Sahne İstanbul ve Örgütlenme İhtiyacı Üzerine

Taşkışla Sahnesi olarak, 2006 yılında kurulduğumuzdan beri tiyatro yapma yolunda onlarca sorunla karşılaştık. Sonuç elde edebilmek için çaba gösterdiğimiz sahne problemimizden tutun da son anda iptal edilen gösterimlere, turne için verilmeyen otobüslerden reklam çekimi için kiralanan çalışma alanlarına, birçok sorunla mücadele ettik. Bu mücadelede en büyük desteği şüphesiz, bizimle aynı süreci daha önce yaşamış veya halen yaşamakta olan diğer gruplardan aldık. Üniversite öğrencilerini yetişkin bireyler olarak göremeyen, onları rahatlıkla kandırılabilir, dahası sindirilebilir ve susturulabilir gören üniversite idareleri, ellerindeki yetkileri de bu yönde kullanarak, hemen hemen üniversitelerdeki her kulübe ama en çok da sanat kulüplerine baskı uygulamayı kendilerinde bir hak olarak gördüler, görmeye de devam ediyorlar. Bu süreçlerde kulüpleri ayakta tutmanın tek yolu yalnız olmamaktan geçiyor. Ayrıca sahne sanatları, özellikle amatör alanda bir arada olmayı gerektiriyor. Başka tiyatro anlayışlarından haberdar olmak, onlarla atölyeler aracılığıyla tiyatral paylaşımlarda bulunmak, başka oyunlarla ve süreçlerle tanışmak hepimize yeni deneyimler kazandırıyor.

Söyleyecek sözü ve hayatla, dünyayla, toplumla ilgili dertleri olan tüm tiyatro gruplarının birbirlerinden öğrenecek çok şeyi olduğunu biliyoruz. Sorunlarımızı aşmak için, çare bulmak için birbirimize duyduğumuz ihtiyacın küçümsenemeyecek kadar fazla olduğunu biliyoruz. Bu sebeple 2007’de İstanbul Alternatif Tiyatrolar Platformu’na dâhil olmuştuk. Bu platformun Taşkışla Sahnesi’ne katkıları bizim için çok değerlidir; şu anda herhangi bir örgütlenme yapısı olmamasına rağmen platformu oluşturan topluluklarla yanyanalığımızı sürdürmemizin de İATP-G deneyiminin bir mirası olduğunu düşünüyoruz.

 Şimdi bu gruplarla beraber biz de eski bir soruyu tüm İstanbul topluluklarına dönük olarak, Sahne İstanbul aracılığıyla yeniden soruyoruz: “Nasıl bir örgütlenme?” Bu sorunun yeniden sorulmasının hakkını verebilmek için belki de şimdiye kadar örgütlü olmanın faydalarından hiç nasibini almamış gruplarla iletişim kurmanın, yeni fikirlerle, arayışlarla buluşmanın değerli olduğunu düşünüyoruz. Sahne İstanbul, tartışmalar tüm İstanbul’a yayıldığı, şenlikler ve etkinlikler aracılığıyla bir araya gelerek hem sorunlarımızı hem de deneyimlerimizi paylaştığımız çeşitli zeminler yakalandığı ölçüde amacına ulaşabilir. Mayıs ayında yapılacak olan İstanbul Amatör Tiyatro Şenliği 2011’in de bu süreci destekleyeceğine inanıyor, örgütlenme sürecinde yer alan tiyatro insanları olarak, tüm İstanbullu tiyatro topluluklarını Sahne İstanbul serbest kürsüsünde “Nasıl bir örgütlenme?” sorusuna yanıt aramaya davet ediyoruz.                                                                   

 

TAŞKIŞLA SAHNESİ

Mart’11

Yorum


işlemi tamamlayınız: