Baskılara Karşı Mücadeleye Devam

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Sinema ve dizi sektöründe çalışanlar; baskı, sansür, otosansür ve her geçen gün ağırlaşan ekonomik zorluklarla bir yılı geride bıraktı. Sine-Sen ve Oyuncular Sendikası “Mücadelemiz büyüyecek” diyor.

Son yıllarda AKP iktidarının uyguladığı baskısansür ve yasaklamalar sinema ve dizi dünyasında çalışanları zor durumda bırakıyor. Çalışma koşulları her geçen gün ağırlaşan sektör emekçileri ekonomik açıdan da sefalet düzeyinde ücretler karşılığında mesai yapıyorlar. Bir de açıktan konuşulmayan bir ‘kara liste’ var. O listedeyseniz sektörde iş bulmanız imkânsız, bütün kapılar bir anda kapanıyor yüzünüze. Otosansür ise sansürle yarışıyor adeta.

Sinema emekçilerine dayatılan baskıları ve çalışanları yaşadıkları zorluklar Sinema Emekçileri Sendikası Sine-Sen Yönetim Kurulu Üyesi ve Örgütlenme Uzmanı Zeynep Çelik’le konuştuk.

YASAKLAR SİLSİLESİ

21.yüzyılda iktidarların, sanat üretimini gözetilmesi, kontrol edilmesi gereken bir mesele olarak gördüklerini belirten Çelik, “Film, dizi veya geniş kitlelere ulaşma imkânı olan alanları mutlaka ‘büyük devletli gözün’ kontrol etmesi gerekiyor. Bu yüzden birçok yerli yapım ülkemizde tartışmalara neden olduğu için yasaklanıp gösterime sokulmuyor, bir kısmı da sansür engeline takılarak belli bölümlerini atmak zorunda kalıyor. Otosansür devreye giriyor. Hatta Kültür Bakanlığı ya da başka yerlerden destek almak zorunda kalındığında senaryo otosansürle yeni baştan yazılıyor” diyor.

BİR DE ‘KARA LİSTE’ VAR

AKP iktidarının sektör üzerinde uyguladığı baskılara bir de ‘kara liste’ eşlik ediyor. Bu listede adı geçenlerin ise sektörde iş alanı bulması neredeyse imkânsız. ‘Kara liste’nin var olmasına rağmen sektörde dillendirilmediğini vurgulayan Çelik, “Sektörde herkes bu listenin varlığından haberdar. O listede kimin yer aldığını ancak projenizi sunduğunuzda anlıyorsunuz” sözleriyle konunun ciddiyetini vurguluyor.

Çelik, AKP iktidarının Kazım Öz’ün ‘OY’una Geldik’ filmine getirdiği yasaklamayı ve yaşanan süreci sekördeki yasaklamalara bir örnek olarak anlatıyor: “Kadrosunda İlyas Salman, Ömür Arpacı, Kanbolat Görkem Arslan, Volga Sorgu, Kuzey Yücehan Sevgican, Levent İdem, Evin Örnek, Zeynep Elçin, Rügeş Kırıcı, Ulaş Kaya gibi isimleri bulunduran yönetmen Kazım Öz’ün ‘OY’una Geldik’ filminde belediye başkanlarının da rol alması dikkat çekti. Yapımın konusu şu şekilde; Başkanlık seçimlerini kazanan Hıdır Diri, iktidar partisinin adayı olarak koltuğa oturmuştur. Yeni başkanın önünde rant çatışmaları, uyumsuz sağ parti talepleri ve manipüle edilmiş halkın meşru protestoları gibi engeller bulunmaktadır. Film, hapisten yeni çıkmış Şilan’ın bir yönetmenin arabasına otostopla binmesiyle başlar. Film, Türkiye’deki belediyelerin işleyişi, güç ilişkileri, rant çatışmaları ve bir toplumun nasıl oyuna getirildiğini Ovacık’ta komik bir dille anlatır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü, ‘Her devrin bir zübüğü vardır’ sloganıyla izleyiciyle buluşmaya hazırlanan ‘OY’una Geldik’ filminin vizyonunu yasakladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yayınlanan metinde, ‘filmin ticari dolaşıma ve gösterime sunulmasının oy birliği ile uygun görülmediği’ ifade edildi.”

Bu örneğin, sanatçının ne çekeceğine, ne söyleyeceğine, nasıl ifade edeceğine, nasıl oynayacağına AKP iktidarının karar vereceğine dair çıplak bir özet olduğunu söyleyen Çelik, “Sansür ve denetim mekanizmaları sanatçıyı, üretimine daha doğum aşamasındayken bile ciddi bir otosansür uygulamak zorunda bırakıyor. Sinema emekçileri olarak baskı ve sansüre karşı durmaya, mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” sözleriyle yarınlara olan umudunu paylaşıyor.

∗∗∗

YILDIRMA POLİTİKASINA DAYANIŞMAYLA DİRENDİK

2025’in her yıl olduğu gibi ne yazık ki bir öncekini aratan bir yıl olduğunu belirten Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Set Birimi Sorumlusu Cem Yiğit Üzümoğlu, “Sendika olarak baskının git gide arttığı, geçmiş pratiklerin özellikle sendikamız ve hak mücadelesi içinde olan ve sesini esirgemeyen oyunculara karşı yeniden kullanıldığına tanık olduğumuz bir yıl geçirdik. Hâlâ devam eden yıldırma politikaları içinde Oyuncular Sendikası adına dayanışmanın görünürleştiği, güç kazandığı bir yıl oldu diyebiliriz” dedi.

Çalışma alanları olan set, sahne ve stüdyolarda karşılaşılan sorunların birer istisna değil sistemin kendisi olduğunu kaydeden Üzümoğlu,”Tacize, şiddete, güvencesizliğe, insani olmayan çalışma saatlerine, çocuk oyuncu sorunları ve artan yapay zekâ kullanımının yol açabileceği tehditlere karşı belgeler oluşturarak kolektif hafıza ve mücadelemizi büyüttüğümüz bir yıl yaşadık” ifadesini kullandı.

Her yıl olduğu gibi 2025’in de bir öncekini aratan bir yıl olduğunu vurgulayan Üzümoğlu’nun bu yı için mesajı ise şöyle: “Önümüzdeki yılın emekçilerin güvende olduğu, çocukların temel haklarını elde edebildiği, herkesin adil, denetlenebilir ve iyi koşullarda çalıştığı bir yıl olması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Geçmişte veya eşikte değil, gelecekte ve ardına kadar açık yarınlar için çalışıyoruz.”

BİRGÜN

Paylaş.

Yanıtla