Füsun Akatlı İçin

Türkiye gerçek aydınlarından birini yitirdi. Birbirinden değerli yapıtlarla ve mücadelelerle dolu bir hayatın ardından Füsun Akatlı aramızdan ayrıldı. Özellikle felsefe, edebiyat ve tiyatro alanlarında çalışan insanlar için Akatlı’nın yokluğunun önemli bir eksiklik yaratacağı kuşkusuz.

Füsun Akatlı kelimenin tam anlamıyla aydındı. Üretkendi. İçinde yaşadığı topluma karşı sorumluluk duygusuyla durmadan çalışırdı. Kurucuydu. Yeni yapılar kurmak için uğraşırdı. Eleştireldi. Onurlu bir duruşun, ilkeli bir aydın duruşunun ete kemiğe bürünmüş haliydi. Öncüydü. Yeniliklere açık ve her zaman eylem içinde olan bir aydındı. Aydınlatıcıydı. Zekası, mizah gücü, araştırmacı ve eğitimci özellikleriyle çevresine ışık saçardı.

Eleştirellik ile zarafeti, ilkelilik ile esnekliği, öğreticilik ile alçak gönüllülüğü, mizah ile hüznü bir potada harmanlama gücüne sahip nevi şahsına münhasır bir entelektüeldi. Zorlu bir hayat sürdü. Bu zorlu hayat karşısında her zaman dimdik ve onurlu bir duruşla mücadele etmesini bildi.

Mimesis’in yayın danışmanlarından biri olan Füsun Akatlı’nın bizim için ayrı bir yeri vardı. Bir öğrenci kulübünün yayın organı olmaktan, akademik niteliğe sahip kalıcı bir dergi olmaya evrildiğimiz süreçte Füsun Akatlı hep yanımızdaydı. Eleştirileri, önerileri ve paha biçilmez desteğiyle her zaman ufuk açıcı oldu. Genç kuşakların önünü açma çabası onu özgün kılan yanlarından biriydi. Yokluğu hüzün verici. Ama bıraktığı eserler, düşünceler ve o belleğimize kazınan müstehzi gülümsemesi bize yol göstermeye ve cesaret vermeye devam edecek.

Işığı bol olsun!

 

 

Yorum


işlemi tamamlayınız: