bu şekilde devam ettikçe de anlamsız sözler üst üste yığılıyor.

Araştırma takımı da bunu önlemek için, GPT-2’nin bütün oyunu tek seferde yazmasına müsaade etmedi. Bunun yerine, gösteriyi her biri 5 dakikadan daha kısa olan 8 sahneye böldü. Her sahne ise yalnızca iki karakter arasında gerçekleşen bir diyalogu içeriyordu. İlave olarak, araştırmacılar zaman zaman metinde de değişiklikler yaptılar. Örneğin, Yapay Zeka’nın karakterlerin cinsiyetlerini değiştirdiği kısımları elden geçirdiler ya da ilk metin komutlarını program manalı bir düzyazı oluşturana dek tekrarladılar. Rosa, metnin son halinin %90’ının dokunulmamış olduğunu, %10’unun da insan müdahalesi barındırdığını tahmin ediyor.

DeChant, bilgisayarın tüm metni kendi başına oluşturmaması nedeniyle, “bu oyunu bir Yapay Zeka ürünü olarak tanımlamazdım” diye konuşuyor. Bu teknolojinin, bir tiyatro oyununda olduğu gibi başından sonuna karmaşık ve bütünlüklü bir metni üretebilecek duruma gelmesinin yaklaşık 15 yıl alacağına inanıyor. Yine de bu denemenin seyircilere Yapay Zeka’nın şu anda neler yapabileceğini göstermek ve insanları yapay zekaya dair heyecanlandırmak için iyi bir yol olduğunu düşünüyor.

Rosa, programın cümleleri art arda sıralayarak büyük oranda anlaşılır bir metin üretmesinin bizatihi dikkate değer bir durum olduğunu belirtiyor. “On yıl önce tek bir cümle üretebilirdin, ki bu da eğer gerçekten şanslıysan cümleye benzerdi.”

Yine de Košťák, özellikle Yapay Zeka’nın bir oyunu oyun yapan sahnelemeye özgü eylemlerde ve duygularda pek de iyi olmaması nedeniyle, oyuncular açısından ortaya çıkan metni yorumlamanın zor olduğunu belirtiyor. “Kadın oyunculardan biri kariyeri boyunca en zorlu iş olduğunu söyledi” diye ekliyor.

Oyun seyirciler için de zorlu olabilir. Proje fikrini ortaya atan ve sıkı bir Yapay Zeka takipçisi olan Çek girişimci Tomas Studenik, bir çocuğun robottan kendisine bir şaka yapmasını istediği belirli bir sahneden yola çıkıyor. Robot, çocuğun bir gün yaşlanıp öleceğini, hatta onun çocukları ve torunları da öldüğünde kendisinin hala buralarda olacağını söylüyor. Studenik bunu “komik ve aynı zamanda bir metal parçası ölümlülüğünüz hakkında şaka yaptığı için ürpertici” olarak nitelendiriyor.

Yazar Yapay Zeka aynı zamanda bir parça da uçuk. Košťák, cinselliğin ve şiddetin metin boyunca hep baş gösterdiğini söylüyor. Sahnelerin birinde, ötenazi hakkında bir ilk komut metni, karakterler arasında geçen ve kimin parmağının kimin anüsünde olduğuna dair bir kavgayla sonlanıyor.

Košťák “Bilgisayarı suçlamayın” diyor. Yapay Zeka sadece, insanların herhangi bir süzgeçten geçirmeden ya da utanç hissetmeden internette yazmış olduğu ne varsa onu yansıtıyor: “Dışarıda ulu orta zikretmeyecekleri şeyleri evde konuşan ebeveynlerini dinleyen bir çocuğun durumuna benziyor. Sonra çocuk okula gidiyor ve evde dinlediklerini aktarmaya başlıyor.”

* Bu yazının orijinali 26 Şubat 2021 tarihinde https://www.sciencemag.org/news/2021/02/kinky-and-absurd-first-ai-written-play-isn-t-shakespeare-it-has-its-moments adresinde yayınlanmıştır.

Paylaş.

Yanıtla