Bağımsızlar Vazgeçmiyor: Beş Sahne Kapandı, 15 Sahne Açıldı

Pinterest LinkedIn Tumblr +

[Mustafa Kara’nın SANATATAK‘ta yayımlanan yazısının bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz.]

İstanbul’da 2025 yılında 5 bağımsız tiyatro sahnesi kapanmak zorunda kaldı, ancak buna karşılık 15 yeni tiyatro sahnesi açıldı. 2023’te açılan 11 ve 2024’te açılan 13 sahneyle birlikte İstanbul’daki özel sahnelerin yaklaşık yüzde 40’ı son 3 yılda açılmış oldu. Yeni açılan ART’ık Sahne, Babil Sahne, Mekan Eksi On Altı ve Kot1 Tiyatro’ya “Sahne açmak romantik bir hayal mi, hayatta kalma refleksi mi?” diye sorduk.

2025, Türkiye tiyatrosunda dönüşümün ve uçurumun daha da görünür olduğu bir yıl oldu. Bir yanda kapalı gişe oynayan dev prodüksiyonlar ve ana akım sahneler rekor izleyici sayılarına ulaşırken; diğer yanda bağımsız sahneler varoluşsal bir krizle boğuşuyor. Kapanan bağımsız tiyatro sahnelerine dair haberler tiyatroseverleri üzüyor, ancak açılan yeni sahneler çoğu zaman gündeme gelmiyor. 2025’te İstanbul’da kapanan beş sahneye karşılık, 15 yeni tiyatro sahnesi açıldı. Tiyatrocular bunun romantik bir inat değil, bir hayatta kalma refleksi olduğunu vurguluyor. Bağımsız sahneler ticari odaklı girişimler değil, ‘kamusal alan yaratma’ çabası olarak öne çıkıyor.

Kapanan ve Açılan Sahneler

Kadıköy Emek Tiyatrosu, 2025’in ilk aylarında ağır ekonomik koşullar nedeniyle sahnesini kapattı. Onu, bürokratik engeller nedeniyle kapanan Feyk Sahne izledi. Tiyatroevi ve Bereze Gösteri Evi de ekonomik nedenlerle sezonla birlikte sahnelerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Şişli’deki Oda Tiyatrosu, 2025’te kapanan bir başka tiyatro sahnesi.

Aynı zamanda 2025, yeni açılan bağımsız tiyatro sahneleri açısından en bereketli yıllardan biri oldu. Maltepe’de Dormen Sahnesi ve Babil Sahne, Ümraniye’de ART’ık Sahne, Kadıköy’de Kot1 Tiyatro, Mayor Sahne, Entrik Sahne, Kino Vertov (Kadıköy Oda Tiyatrosu), Terapi Sahne ve Tiyatro Ka, “Biz de varız” diyerek kapılarını açtı. Beyoğlu’ndaki Non Box da 2025’te izleyici ağırlamaya başlayan sahnelerden oldu. Daha önce atölye çalışmaları yürütülen Kadıköy No2 Sahne (Baysan Pamay Salonu) ile Maltepe’deki 4Life perdelerini izleyicilere açtı. Şişli’de kapanan Oda Tiyatrosu’nun yerine aynı mekânda Sonsuz Tiyatro açıldı. Entrik Sahne bazı sorunlar nedeniyle şimdilik faaliyetini durdursa da, yeni yer arayışı devam ediyor.

Hemen hepsi 100 izleyicinin altında koltuk kapasitesine sahip bu küçük sahnelerin yanında yüksek izleyici kapasiteli iki sahne daha hayatımıza girdi. Ataşehir’deki DasDas’ın Avrupa yakasındaki şubesi DasDas İstinyePark ve Söğütlüçeşme’deki Terminal Kadıköy’de bulunan Paribu Art. Paribu Art’ın 639 kişilik oturma ve 2 bin kişiye ulaşan etkinlik alanı var.

İstanbul genelinde resmi kurumlara ait olanlar ile stand-up ve çocuk tiyatrosu sahneleri dışında 100 civarı özel tiyatro sahnesi bulunuyor. Yanı sıra Arter, Minoa Pera, Postane, Decollage Art Space, Fuat Paşa Yalısı, Perispri Art Gallery, Tarihi Kuveloğlu Han, TheraPera gibi çok amaçlı mekanlar da düzenli olarak tiyatro oyunlarına ev sahipliği yapmaya başladı.

Yüksek Kira Kapanma Nedeni

Tiyatro sahnelerinin kapanma nedenleri arasında yüksek kiralar, ekonomik güçlükler ve bazı mevzuat engelleri öne çıkıyor. Sahne açan tiyatrocular ise bu durumu genelde “kendilerine sanat yapabilecekleri alan açma” zorunluluğuyla açıklıyor. Özellikle genç sanatçılar tiyatro yapabilmek için topluluklar kurmaya yöneliyor, daha sonra da bu toplulukların devamını sağlayabilmek için kendi mekanlarını oluşturma arayışına giriyor. Mekân sahibi olmanın yapmak istediklerini yapma gücü verdiğini ve direngenliklerini artırdığını dile getiriyorlar. Öte yandan mekân sahibi olmanın ekonomik olarak kendilerini kurtarmadığının, temel sorunlara dair çözüm üretmediğinin de farkındalar. SoFİ’nin araştırma raporunda da tespit edildiği üzere, tiyatro sahneleri konusunda yoğun bir sirkülasyon yaşanmaya devam ediyor.

Yeni tiyatro sahnesi açan oyuncular, motivasyonlarını ve hedeflerini anlattı…

“Mekan Açmak Bizim İçin Hayatta Kalma Modeli”

Yasemin Çolak-Zeynep Moğultay (ART’ık Sahne, 2025’te Ümraniye’de kuruldu): “Biz iki genç oyuncu, alternatif bir tiyatro sahnesi olan ART’ık Sahne’yi kurduk. Bu koşullar altında bağımsız bir sahne açmamızın en büyük motivasyonu, konservatuvardan dereceyle mezun iki genç olarak tiyatro alanında kendimize yer bulamamamızdı. Bunun yalnızca kişisel bir sorun olmadığını, pek çok genç tiyatrocunun ortak problemi olduğunu fark ettik. Bekleyen, artık kalan tarafta olmak yerine; kendimiz ve bizim gibiler için üretimin merkezinde olmayı seçtik.

Bir tiyatro mekânına sahip olmak, bir topluluğun bağımsız üretim yapabilmesini mümkün kılıyor. Tiyatro izleyici sayısının giderek azalması ve bağımsız sahnelerin seyirciye ulaşmakta zorlanması nedeniyle, bir mekâna sahip olmanın ekonomik olarak doğrudan bir katkısı olmadığının farkındayız. Ancak oyun üretim maliyetlerinin bu denli artmış olması, sahnesi olan ekiplerin aynı anda birden fazla oyun üretebilme ihtimalini artırıyor ve önemli bir üretim konforu sağlıyor. Eğer bugün üretimin merkezinde yer alıp bir sahne açmasaydık, evde oturup bize bir kapı açılmasını bekliyor olacaktık. Ve o kapının büyük ihtimalle hiç açılmayacağını biliyoruz. Bu nedenle ART’ık Sahne, hem bizim hem de birlikte üretim yaptığımız ekipler için bir hayatta kalma modeli.

Tiyatromuzun konumunu çoğunluğun dışında (Ümraniye) bir yerde seçmemizin temel nedeni, seyirciye yeni bir alternatif sunmak, yeni seyirci kitlelerine ulaşmak ve mahalle tiyatrosu kültürünü yeniden canlandırmak. En önemli direnç noktalarımız; açık çağrı yöntemiyle tiyatro insanlarını bir araya getirmeyi hedeflemek, kapalı ve kişisel ilişkilere dayanan bir yapı yerine; herkesin görünür olduğu, her oyunun kendi kumpanyasını oluşturabildiği bir üretim modelini desteklemek ve bir mekâna ait olmak isteyen herkese kapımızın açık olmasıdır.

Konumdan bağımsız olarak sahnelerin dertlerinin ortak olduğunu düşünüyoruz. Daha köklü sahneler arasında var olan dayanışma ağlarının, bizim gibi yeni ve alternatif üretim alanları yaratmak isteyen sahneler arasında da güçlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kısacası ismimiz de niyetimiz de aynı: Artık olarak kalmak yerine, artık sahnede olmayı tercih ettik.”

“Planlar, Hayaller Mekânı Çağırıyor”

Alp Ünsal (Mekan Eksi On Altı, 2024’te Kadıköy’de kuruldu): “İstikrarlı bir ömre sahip olmak isteyen tüm kumpanyalar için mekan konusu bir istek değil, ihtiyaç. Planlar, hayaller mekânı çağırıyor. Uygun koşullar yaratıldığı an da dürtüsel olarak bu adım atılıyor. Mekan sahibi olmak, hem geliri, hem de gideri artırıyor. Vergi yükleri, sigorta primleri, kira stopajları gibi ayaklar borçsuz karşılanabildiğinde ‘Ay iyi geçti’ hissinde oluyor insan.

Yerel ve merkezi yönetimlerin atması gereken adımlar, desteklerin düzenli ve istikrarlı hale gelmesi, tiyatro ve tiyatrocu kavramlarının mevzuata, yasalara eklenmesi, sanatçı vergi yüklerinin azaltılması gibi temel sorunların tüm farkındalığıyla bu ‘romantik’ inadı bir hayatta kalma, hatta doğrudan yaşama biçimine getirecek kimi sorumluluklarının da bizlerde olduğuna inanıyorum. Bürokrasiyle bir araya gelme yöntemlerini genişletmeli, finansal ve iş planlarını iyi yapmalı, acilen şu ‘Tüccar Tiyatrocu’ paranoyamızdan sıyrılıp bu işin kurumsallaşması ve profesyonelleşmesi için sorumluluk almalı, sahneleşme, mekanlaşma konusunu bir delilik halinden çıkarıp normalleştirmeliyiz.

Mekan sayısının azlığı ve tiyatro kumpanyasının hiç olmadığı kadar çoğaldığı gerçeğini yanyana koyunca, adı konulmamış bir ‘sahneli ekip ve sahnesiz ekip’ ayrışması gözlemliyorum. Meslektaşların sahne açanları “tuzu kuru” olarak gördüğünü üzülerek gözlemliyorum. Bunun en büyük sebebinin örgütlenme ve bir araya gelme yöntemlerinin kısıtlılığı ve gitgide apolitikleşmemiz olduğunu düşünüyorum. Çok değil, 1.5 yıl önce mekansız bir tiyatro olarak işin iki ayağına dair de empatimiz çok yüksek, iki tarafın da haksız ve haklı eleştirilerini dikkatle değerlendiriyoruz. Ancak şurası kesin ki dertleşmek, beraber analiz etmek, tez-antitez-sentez süreçlerini hep birlikte işletmek zorundayız.”

“Ne Sadece Romantik Bir İnat Ne de Ticari Bir Araç”

Ezgi Keskin (Babil Sahne, 2025’te Maltepe’de kuruldu): “Babil Kültür Merkezi yaklaşık 10 yıldır birkaç odası olan küçük bir bina içerisinde, söyleşilerden atölyelere, halka açık ücretsiz etkinliklerden dost toplantılarına kadar birçok etkinlik gerçekleştirdi. Yıllar içerisinde çeşitlenen etkinlikler ve artan katılımcı sayısı bizi daha daha büyük bir yere geçmek için teşvik etti. Bir kültür merkezi olduğumuz için de her türden kültür sanat etkinliğini rahatlıkla yapabileceğimiz bölümler inşa etmek kaçınılmazdı. Dans, yaratıcı drama, resim, satranç, söyleşi, toplantı ve çeşitli etkinlikleri düzenleyebileceğimiz kapalı çalışma salonları, müzik ve enstrüman üzerine derslerin verilebileceği ve aynı zamanda da profesyonel kayıt işleri için kullanabileceğimiz müzik stüdyosu ve etkinliklerimizi de kolaylıkla yapmamızı sağlayacak bir Babil Sahne. Buradaki öncelikli amacımız, dayanışma ve gönüllü çalışmayla ayakta duran kültür merkezimizin sürekliliğini sağlayabilmekti. Dolayısıyla ne sadece romantik bir inat diyebiliriz ne de ticari bir araç.

Devamı için tıklayınız.

Paylaş.

Yanıtla