Tiyatronun Önemi

Serkan Fırtına

Tiyatronun toplumların gelişimindeki payının farkında olan gelişmiş Avrupa ülkelerinde liselerde ders olarak okutulmasının nedenini açıklamamıza fazla gerek yok. Peki ülkemizde sanat eğitiminin durumu ne? İlköğretim ve lise düzleminde ele aldığımızda sorun içler acısı bir hal almış vaziyette. Müzik ve resim derslerinin sadece boş dersler olarak görüldüğü bir eğitim sisteminde tiyatro ise neredeyse hiç yer etmiyor. Her yıl onlarca tiyatro bölümü öğrencisi mezun olmasına rağmen, nedense liselerde az da olsa gerçekleştirilen tiyatro çalışmalarını edebiyat-türkçe öğretmenleri gidermeye çalışıyor. İlköğretimlerde ise durum daha vahim. Hatta bırakın edebiyatı, konuyla alakasız öğretmenlerin bile oyun sahnelemeye çalıştıkları görülmektedir. Sanatsal bir disiplin olarak gelişen tiyatro, edebiyat alanından değerlendirildiğinde dar bir çerçevede yanlış örneklendirmelerle ele alınıyor. Sahne dilinden, dramaturgiden ve tiyatro göstergebiliminden habersiz olan bu öğretmenler iyi niyet çabalarını bilgisizlikleriyle, sonu kötü deneyimlere itmek durumunda kalıyorlar. Yaratıcı drama kavramının popülerleşmesi ile beraber bu alanda niteliksiz insanlar ders vermeye başlıyor. Ülkemizde her mesleğin bir oto kontrol mekanizması olmasına rağmen bu alanlarda mesleki bir ölçüt oluşabilmiş değil.

Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun tiyatronun eğitim sürecindeki önemi hakkındaki öneri ve eleştirileri yıllardır değerlendirilmiyor. Zaten hakim siyasal yapıdan bunu beklemek çözüm değil. Ancak az da olsa buna önem veren resmi ve sivil kuruluşların sanata ve özellikle de tiyatroya gereken desteği ve değeri vermesi bir zorunluluktur.

Halkevleri ile başlayan büyük kültür devrimin yarım kalması sadece karşı devrim sürecine bağlanmamalı, aydın ilerici kesimin sorunu kendisi açısından da değerlendirmesinin gerekliliği unutulmamalıdır. Günümüzde bazı yerel yönetimler ve Halk Eğitim Merkezleri ile az da olsa devam ettirilmeye çalışılan kültür hamlesi her ilçedeki demokrat ve ilerici çevrelerin desteği ile güçlendirilmelidir. Gençlik yaşadığı çıkmazlardan sanatın yönlendirici ışığı ile çıkmayı beklemektedir. Önemli olan bu imkanları onlara sunabilmektir. Yoksa durum 70’lerde Necmettin Erbakan’ın MNP’nin bir seçim konuşmasındaki gerçeğe dönüşebilme tehlikesini yaşayabilir. – “İktidara geldiğimizde öncelikle Bale ve tiyatro okullarını kapatacağız. Ve futbola sınırlandırma getireceğiz” takkıyecilere aldanmayın… onların tiyatrosu da, futbolu da iktidara hizmet etsin diye kullanılan araçlar konumundadır.



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: