Başka Bir Dünya İçin Yükselen Sesler

Yaşam Kaya

Tiyatro Artı, Ariel Dorfman’ın ‘Başka Bir Dünya İçin Manifesto’ adlı oyunundan sahneye uyarlanan ‘Karanlığın Ötesinden Gelen Sesler’ adlı eserle tiyatro izleyenin karşısına geçiyor. 2005’ten bu yana Türkiye’nin gerçek sorunlarını sahneye aktaran grup yine aykırı bir ses olarak sarsıcı bir işe imza atmış gözüküyor. Son on yıl içinde dünyanın çeşitli yerlerinde sahnelenen oyun, Ufuk Tan Altunkaya’nın cesur yaklaşımı sayesinde sezonun dikkat çekici gösterilerinden birisine dönüşmüş.

‘Karanlığın Ötesinden Gelen Sesler’de insan hakkı ihlallerine maruz kalmış, yine de insanlık onurunu elde etmek için mücadele eden insanların hak ve adalet arayışlarının öyküsü anlatılıyor. Gana’dan Hindistan’a, Afrika’dan Türkiye’ye kadar tabulara, işkencelere, savaşlara karşı direnen kişilerin öyküleri oyunun ana hatlarını oluşturuyor. Seslerini duyurma imkânı verilmemiş, hafızalardan zorla silinen görünmez kahramanlar Ariel Dorfman’ın bahsettiği ‘öteki’ dünyanın fotoğrafını çekiyor. Emek sömürüsü, çocuk işçi çalıştırma, kadın sünneti, Trokosi sistemi, din istismarı, şiddet ve kölelik mücadelesi belgesel tadında izleyenlere sunuluyor.

Oyunda, Hindistan’ın acı öykülerinden birini izliyorsunuz. Emekleri sömürülen 41 çocuk işçinin kurtulmasını ve tüketicilerin bu küçücük, zayıf ellerden haberdar olmasını sağlayan insan hakları savunucusu Kailash Satyarthi’yi tanıyorsunuz. Satyarthi’ın öyküsünde insanlık felaketlerinin en ağırlarından birisine rastlıyorsunuz. Derken 12 yaşında Trokosi rahibine satılan, yıllar sonra tapınaktan kaçarak cinsel kölelik cenderesine sıkışmış çok sayıdaki Afrikalı kadının kurtuluşunu sağlayan Juliana Dogbadzi herkesi düşündürüyor. Ka Hsaw Wa’nın öyküsünde, orman işçilerinin sömürülen emekleri ve köylülerin emek mücadelesi gösteriliyor. Marina Pisklakova’da şiddet olgusunun sayfalarını karıştırıyorsunuz. Şiddet gören Rus kadınlar için acil yardım hattının nasıl kurulduğu Pisklakova’nın yaşamından aktarılıyor. Şenal Sarıhan ve Sezgin Tanrıkulu da oyunda anlatılan bizden kişiler. Türkiye’deki çocuk tutukluları ve siyasi mahkûmları savunan bu iki insanın mücadelesi tüm dünyaya ders verir nitelikte. Ve birçok insan hakları savunucusu sahnede yerini alıyor…

Oyunu yaşayarak sahnede mükemmel bir performans sergileyen Melis Avçil, anlatılan her öyküye uygun bedensel hareketlerle adeta kişileri resmediyor. Murat Baykan, büyük sermayelerin dünyadaki sömürü sisteminin devamlılığını isteyen yapısını güzel aktarmış.
‘Karanlığın Ötesinden Gelen Sesler’ dünyadaki kapitalist sömürülerin insanları dar kalıpların içine hapsederek yok etmek istemesini kıyasıya eleştirirken, baskılara zulümlere karşı direnen insan öyküleriyle tiyatroda başkaldırının sesi oluyor.

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: