30. İstanbul Tiyatro Festivali, 22-23 Ekim’de perdelerini Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile açacak. Mehmet Birkiye küratörlüğünde gerçekleştirilecek festivalin ilk hafta sonunda ise, İstanbul Tiyatro Festivali, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) l ortak yapımı, Fernando Melo imzalı Rüzgâr Ağacı sahnelenecek.

Fotoğraf: Jean Louis Fernandez
Türkiye’den ve yurtdışından 17 tiyatro, performans ve dans gösterisini bir araya getirecek festival 3 Aralık’a kadar sürecek. Festival, açılışını Théâtre National de Strazburg’un (TNS) direktörü ve uluslararası sahnenin en çarpıcı yönetmenlerinden Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile yapacak. Lacrima, 2024 yılında Avignon Festivali’ndeki gösteriminden sonra sonra Odeon Paris, Barbican, Schaubühne, BAM başta olmak üzere dünyanın önde gelen sahneleri ve festivallerinde sergilendi. Programda ayrıca Caroline Guiela Nguyen’in 21 Ekim tarihinde Lacrima üzerine gerçekleştireceği ustalık sınıfı da yer alıyor.
Festivalin İlk Günlerinde Neler Var?
Festivalin, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ve MDTistanbul ile hayata geçirdiği ortak prodüksiyon Rüzgâr Ağacı (Leaning Tree) 24-25 Ekim’de AKM Tiyatro Salonu’nda seyirciyle buluşuyor. Günümüzün dikkat çeken koreograflarından Fernando Melo’nun 2023’te Danish Dance Theatre için oluşturduğu koreografiyi Melo, İDOB bünyesindeki çağdaş dans topluluğu MDTistanbul’un kadrosuyla yeniden sahneye taşıyor.
Murat Gülsoy’un aynı adlı romanından hareketle Müge Oskay’ın serbest uyarlama olarak kaleme aldığı, Mehmet Birkiye’nin yönettiği Ve Ateş Bizi Tüketiyor, gecenin içinde İstanbul sokaklarında kaybolan ihtiyar bir adamı ararken kişinin kendisini, benliğini ve geçmişini bulma yolculuğunu anlatıyor. Oyun, 31 Ekim ve 1 Kasım’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.
Geçtiğimiz yıl yine festival kapsamında Küveloğlu Han’da sahneledikleri Aşk Yolunda İstanbul’da Neler Olmuş: Çerkes Rıdvan’ın Dolabı ile İstanbul tarihçisi Reşad Ekrem Koçu’nun tefrika sayfalarını aralayan yaratıcı ekip, seyirciyi bir kez daha yazarın skandallarla dolu İstanbul’una davet ediyor. Festivalde bu kez Boğaz’daki yalısında kurduğu arzu krallığıyla İstanbul’un 17. yüzyıl başındaki ahlak kalıplarını altüst eden Silahşörkızı Rabia Hanım’ı tanıyoruz. Lara Lakay’ın sahneye uyarladığı bu mekâna özgü yapımda izleyiciler, 24 ve 25 Ekim’de Asmalımescit’in kalbindeki tarihi Phebus Müzayede Evi’nde, çağdaş anlatı tiyatrosunu canlı müzikle renklendiren sürükleyici bir müzayedenin misafirleri oluyor.
Elif Özge Maltepe’nin Orhan Türker’in arşiv çalışmasından hareketle kaleme aldığı, Murat Daltaban’ın yönettiği Bir Çeyiz Sözleşmesi 30-31 Ekim ve 1 Kasım’da Yeniköy Panayia Ortodoks Kilisesi’nde sahnelenecek. 19. yüzyıl Yeniköy’ünde geçen bir düğün gecesinden günümüze kalan bir senet, 129 yıl sonra aynı yerde, sahiplerinin huzurunda ses buluyor ve izleyici senedin okunuşuna şahitlik ediyor.
Bir festival klasiğine dönüşen İstanbul Mon Amour, 21 ve 22 Kasım’da İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, Yeldeğirmeni Sanat ve Komünite’de sahnelenecek. Projeyi yazan ve yöneten Murat Mahmutyazıcıoğlu, izleyicileri Damla Sönmez, Ceren Kaçar, Selen Öztürk, Sevda Deniz Karali ve Melis Öz’ün performanslarıyla aşk, nefret, hafıza ve aidiyet üzerine üç tanıdık hikâyeyi binalarda, duvarlarda, çatlaklarda ve sıradan hayatlarda aramak üzere Kadıköy’e davet ediyor.
Zeynep Özden ve Elif Sözer’in proje tasarımını ve yönetmenliğini üstlendiği, Çiğdem Erdöl’ün yazdığı Sanatçısı Belirsiz* İvi Buradaydı, İstanbul doğumlu Rum ressam İvi Stangali’nin kayıp izlerini sahnede yeniden sürecek. Tilbe Saran, Fulya Peker ve Çağdaş Ekin Şişman’ın sahnede İvi Stangali’nin farklı zamanlarına, kırılmış benliklerine ve hafızasında saklı kalan anılarına hayat verdiği oyun, 3-4 Kasım’da Arter Karbon’da; 17 Kasım’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek. İngilizce üstyazılı gerçekleştirilecek 17 Kasım temsilinin ardından oyuncu Tilbe Saran’a festivalin onur ödülü takdim edilecek.
