Disko 5 No’lu Newroz Haftasında Boğaziçi Üni.’de Sahnelendi

Mimesis Haber / Destar Tiyatro’nun geçtiğimiz Kasım ayından beri sergilediği Disko 5 No’lu, Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü’nün düzenlediği Newroz Haftası etkinlikleri kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nda sergilendi. Yaklaşık 150 kişinin izlediği oyun sonrasında Mîrza Metîn ve Berfin Zenderlioğlu ile söyleşi yapıldı.

Yüzleşme Oyunlarının İlki: Disko 5 No’lu

Oyunun yönetmeni Berfin Zenderlioğlu öncelikle grup hakkında bilgi verdi ve 2008/Ekim ayında kurulduğundan beri 4 oyun (Reşê Şevê, Cerb, Bûka Lekî ve Disko 5 No’lu) sergilediklerini, 2010/Şubat ayından beri ise Şermola Performans’ta düzenli gösterimler yaptıklarını anlattı. Türkiye’de yüzleşilmesi gereken birçok sorun olduğunu dile getiren Berfin Zenderlioğlu, grup olarak bu yüzleşmeyi tiyatro üzerinden, bu sorunların nasıl sahneye taşınabileceği üzerine kafa yorarak gerçekleştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Diyarbakır Cezaevi Sahnede

Disko 5 No’lu’nun oyuncusu ve yazarı Mîrza Metîn, Diyarbakır Cezaevi ile ilgili literatürden, görsel malzemelerden ve tanıklıklardan beslendiğini ancak böyle hassas bir konuyu sahneye aktarırken uygun ve farklı bir dil yakalamanın biraz zorlayıcı olduğunu söyledi. Mîrza Metîn Diyarbakır Cezaevi müzesini gezdikten sonra parçalı bir yapı kurmaya karar verdiğini ve müzede gördüğü ve aynı zamanda tanıkların anlatılarında geçen sinek, örümcek, sıçan gibi cezaevi sakinlerini de anlatının bir parçası haline getirmeye kadar verdiğini söyledi. Bu parçalı yapının sonradan sahneleme açısından hem oyuncuya hem de rejiye kolaylık sağladığını anlattı.

“Diyarbakır’daki Vahşetin Bilinmesini İstedik”

Berfin Zenderlioğlu Diyarbakır cezaevinde yaşanan vahşeti ve direnişi anlatmak istediklerini ama aslen vahşeti ön plana çıkarmak istediklerini söyledi. Bir kısım seyirciden oyunda direnişin yeterince anlatılmadığı yönünde eleştiri aldıklarını ancak asıl amaçlarının Diyarbakır cezaevinden neler olduğunu bilmeyen bir kesime ulaşmak olduğunu, bu nedenle seyirciye orada yaşanan vahşeti estetik bir dille anlatmak istediklerini dile getirdi. Oyun NTVMSNBC tarafından yılın en iyi beş oyunu arasında gösterilince seyirci profilinde ciddi bir çeşitlenme olduğunu ve bundan çok memnun olduklarını ifade etti.

Kürtçe sergilenen oyunda eşzamanlı alt yazı kullanımı vardı. Oyun sonrasında bir seyirci, Kürtçede doğal karşılanan, dilin bir parçası olan küfürlerin Türkçeye çevrilince çok rahatsızlık yarattığını dile getirdi. Berfin Zenderlioğlu oyunlarındaki dil kullanımına çok özen göstermeye çalıştıklarını, metnin her zaman redaksiyondan geçtiğini, bu tür eleştiriler aldıklarını, küfür kullanımını mümkün olduğunca sınırlandırmaya çalıştıklarını ancak sonunda çıkarmamaya karar verdiklerini söyledi. Şöyle bir yorum geliştirdiklerini anlattı: Oyunda küfür kullanan asıl figür Gardiyan ve o mahkumlara çok ağır küfürler ediyor. Durum bu. Biz o küfürleri olduğu gibi sahneye taşımadık ama zaten küfür eden bir karakter küfür etmiyormuş gibi göstermek de istemedik.

Bir başka seyirci Diyarbakır cezaevinde tüm bu vahşet yaşanırken, çok komik olayların da yaşandığını, oyun metnine neden bunları katmadıklarını sordu. Mîrza Metîn bunu düşündüklerini ancak sonra konuyu sulandırmak istemedikleri için kullanmadıklarını ifade etti.

Yüzleşme Oyunlarının İkincisi Yolda: Antigone 2012

Destar Tiyatro’nun yeni oyunu, bir modern Antigone hikayesi anlatıyor. Mart ayının sonunda prömiyer yapacak olan oyunu, Berfin Zenderlioğlu Antigone’nin hikayesinden esinlenilerek yazmış. Bu oyunda Antigone karşımıza kardeşinin kemiklerini arayan bir kadın olarak çıkıyor.

Ayşan Sönmez / Mimesis

22.03.2012

Yorum


işlemi tamamlayınız: