Ödül? Destek? Köstek?

“Afife Tiyatro Ödülleri” tiyatro camiasında son günlerde en çok tartışılan konular arasında. Ama gelin görün ki, tiyatro camiası adayların niteliği, kalitesi, başarısı, X oyuncunun bir oyunda nasıl oynadığı, Y oyununun müziğinin ne kadar da özgün olduğu vs. gibi konularda sanatsal tartışmalar yürütmekten ziyade başka bir konuyu konuşuyor: Adayların İstanbul’daki tiyatro çeşitliliğini yansıtıp yansıtmadığını! E haksız da değiller sanki!

Aslında bu gündem, her sene tiyatro sezonu başlarken “özel tiyatrolara devlet yardımı” tartışmasından bağımsız değil. Çünkü devletin özel tiyatrolara bir yardımda bulunacaksa tiyatroların düzenli oyun oynamasına imkân verecek altyapıyı (mekan, teknik destek vs. gibi) sağlaması gerektiğini söylüyoruz. Bu altyapı imkânları genişlemedikçe özel tiyatroların devamlılığını sürdürmesi tehlike altına giriyor. Her özel tiyatronun koşulu aynı değil tabiî ki, kimi kendi altyapısını kelimenin tam anlamıyla kendi “var ediyor”. Diğer yanda ise bahsi geçen alt yapı imkânları açısından Şehir Tiyatroları’nın, Devlet Tiyatroları’nın hacmi ve kapladığı yer ortada… E tüm bunların üzerine Türkiye’nin en prestijli ödülleri olarak geçen “Afife Tiyatro Ödülleri”nde adayların çoğunluğu Şehir ve Devlet tiyatrolarında seçilmiş olunca özgün ve deneysel çalışmalar yapan tiyatrolar sessiz kalamıyorlar. Dertleri “ödül alamamak” değil “görünmez kılınmak”. Çünkü bir tiyatro grubu oyununu “75 kişilik salonda ve yine en az 15 temsil oynamazsa” değerlendirme kapsamında bile alınmıyor.

Öte yandan son yıllarda Beyoğlu ve çevresinde birçok tiyatro grubu kendi “çağdaş tiyatro” bakışlarını yansıtan oyunlar üretmekle kalmıyor, bu oyunlar kendilerinin “var ettiği” mekânlarda düzenli olarak sergiliyorlar. Bu ne demek? Özgün metinler üretmek, yabancı yazarların oyunlarını çevirmek, kendi seyircini yaratmak demek. Yani Türkiye Tiyatrosu’na çağdaş bir soluk getirme çabasının en açık örneği anlamına geliyor. Yukarıda bahsettiğimiz tiyatro gruplarının kendi seyircilerini oluşturduğunu düşünürsek bu çabanın somut karşılığını bulmaya başladığını söyleyebiliriz. Kimileri “ödüllendirilme” ihtiyacı hissetmiyor da olabilir. Ama “görünür” olmak istiyorlar, bu çabanın desteklenmesi ihtiyacını hissediyorlar.

Bunun için neler mi yapıyorlar? Tiyatro mekânlarının devamlılığına katkı sağlamak amacıyla, ortak sorunlarına ortak çözümler üretmek üzere bir araya gelerek “ALTERNATİF TİYATRO MEKÂNLARI ORTAK GİRİŞİMİ” adı altında bir platform oluşturuyorlar. Beyoğlu Terminal, İkincikat, Kumbaracı50, Maya Sahnesi, Mekan Artı ve Şermola Performans öncülüğünde başlayan bu girişim alternatif tiyatro mekanlarına olan  farkındalığı artırmak için bir proje gerçekleştirdi ve Nisan ayında bir ortak program yayınladı. Bu girişim başka tiyatro mekânlarının da katılımına ve katkısına da açık olarak kurgulanıyor ve çağdaş tiyatro faaliyetinin hak ettiği ilgiyi görmesi için yeni fikirler üretiyor. Ödülü bilemeyiz ama en azından her türlü desteği hak ediyor!



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: