İktidar ve Kurbanları

Metin Boran

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda Orhan Asena’nın Osmanlıda yaşanmış bir olaydan yola çıkarak yazdığı Tohum Ve Toprak ‘Alemdar’ adlı oyunun gösterimi devam ediyor. Yönetmen Engin Alkan’ın yorumu ile sahnelenen oyunun sahne tasarımı Gamze Kuş’a, kostüm tasarımı Duygu Türkekul’a ait. Oyunun ışık tasarımı Mahmut Özdemir’e ait, dramaturji yorumu ise Sinem Özlek imzasını taşıyor.

Tarihsel olayları ve yakın geçmişte yaşanan siyasal ve toplumsal olayları kendi tarzı ve üslubu ile yorumlayarak sahneye taşıyan Orhan Asena Tohum ve Toprak adlı oyununda da 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında yaşanan taht kavgasını belgesel bir oyun tadında kurgulayarak sahneye taşıyor.

Orhan Asena, Osmanlı’nın yenilikçi paşaları II. Mahmut ile Alemdar Mustafa Paşa arasında geçen bu taht kavgasından yola çıkarak 27 Mayıs Asker Devrimi ve devrimin sonuçları ve ardından yaşanan olayların benzerliği üzerine bir paralellik kurarak bu iki trajik iktidar olma süreçlerini tartışmaya açar. II. Mahmut’un iktidarını pekiştirmek için merkezi otoriteyi güçlendirerek yetkiyi tek olarak eline alma girişimine karşı Alemdar Paşa’nın Ayan Meclislerinin yetki ve sorumluluklarının artırılması önerisi ile başlayan iktidar savaşını Alemdar Paşa canı ile öder.

Yönetmen Engin Alkan bu trajik vaka ile Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde buna benzer olayların izini sürerek ve günümüz faşizan eğilimlerin kökenini aydınlatmak için tarihin dehlizlerinde güncel bir okuma yaparak ‘faşist kimliğin’ ve ‘tek adam iktidarı’nın ayrıntılı bir fotoğrafını çeker. Alkan yorumuyla güncel toplumsal, yönetsel, sorun ve sıkıntıları yeniden sorgularken, tarihin arka planında iktidar olma süreçlerinde yaşanan olayları cumhuriyet ve demokrasi ve faşizm gibi olguları eksene alarak, farklı bir dil ile tartışmaya açıyor.

Tohum ve Toprak, oyunu dramatik kurgusu, dili ve anlatım tarzı ile içinde epik unsurlar taşıyan bir oyun. Engin Alkan sahne yorumu ile oyunun anlatım kurgusunu daha geliştirerek kendi görsel dilini oluşturuyor.

Görsel anlatımda, hayatın, iktidarın ve Osmanlının karanlık dehlizleri göndermesi alt anlamı ile yorumlanan sahne tasarımı, reji yorumunun özel bir unsurunu oluşturuyor. Anlatım eyleminde kimi oyuncuların yorum ve yansılamalarında dönemin ve olayların ruhunu bütünlüklü olarak kavramamış izlenimi veriyor olması şaşırtıcıydı.

Oyuncular dağınık ve uyumsuz bir ruh hali ile olayların anlatımına soyunmuşlar ve kimi yerde bireysel çıkışlarla rejiye içkin olmayan tavır ve davranışlarla ayrıksı bir konumda olaya ses veriyorlardı. Alemdar Paşa yorumu ile özellikle ikinci perde performansı ile göz dolduran Can Başak, histerik, egosu yüksek, iktidar hırsı ile faşizan uygulamalardan kaçınmayan II. Mahmut rolü ile karşımıza çıkan Serdar Orçin, sesi ve tavrı ile gözü dönmüş bir paşanın ruh halini sahici bir üslupla yansıladılar. Lala Mehmet Bey karakterinde izlediğimiz Hakan Arlı, Ayşe Sultan yansılaması ile Oya Palay oyunun akışını kolaylaştıran ve metnin canlılığını yaşatan oyunculukları ile önemli bir görev üstlendiler.

Engin Alkan tiyatro sanatında sözü olan her metni sahnelemesi ile bilinen, yeniliğe açık düşünce yapısı ve toplumsal sorunları sanatın dilinden eleştiren ve tartışmaya açan bir yönetmen olarak Asena’nın, trajik olaylarla dolu tarihin bir skalasını kurguladığı oyununu günümüz sorunlarının algılanmasına da yardımcı olacak bir anlayışla sahnelemesi sanatçı sorumluğu bağlamında özel bir anlam taşıyor.

Evrensel



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: