Şşş… O.B.E.B. !

Bilal Akar

Altıdan Sonra Tiyatro, O.B.E.B oyununu 8 Ocak Cumartesi günü Kumbaracı50 sahnesinde bir kez daha sergiledi. Oyun topluluk tarafından ilk kez 2004-2006 aralığında oynanmış. Künyesine göz atacak olursak:

Yazan-Yöneten: Yiğit Sertdemir

Oynayanlar: Aslı Can Kortan, Ebru Gözdaşoğlu, Erkan Kortan/Onur Kahraman, Gülhan Kadim, Seda Özen Yürük , Yiğit Sertdemir/Ömer Erzurumlu

Kostüm ve Sahne Tasarımı: Gamze Kuş

Işık Tasarımı: Yiğit Sertdemir

Özgün Müzik ve Efekt Tasarım: Erhan Yürük

Prodüksiyon 2 perde, 135 dakika halinde sergileniyor. Oyunun konusu kabaca, 1970’li yıllarda bir psikolog ve yardımcısı tarafından, birbirinden farklı dört kadının psikodrama yöntemiyle “merkezce” belirlenen hedeflere yönlendirilmesini anlatan bir “komplo teorisi” niteliğinde.

Oyunun ilk perdesi bir prolog tarzında. İkinci perde de yaşanacak olaylar için seyirciye bir altyapı vermek için kurgulanmış gibi. Fakat bu perde gereğinden uzunmuş gibi duruyor. Sahnelerin uzunluğundan dolayı seyirci zaman zaman düşebiliyor. Bu durum, verilmek istenen altyapının eksik kalmasına yol açabiliyor. Çeşitlemeler olmasına karşın, sahnelerin temposunun ve tiplemelerin aksiyon çizgilerinin az çok benzer olması yüzünden bazı vurgu noktaları kaçabiliyordu. Bu durumda 8 Ocak’taki gösterimde oyuncuların biraz tutuk ve düşük başlamasının da etkisi vardı. Özellikle “Yardımcı” tiplemesinin sahnedeki varlık nedeni netleşmemiş gibi duruyor. Başka bir açıdan, sahnelemeden ve metinden dolayı tepkileri izlenmiyor. Oyunculuk olarak da zaman zaman göze çarpan bir jest-mimik enflasyonu mevcut. Görece ilk sahnelerde sorunlu başlayan oyun, ilk perdenin ortalarından itibaren toparlandı ve özellikle ikinci perdede akıcı, ritim çeşitlemeli canlı ve etkileyici bir performans vardı. Oyunculukların, teknik, kurgusal ve dramaturjik noktaların etkili bir şekilde ortaya konulması, oyundan çıktıktan sonra da seyircinin kafasını uzun süre meşgul eden, düşünmeye ve tartışmaya yönlendiren bir unsura sahipti.

İkinci perdede oyunun temel dramaturjisi seyirciye sunuluyordu. Metnin ve sahnelemenin Brechtyen, epik unsurları oldukça iyi kullanması, karakterlerin dönüşümlerinin irdelenmesi ve oyunculuklar oldukça iyiydi. İncelikli bir biçimde yapılan eleştiriler eklektik durmuyor aksine organik bir biçimde sahnenin vukuat akışına uygun konumlanıyordu. Özellikle son dönemde kendi kendinin altını boşaltan muhalif soslu ana akım, temelsiz ezber söylemlere ve bu söylemi üretenlere karşı konulan tavır çok yerinde durmuş. Belirtmek istediğim bir replik var ki, “küt” muhalif eleştirisini iyi bir biçimde özetleyen: -kendi ağzından diyebiliriz- “Ben sisteme karşı çıkmak değil sisteme karşı çıkanlardan olmak istiyorum.” İkinci perdede yazarın kurgusal, dramaturjik noktaları oldukça iyi seçtiği ve sahnelemede bu noktaların estetik ve sanatsal seviyesi yüksek bir biçimde ortaya konması O.B.E.B. için büyük bir artı olarak duruyor. Yazar ve yönetmenin aynı kişi olması bu süreci kısaltmış ve kolaylaştırmış olmalı.

Oyun topluluğun sahneye taşıdığı diğer oyunları gibi politik bir söylemini net bir biçimde ortaya koymuş. Finalde yer alan ses kaydı ve karakterlerin tanıtımına dair bir şey yazmak istemiyorum. Seyirci için bir beyin jimnastiği olabilecek bir bölüm. İzleyenlerde, bahsi mevzu olan kişilerin son dönem Türkiye’sindeki karşılıklarının söylemlerine dair tartışmanın kıvılcımını çakabilecek olan bölüm akıllıca sonlandırılıyor. Seyircide oyunu ve oyunda kurulan söylemi de sorgulaması gerektiğine dair bir intiba uyandırılıyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında, O.B.E.B. dramaturjik noktaları ustaca seçilmiş, gerek metin gerekse sahneleme açısından sanatsal bir başarı olarak adlandırılmayı hak ediyor.

Oyun hakkında değişik bir bilgi vermek gerekirse, O.B.E.B. 2006 yılında Silivri’de Hasan-Sabriye Gümüş Anadolu Lisesi tiyatro kulübü tarafından oynanmıştı. Sakıncalı bulunduğundan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, oyundan sorumlu öğretmene ve oynayan öğrencilere soruşturma açılmıştı. Yiğit Sertdemir’in yazılı açıklamasından sonra soruşturma kurulu tarafından soruşturma kapatılıp grubun oynamasına izin verilmişti, grup bir sene sonra liselerarası tiyatro yarışmasında birincilik kazanmıştı. Tiyatro alanında sansür ve yasaklamanın yaygın olması buna karşı gösterilen tepkinin ve örgütlenmenin de en az onun kadar yaygın olması zaruriyetini ortaya koyuyor.

İzlemek isteyenler için oyun, Altıdan Sonra Tiyatro tarafından Kumbaracı50’de oynanmaya devam ediyor.



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: