“Şimdiki Rüyamız Türkiye’de Bir ‘La Colmenita’ Kurmak”

Küba çocuk tiyatrosu La Colmenita’nın kurucusu ve yönetmeni Cremata “Bizler büyümeye direnen çocuklarız aslında. Colmenita’nın eğitmenleri bu mantıkla hareket ediyor. Felsefemiz oyunu hayatımızın bir parçası yapmak” diyor.

Küba’nın çocuk tiyatrosu La Colmenita (Küçük Arı Kovanı anlamına geliyor) yaklaşık bir haftalık bir turne için Türkiye’de. Dün (16 Ağustos) akşam Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden uyarladıkları oyunu İstanbul’da sahnelediler. Bu akşam yine İstanbul’dalar. Daha sonra, Eskişehir, Ankara’ya gidecek ve yeniden İstanbul’a dönecekler. Grubun kurucusu ve yönetmeni Carlos Alberto Cremata‘yla, dünkü gösteri için yaptıkları provaların arasında konuştuk.

Colmenita’yı kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

14 Şubat 1990’da kuruldu. O zamanlar annemle beraber Küba televizyonunda çocuklar için program yapıyorduk. Bir akşamüstü televizyon izlerken bir programda üç, yedi yaş arası çocuklar gördüm. O anda yapılan çalışmanın ne kadar önemli olduğunu anladım; bir anda büyük bir şevk kapladı içimi. O anda çocuklarla birlikte tiyatro yapmaya karar verdim. Ancak yapacağım çalışma televizyondan farklı bir boyutta olacaktı. Sonuçta tiyatroda çocuklar seyirciyle karşı karşıya olacaktı. İlk eserimiz bağımsızlık mücadelesinin lideri José Marti’yi anlatan bir çocuk oyunuydu. Bu oyun Küba’da Karl Marx tiyatrosunda beş bin kişi önünde sahnelendi.

Colmenita çocukları nasıl bir araya geliyor? Seçmeler nasıl yapılıyor?

Biz seçme yapmıyoruz. Kapımızı çok yetenekli bir çocuk çaldığında onu daha çok sanat okullarına yönlendiriyoruz. Çünkü bizim kabul ettiğimiz çocuklar genellikle içine kapanık, çekingen çocuklar. Çünkü sanat onların dünyayla iletişimini sağlıyor. İlk başlarda hedefimiz en fazla 20 çocukla bu işi gerçekleştirmekti; daha sonra çok büyüdük. 80 çocuğa ulaştığımızda artık normal bir şekilde çalışamaz hale geldik.

Küba’da doğdu, başka ülkelere yayıldı?

Doğu Havana’da ikinci Colmenita doğdu. Küba’da artık bir sürü farklı grubumuz var. Colmenita bir çocuk tiyatro topluluğu olarak işe başladı ancak zamanla ülkenin birçok yerinde çalışan bir kumpanya haline geldi. Küba dışında İspanyada, Panama’da, Meksika’da, Venezüella’da birçok Colmenita kuruldu. Örneğin; Chavez [Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez] her eyalette bir Colmenita olması için çalışıyor. Kolombiya Bogota’da kendine özgü bir Colmenita bulunuyor. Gerçek bir filarmoni orkestraları var ve buradaki çocuklar genellikle fakir ailelerden gelen yetenekli çocuklar. Şimdiki rüyamız ise Türkiye’de Colmenita kurmak.

Çocuklarla çalışmak nasıl bir duygu? Zor yanları var mı?

Colmenita’da çalışmak için öncelikle büyüklerin çocuk gibi hissetmesi şart. Bizler büyümeye direnen çocuklarız aslında. Colmenita’nın eğitmenleri bu mantıkla hareket ediyor. Çünkü bütün gün oyun oynamak yetişkinler için zor. Bizim felsefemiz oyunu hayatımızın bir parçası yapmak. “Abra kadabra”mız “yaşamak için aile, çalışmak için oyun”.

Çocukların “ünlüleşmesi” konusundaki hassasiyetiniz nedir? Bu durumu nasıl engelliyorsunuz?

Örneğin, çocuklar Karl Marx tiyatrosunda beş bin kişiden alkış alıyor; duygusallaşıyor, ağlıyorlar. Ünlülük egoları yükseliyor. Çocuklar için bu tehlikeli bir durum. Oyun ertesinde çocuk kendini arkadaşlarından üstün görüyorsa bu korkunç bir zarar. Peki, bu sorunu nasıl çözüyoruz? Tek bir cezamız var. Bir hafta boyunca Colmenita’dan uzaklaştırıp “tatile göndermek”. Ancak son beş yıldır hiç ceza vermek zorunda kalmadık. Çünkü çocuklar artık sahnede devleşiyor; ama sahneden inince diğerlerinden farklı hissetmemeyi öğreniyorlar. Amacımız tiyatronun yanında, insani değerleri de yüceltmek.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni nasıl oyun haline getirdiniz? Çocuklarla bu oyunu sahnelemenin zorluğu neydi?

2008’de Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNİCEF) iyi niyet elçisi seçildik. UNİCEF Küba’da çok aktif. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin çocuklar tarafından da anlaşılır kılınmasını istiyoruz, dediler ve sözleşmeyi eğlenceli bir dille anlatan bir kitapçık hazırladılar. Bu konuda bizden yardım istediler. Biz de Küba çocuklarının oluşturduğu bir şiir hareketinden yardım aldık ve sözleşmenin her maddesi bizzat çocuklar tarafından şiirleştirildi. Bu çocuklar Colmenita’ya üye değil. Ancak her zaman bize yardım ediyorlar. Hep beraber iç içe çalışıyoruz.

Tepkiler nasıldı?

Küba bu sözleşmeyi ilk imzalayan ülkelerden biri. Zaten Fidel Castro‘nun kendisi çocuk hakları için mücadele eden bir sözleşme gibi adeta. Küba, çocukların ruhsal gelişimi için bütün olanakları sunan bir cennet gibi.

Bundan sonra neler yapacaksınız?

23 Ağustos’ta Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde “Kübalı 5 Kahraman” adlı bir oyun oynayacağız. Bu oyun ilk kez İstanbul’da sahnelenmiş olacak. Oyun, Küba’nın en büyük sorunlarından biriyle ilgili: ABD’de tutsak bulunan beş Kübalı kahramanı anlatıyor. Küba’da birçok insan ailelerinin yanında olmasını bu tür kahramanlara borçlu. Bu oyun tüm bunları halka anlatmak için oynanacak çocuklarla birlikte. Diğer hedefimiz, ABD’ye gidip bu oyunla Amerikan kamuoyunu etkilemek. Bütün dünyayı esirler serbest bırakılana kadar bu eserle dolaşmak istiyoruz. İstanbul bu oyunu sahneye alacağımız ilk yer ve bu nedenle bizim için çok önemli.

Ezgi KARDEŞ – Selin ALTUNKAYNAK

Bianet