Karınca Adımları

Çocuk tiyatrosuyla uğraşanları ve genç seyirciler için tiyatro yapanları karıncalara benzetiyorum. Karıncalar küçüktür, sevimlidir, çalışkandır, ağırlığının 20 katı yük kaldırır, ekip halinde çalışır, uyumayı sever, baş düşmanları insandır. Çocuk tiyatrosuyla uğraşanlarla ortak özellikleri fark etmemek mümkün değil. Çocuk tiyatrosunu hangi nitelikte olursa olsunlar yapanlar, işlerini severler. Çocukları sevmeden tiyatro yapmak, o gürültünün, bağırış çağrışın içine girmek mümkün müdür? Üstelik bu işe harcanan emek asla size maddi karşılık olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de geri dönmez. Çocuk tiyatrosu yerine başka bir iş öğrenmek için yıllarca çalışsak , eminim maddi getirisi daha fazla olurdu. Seyrettiğimiz oyunları beğenelim beğenmeyelim, eksiklerini, baştan savmalıklarını görelim ya da “aman canım çocuklar için zaten” diyelim ya da demiyelim, hepimiz bu işe bir yanıyla emek veriyoruz. Aslında karıncalar gibi ağırlığımızdan fazla yük kaldırmaya çalışıyoruz. Bazılarımız kendilerini geliştirme gayretinde, durmadan izleyip yeni olanı inceliyor, estetik anlayışını geliştirmeye çalışıyor. Üstelik işimiz zor. Batıda çocuk tiyatrosu bizden 400 yıl önde. Bu açığı kapamak zor ama karıncalar da yüklerin altına girdiklerinde zorlanıyorlardır.

Karıncalar küçüktür demiştik. Çocuk tiyatrosuyla uğraşanlar aslında çocukları çok sevdiklerinden bu işi yapmazlar. Kendi içlerinde çocuğu sevdiklerinden, kendiliğindeliklerini, yaratıcılığı ve derin anlamları basit göstergelerde aradıklarından seçerler çocuk tiyatrosu alanını. Sadece bir el sıkışmanın değeri üzerine koca bir dünya yaratabilirler çocuk oyunuyla. Düşlerinin peşinden giderler. Derin felsefi cümleleri olmayan oyunlar, karmaşık kurgular göstermeyen oyunlardır çocuk oyunları. Daha değersiz olduklarından değil, aynı cümleleri eylemde ve sözde saflaştırmaya çalıştırdıklarından. Bu yüzden karıncalar gibi çocuk tiyatrocuları da çoğunlukla ciddiye alınmazlar. Gülümsenip geçilir, değersiz görülür. Derin söylemlerden daha değersiz olabilir mi bir kucaklaşma, ya da bir kuklanın boynunu eğip üzüldüğünü belli etmesi daha mı değersizdir Oidipus’un çektiği acıdan? Çocuk tiyatrosu yaşı küçükler için yapılıyor olabilir ama daha az tiyatro değildir.

Sevimliliğe gelince, karıncalar sevimlidir görünüşleri bakımından. Çocuk tiyatrosunun neşesine de aynı sevimlilikle bakılır. Küçük bir çocuğun başını okşar gibi bakışlardır bunlar. Eh biraz destek verelim, sevelim, büyüyünce bakalım neler yapacak okşayışıdır bu. Çocukluk hali büyür mü, düşler büyür mü, gözlerde ki pırıltı büyür mü?

Karıncalar ekip halinde çalışırlar. Bu yüzden ilgimizi çekerler. Çocuk tiyatrocularının da en başarılıları iyi bir ekip olanlardan çıkar. Genellikle aile havasında olur bu gruplar, birbirlerine işten daha derin bağlarla tutunurlar. Başka türlü nasıl en saf olanı arayabilirler ki?

Karıncaların doğadaki en büyük düşmanları insandır. Sartre’ın “cehennem başkalarıdır” sözünü doğrularcasına çocuk tiyatrosunun önündeki en büyük engel yukarda söz ettiğim anlayışa sahip olan başkalarıdır. Görünen o ki, daha uzun süre çocuk tiyatrosunun ne olduğunu anlatmak zorundayız. Bu yüzden karıncalar gibiyiz aslında, adımlıyoruz mesleğimizi henüz. Karıncalar gibi küçük adımlar atarak önümüzde ki mesafeyi düşünmeden ilerlemeye çalışıyoruz.

Mimesis portalindeki Çocuk Tiyatrosu / Gençlik Tiyatrosu bu adımlardan biri. Ortadan “ve” ekini kaldırdık evet. İkisi ayrı alanlar olduğu, bir arada anılması kavramsal sorunlar yarattığı ve ikisini bir arada kullanabileceğimiz başka bir sözcüğü Türkçe’de bulamadığımız için bu çözümü uygun gördük. Mimesis Çocuk bir karınca adımı. Artık kendi haberlerimizi okuyabileceğimiz, etkinliklerimizi duyurabileceğimiz, dayanışabileceğimiz bir bölümümüz var. Haberlerinizi, etkinliklerinizi, yorum ve düşüncelerinizi göndererek adımlarımızın birbirine eklenmesine yardımcı olabilirsiniz.

Bir adım daha var sitemizde. Mimesis-Çocuk tartışma grubu. Kolaylıkla üye olabileceğiniz grupta çocuk tiyatrosunun tartışmaya ihtiyacı olan pek çok konuyu ele almayı ve alanı geliştirmeyi hedefliyoruz. Çocuk oyunlarının bile yasaklandığı günümüzde bu tartışmalara ve hızlı bilgi akışına ne kadar ihtiytacımız olduğu açıktır. Örgütlenmeden bir güç olabilmek mümkün olamayacağına göre bu tartışma platformu bizi birbirimize yaklaştıracak, dayanışma geliştirebileceğimiz bir alan olacaktır.

Yaklaşık iki aydır deneme yayınımızı sürdüyoruz. Çocuk bölümüne yeni isimler katkı sunmaya başladı. Çocuk tiyatrosu ve gençlik tiyatrosu alanında ülkemizde önderlik yapan ASSİTEJ Türkiye Merkezi başkanı Tülin Sağlam değerli yazılarıyla aramızda olacak. Yazılarımızın makale gibi olması gerekmiyor, ancak yorum ve eleştirilerimizde, düşüncelerimizi aktarırken karınca adımlarının sağlamlığında ilerlemekte fayda görüyorum. Elbette her şey bir anda olmayacak, adım adım gelişecek, ama bizlerin çocuk tiyatrosunda yazıyı icad etmeyi başarabileceğimize inanıyorum. Yazı yazamayacağını düşünen pek çok arkadaşımızın bizlere zamanla katılacağına inanıyorum. Bir ekip olarak bu alanda çalışabileceğimiz zaman karınca adımları gerçek gücünü göstermiş olacaktır.

Deneme yayınına başlarken “Hoşgeldiniz Dostlar” yazısının sonunu buraya aktarmak istiyorum izninizle…

“Mimesis web sayfasında artık çocuk tiyatrosu kiracı değil ev sahibi! Sizden önce gelip perdeleri astım, halıları serdim, rahat koltuklar yerleştirdim, duvarlar dolusu boş raf hazırladım. Fırında portakallı kurabiye ve kıymalı börek pişmek üzere, çayda demini aldı sayılır, hadi sofraya buyurun dostlar, hoş geldiniz… “



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: