Mersin’de Sıradışı Bir Sergi

Mersin’de sıra dışı bir sergi izleyeceğiz. Üç sanatçı: Hasan Canel, Adil Okay ve Ali Osman Abalı’nın ortak açacağı sergi Akdeniz Kent Konseyi’nin desteğiyle sanatseverlerle buluşacak.

Sergi’nin ana teması insan. Daha spesifik adıyla Kadın ve Çocuk. Zira günümüz dünyasında en çok konuşulan konular içerisinde Kadın ve Çocuk çok yer tutar. Savaşlardan söz edince savaşın mağduru çocuk ve kadınlardan söz ediyoruz. Şiddet değince elbette ilk akla gelen kadına şiddettir. Ve çocuğa şiddet. Henüz Pozantı skandalının travmasını üzerimizden atamamışken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, kadınların yürüyüş yapmak istemesi, ifade özgürlükleri engellenmişken karşımıza bu sergi çıkıyor. Bu kez üç erkek, ‘kadın ve çocuk’ sorununa estetiğin penceresinden, insanca hatta ‘kadınca ve çocukça’ bakıyorlar. Pazarı, çok satar, çok okunur olmayı hiç kaile almıyorlar. “Önce insan” diyorlar. Cristopher Caudwel’in bu konuda söylediklerini bizzat yaşıyor-yaşatıyorlar, “Sanat Pazar değerleri yerine kullanım değerlerini getirir. Sanat ucuz şeyleri değerli kılar; birkaç boya lekesini toplumsal hazine haline getirebilir. Bu yüzden pazar sanatçının en büyük düşmanıdır. Pazarın kör çabası güzelliği katleder.” Sanatçılarımız da ısrarla vurguluyorlar: “Biz Pazar kaygısı yaşamıyor önce insan, önce sanat diyoruz.”

“Ortak yanımız sanat”

Neden bu sergiyi bireysel açmadınız diye soruyorum. Yanıtları şu oluyor. “Ortak yanımız sanat. Üçümüz de ayrı yerlerde ama aynı konularda etkilenmiş ve kendi disiplinimiz içinde eser üretmişiz. Kadın ve çocuk teması heykelle de işlenir, fotoğrafla da, şiirle de. Peki şiir-heykel ve fotoğraf ilişkisi yok mudur. Elbette vardır. İlk insanlar duvarlara av sahnesi işlemişler. Adına heykel denmiş. Eski Roma döneminde Lir eşliğinde söylenen güzel sözlere de lirik şiir denmiş. Daha sonra lir ve şiir ayrılmış. Yakın çağda da Fotoğraf icat olmuş. Daha sonra fotoğraf sanatı doğmuş. Ama aynı konular işlenedurmuş. Her sanatçının ayrı bakış açısıyla, estetik düzeyiyle, biçimi ile sanat akımları evrimleşmiş bu güne gelmiştir. Sonra kapitalizm sanatı ve sanatçıyı kâr uğruna mal-meta haline getirmeye başlamıştır. Biz taşrada buna karşı duran üç Don Kişot’uz. Önce insan diyoruz. Mutlaka da hemşerimiz, hemcinsimiz, soydaşımız, yoldaşımız, renkdaşımız demiyoruz. İnsan diyoruz. Hem evrensel hem yerel değerlerimiz var….”

İkinci sorum da, “Peki kadınlar bu sizin işiniz değil” demez mi diye soruyorum. “Hayır, tersine desteğimize sevineceklerdir” diye düşündüklerini söylüyor ve ekliyorlar. “Bilim ve sanat cinsiyetsizdir.”

Üç sanatçının ortak açacağı sergi 14.03.2012 Çarşamba günü Akdeniz Kent Konsetin Hastane Cad. Eski Tedaş Binası girişi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Yorum


işlemi tamamlayınız: