Nâzım Gecesi

Zafer Diper

Cuma Bolat’la birlikte düzenlediğimiz Kadıköy’deki “Nâzım Geceleri” gelenekselleşti artık. Her yıl 15 Ocak ve 3 Haziran’da gerçekleştirilen etkinliklerimiz sanırım aynı zamanda en kapsamlı “anma geceleri” olagelmekte. Şiir gösterilerinden dinletilere, gösterimlerden konuşmacılara, şimdiye dek katkı sunan katılımcılardan kimi adlar şunlar: Adnan Binyazar, Adnan Özyalçıner, Afşar Timuçin, Ahmed Ahmedov, Arif Damar, Aslı Öngören, Cezmi Ersöz, Çağdaş Bale, Emin Karaca, Erol Uras, Esin Afşar, Hasan Yükselir, Güngör Gencay, Masalın Aslı, Mehmet Esatoğlu, Melisa Yamanarda, Metin Balay, Mustafa Öneş, Müslim Çelik, Refik Erduran, Sansev, Sadık Gürbüz, Sennur Sezer, Tahir Şilkan, Ufuk Karakoç, Vecihi Ofluoğlu…

1987 yılında Nâzım adlı oyunumuzun aynı zamanda yazınsal danışmanlığını da üstlenen Şükran Kurdakul, “Nâzım’ın Yarattığı Evren” adlı başlıkla dergide şöyle yazmıştı: “Nâzım Hikmet şiiri, devinimin, doğanın, sevginin, güncel ve tarihsel olayların, değiştirme gücünün, sınıf bilincinin, insanların, acının, direnmenin, özlemlerin birbiriyle kaynaştığı koskoca bir evren demektir. Daha ilk sokuluşta her bir dizesinden tüten insanca duyarlık, aykırı toplum güçleri karşısında içimizde tutunmaya çalışan kavga adamıyla sarmaş dolaş olur. Kurulu düzenin alışkanlıklarından, değer yargılarından koparak kendi kendisiyle hesaplaşmak zorunda bırakır onu. Arındırıp insanlaştırır. Güçlendirir, ayağa kaldırır… Sestir Nâzım Hikmet şiiri. Ama bütün şarkılarda ulaşmak istediğiniz güzelliklere, yorumlara, coşkulara, etki olanaklarına, bileşimlere çoktan ulaşmıştır. Bu sesle içimizdeki o aykırı toplum güçlerinin köleleştirmeye çalıştığı insan, özgürlük isteminin önüne geçilmez coşkusu ile kendine döner, kişiliğini kazanır. Bu ses, insanoğlunun, yüzyıllar boyunca adım adım, can gücüyle nice savaşlar, kırımlar pahasına elde ettiği vazgeçilmez doğruların güzelliğidir çünkü. Etkisi durmadan yenilenir, çoğalır içimizde. Sömürünün, sahteliğin, çıkara yönelik bireyciliğin, uzlaşımcılığın önünü keser. Spartaküs’ten Bedrettin’e, Beloyanis’ten Turhan Emeksizlere kadar; Paris Komünü’nden 1917’ye, Kurtuluş Savaşı’mıza kadar dirençlerin, kazanılmış hakların güzelliğidir çünkü… Tarih bir sürekliliktir Nâzım Hikmet şiirinde. Toplumsal mücadelenin bir aşamasından bir aşamasına ulaşma bilincidir. Bileşimini yaparken seçtiği (dayandığı) öğeler dünya görüşünün, felsefesinin kanıtladığı öğelerdir. Bunları iç dünyasında yaşaya yaşaya şiirine kazandırma eyleminde şiir dışına düşmez Nâzım Usta. Getirdiği her şey geçmişten geleceğe doğru sürekli bir akış ve doğrulamanın güzelliğidir çünkü… Sevgidir Nâzım Hikmet şiiri… Silah tacirlerinin, çok uluslu şirketlerin, savaş kundakçılarının, kapitalizmin denetimindeki politika esnafının yabancılaştırmaya çalıştığı halklarla kendisi arasında, ilk gençliğinden itibaren yıllar yılı kişiliğinde büyüttüğü, bilinçli bir yakınlığın, özdeşliğin sevgisidir.”

03 Haziran 2011 cuma günü 20.30’da Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’ndeki Nâzım Gecesi’nin izlencesi şöyle:

Sunum: Cuma Bolat, Kısa Film: Çocuklar Öldürülmesin / Şiirleri seslendirenler: Nazan Diper, Zafer Diper, Konuşmacı: Orhan Karaveli / Moskova’da Nâzım’la Günler ve Geceler, Şiir-Drama Gösterisi: Bizim Tiyatro / Fakir Bir Şimal Kilisesinde Şeytan ile Rahibin Macerası / Yöneten: Zafer Diper / Oynayanlar: Faik Üretmen, Ece Erişti, Memetcan Diper, Özgür Sağlık, Müzik: Muzaffer Özdemir, Pantomim Gösterisi: İÜ Devlet Konservatuarı / Jokond ile Sİ-YA-U / Yöneten:Leman Yılmaz-Vecihi Ofluoğlu Oynayanlar: Ezgi Keskin, Didem Kırış, İrem Dilaver, Pınar Alev, Hatice Sönmez, Pınar Çiçek, Müge Saut, Özge Yeşilyurt , Hakan Onat, Müge Çakır, Mete Gülsoy, Mehmet Sağdıç, Öykü Özaydın, Uğur Aksu, Mehmet Erbil, Özgür Avşar, Deniz Telek, Ceyda Deniz, Neval İlknur, Burçak Yüksektepe, Esin Aslan, Şiir seslendirme: Metin Coşkun…

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: