ADOB’da İlk Kez Yusuf İle Züleyha

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan Türk Operası’nın büyük ustası Devlet Sanatçısı, besteci Dr. Okan Demiriş’in “Yusuf ile Züleyha Operası”, Aytaç Manizade rejisiyle Ankara Devlet Opera ve Balesi(ADOB)’nde 16 Şubat Çarşamba günü ilk kez sahnelenecek.

Eserin Dünya Prömiyeri; bestecisi Dr. Okan Demiriş yönetiminde 24 Mart 1990 yılında Ender Arıman (Yusuf) ve Leyla Demiriş (Züleyha) tarafından gerçekleştirilmişti. Yusuf ile Züleyha Operası son olarak, İzmir ve Mersin Devlet Opera ve Baleleri tarafından 2008-09 döneminde sahnelenmişti. Librettosunu Nezihe Araz’ın yazdığı, orkestra şefliğini Winfried Müller’in üstlendiği eserde; Aykut Çınar – Cumhur Böler-Metin Turan (Yusuf),  Sayra Seyhan Geçim-Seda Aracı Ayazlı (Züleyha) ve Bülent Ateşoğlu-Tuncay Doğu (Yakup) rollerinde görev alacaklardır.  Dekoru Çağda Çitkaya, kostüm tasarımı Çimen Somuncuoğlu’na ait olan eser ADOB’sinde 23 Şubat, 2 Mart, 30 Mart ve 16 Nisan tarihlerinde tekrarlanacak.

Rejisör Aytaç Manizade Yusuf ile Züleyha için Ankara’da Ankara sahnelerine ilk kez taşınan Yusuf ile Züleyha, Aytaç Manizade’nin rejisiyle Ankara için yeniden düzenlendi. Manizade eseri tanıtırken; “Dekorun baştanbaşa değiştiği eserde, dönemin görkemine sadık kalarak bugüne de göndermeler yapıldı.  Sembollere fazlasıyla yer verilerek her objeye bir anlam yüklendi.  Diğer aşk hikayelerinden farklı olarak içine düşen aşkın ateşiyle her şeyden vazgeçebilecek kadar cesur ve arzuları uğruna her yolu deneyen, aşkının gücüyle yüreklenen bir kadın, aynı zamanda peygamberliğinin yanı sıra inançları uğruna aşkından uzak durmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyoruz.  Bir kadının olgunlaşmasının en güzel örneğini sahneye taşıyoruz. Özellikle esere kadınların şahit olmasını istiyoruz.” diyor.

Yusuf ile Züleyha hikayesi

Yakup Peygamber  “bereketli buğday tanelerim” diye sevdiği çocukları arasında ayrım yapmış, en küçük çocuğu Yusuf’u hepsinden çok sevmiştir.   Kıskanç kardeşleri onu bir kuyuya atmış ve babalarına onu kurtların yediğini söyleyerek kanlı gömleğini getirmişlerdir.  Yakup Peygamber’in ağlamaktan gözleri kör olmuştur.  Yusuf’u ise oradan geçen kervanın adamları kuyudan kurtarmış, Mısır Azizi’ne köle olarak satmışlardır.  Aziz’in karısı Züleyha, Yusuf’a aşıktır ve O’nu Tanrı’nın bir mucizesi olarak görür.  Yusuf ise efendisine asla ihanet edemeyeceğini söyleyerek Züleyha’yı her defasında reddetmektedir.  Mısır Azizi’nin bu aşkı öğrenmesi sonucu Yusuf zindana, Züleyha ise çöllere atılmıştır.  Kendisi yüzünden çöllere düşen Züleyha’yı düşünen Yusuf, çok acı çekmektedir.  Zindanda Mısır Firavunu’nun rüyasına yaptığı yorumla Firavun’un baş danışmanı olan Yusuf,  kıtlık yıllarında erzak almaya geldiklerinde babasına kavuşur. Tanrı mucizesiyle Yakup Peygamber’in gözleri Yusuf’un güzelliğinden mahrum kalmamıştır.  Yusuf’un çocukluk rüyası böylece yerini bulmuştur.  Yakup ile Yusuf’un özlemle kucaklaşması, Tanrıya şükretmesi ve kardeşlerin affedilmesi…  Yusuf’un hasretinden ağlamaktan gözleri görmez olan Züleyha ise tüm yaşananlara rağmen aşkından vazgeçmemiştir.

Türk edebiyatında bir çok divan şairi yüzyıllar boyunca Yusuf ile Züleyha hikayesini kaleme aldılar; sayısız halk ozanımız da sazla, şiirle bu hikayeyi dilden dile anlattılar. Batıda ise, minyatürlere, resimlere, fresklere konu olan bu hikayenin en güzel örneklerini; Rafaello(Vatikan Localarında), Rembrant (Bazel, Berlin, Leningrad müzelerinde), Murillo (Londra’da), Tintanerello (Madrid’de) resimleriyle, yine Rembrant “Zindana Götürülen Yusuf” adlı ofortuyla verdi. Devlet Sanatçısı ve Besteci Dr. Okan Demiriş, bu ünlü “opera” formatında sunan tek kişi olma özelliğini taşıyor.

Devlet Sanatçısı Dr. Okan Demiriş (1942-2010)

Halkın büyük beğenisini kazanmış ve en çok sahnelenen Türk Operaları olma özelliğini taşıyan;  IV. Murat, Karyağdı Hatun, Yusuf ile Züleyha isimli operaları bulunan Demiriş, “Hançerli Düzü”, “Posof”, “Digor”, “Pasinler”, “Handere” isimli orkestra suitlerini yedek subaylığı sırasında Doğu Anadolu’nun ritmik ve doğal müziğinden etkilenerek bestelemiştir.  “Dere”, “Uyum”, “Boşlukta Bir Aşk”, “Dadaşım” isimli soprano için büyük orkestra eşliğinde konser aryaları ve “Rüyalar” isimli bale eserleri bulunan bestecinin,  1971 yılında bestelediği alışılagel­miş klasik biçimlerin dışında “Piyano Konçertosu” ve “Keman Piyano Suiti” de bulunmaktadır. Dr. Okan Demiriş’in son operaları “Büyük Hakan Alparslan” ve “Deniz Kurdu”dur.  Bestecinin Armoni ve teori üzerine kitapları bulunmaktadır. 9 Şubat genç yaşta kaybettiğimiz Okan Demiriş’in 69. doğum yıldönümüdür.

Cumhuriyet