Pınar Selek, Sürüne Sürüne Erkek Olmayı Gösteriyor!

Yaşam Kaya

Nü Kolektif, Pınar Selek’in “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” adlı araştırmasından yola çıkılarak, Ülfet Sevdi tarafından aynı isimle oyunlaştırılan bir gösteri ile sezon yolculuğuna devam ediyor. Militarist bakış açılarının kıyasıya eleştirildiği konuda, Pınar Selek gibi hak mücadelesi veren bir sosyologun Türkiye gerçeklerine bakış açısına tanıklık ediyorsunuz. Pınar Selek’i anlatmama gerek yok sanırım. Yaklaşık on sene önceki Mısır Çarşısı patlamasının ardından hukuki mücadelesini inatla sürdüren Selek, Kürt bölgelerinde yaptığı sosyokültürel araştırmaları ile büyük yankı uyandırmış bir isim. Üzerine korkunç bir iftira atıldığını savunan yazarın “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” araştırmasındaki tespitleri günümüzde halen güncelliğini koruyor.

Bu Ülkede Nasıl Erkek Olunur?

Bir insan doğar, sonra yavaş yavaş toplumsal baskıların içine doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Eğer kişi bir erkek olarak dünyaya gelmiş ise, bunun yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Erkeklik yücedir, kavga etmeli, cinselliği aslanlar gibi yaşamalı, askere gittiği zaman kavga etmeyi, silah kullanmayı bilmeli. Hangi yollardan geçerek insan ‘işte şimdi tam anlamıyla erkek olur?!”

Kadınların kucağında büyüyen bir erkeğin ilerleyen yıllarda şiddete yönelme eğilimi nereden geliyor? Askere giden bir erkek, o yüce erkeklik duygusunu kullanarak neden “ezme/ezilme” olayları ile muhatap kalıyor? Toplumsal alanda devamlı şiddet olgularının içine itilen erkeğin askerlik yaşantısı hayatının önemli bir virajıdır. Askerde yaşadıkları o’nun ileriki yaşantısı için büyük basamaklar ifade etmektedir. Askerde komutanından sürekli biçimde şiddet gören bir insanın sivil hayatta da şiddete meyilli olması bir rastlantı olmasa gerek. Erkek olarak dünyaya gelen kişi, aile tarafından kutsanarak yüceltilmiş, olumsuzluklar yaşamadan askerliğin yolunu tutmuş ve askerde şiddete dayalı kötü olaylar yaşamışsa, asıl olarak o noktadan sonra kadının çilesi başlamaktadır. Savaş hali, söze dayalı işkence, emir-itaat-boyun eğme üçlemi içinde sıkışan bir kişiyi düşünün? Ve sonrasında o erkeğin hayatındaki en önemli ikinci ismi, karısının yaşadıklarını hayal edin?

Yaşamı, Sevgiyi Kurallı Yaşamak!

Oyunda Pınar Selek’in yaptığı araştırmanın aktarımı sonuçlarıyla gösteriliyor. Doğu bölgesinde savaşarak yalnızlaşan bir erkek, askerlikten sonra yaşadığı şoku çevresine yansıtmaya devam ediyor. Karısını kurallı seviyor mesela. Askeri kurallara dayalı bir hayat örgüsü karşımıza çıkıyor. Eğer kötü muameleler görmüş ise, karısına da aynı şekilde yaklaşımlar sergiliyor. Canı yanan kadın kardeşleri, kocaları, oğulları için değil, kendi canları yandığı için anti-militarizm çığlıkları atmaya başlıyor. Pınar Selek bu durumu ayrıntılarıyla sahneye taşımış. İnsanları askerlikten soğutmak için bir araştırma yapmamış Selek, aksine askerlikte yaşanılan olumsuzlukların bir erkeğin hayatını nasıl felakete dönüştürdüğünü tüm açıklığıyla dile getirmiş. Ülfet Sevdi’nin kalemine de değinmek lazım. Pınar Selek’i tamamen özümseyen Ülfet Sevdi, araştırmayı biçimsel bir bütünlüğe dönüştürerek, militarist bakış açılarını, savaşları Türkiye gerçeğine uygun biçimde eleştiriyor.

Müthiş Bir Askerlik İronisi

Nü Kolektif oyunu sahneye uyarlarken müzikli eğlenceli bir dil kullanmış. Genç Osman şarkısından askerlik türkülerine, Anadolu insanının asker uğurlama sevincini doğru şekilde yansıtmış. Askerlikte yaşanılan olayları –ki her erkeğin yaşadığı benzer olaylardır- öncesi ve sonrası durumları düşünerek seyirciye sunmuş. Irkçılık, şiddet oyunda müthiş bir eleştiri yağmuruna tutulurken, Türkiye’nin yaşadığı Kürt sorunu da derin biçimde sahnede kendisine yer bulmuş. Oyunda Jülide Durmaz, Güray Dinçol, Gülsün Odabaş ve Mustafa Çiçek oynamakta. Kemanda Nicolas Royer Artuso, vurmalı çalgılarda Eren Paydaş yer alıyor. Oyunun kostüm ve afiş tasarımı Feyza Çanaklı’ya, fotoğrafları Özgür Akpınar’a ait. Muhteşem bir performans ortaya koyan oyuncular için tüm övgüleri yazmak lazım. Anlatılanlar hissedilerek sahneye taşınmış. Müziklere diyecek söz yok. Dört dörtlük bir çalışma var karşınızda.

“Sürüne Sürüne Erkek Olmak” son dönemde izlediğim en iyi politik oyunlardan bir tanesi. Günümüz Türkiye’sinin erkek profilinden yola çıkarak ülke toplumunu anlama adına mutlaka bu gösteriyi izleyin. Pınar Selek’in ne denli muhteşem bir araştırmaya imza attığına tanıklık edin.

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: