Sıra Devlet Opera ve Balesi’ne mi Geldi?

Yeni Akit gazetesinin internet portalı Habervaktim, önceki gün yayımladığı bir haberle Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOBGM) tarafından hazırlanan 2011-2015 Strateji Planı’nı bahane ederek, “Türkler opera ve baleyi sevmiyor” diye buyurdu.

Programında “müstehcen ve politik içerikli oyunlar” yer aldığı iddiasıyla geçtiğimiz günlerde İBB Şehir Tiyatroları’na saldıran Zaman gazetesinin ardından Habervaktim, DOBGM tarafından hazırlanan, kurumun mevcut durumunun ve hedeflerinin değerlendirildiği 2011-2015 Stratejik Planı’ndaki birtakım ifadelerden yola çıkarak Devlet Opera ve Balesi’nin “yıllardır milletin parasıyla ve devletin zoruyla dayatıldığını” iddia etti.

Kuruma ilişkin yalan iddialarla dolu olan haberde, 2011-2015 Stratejik Planı’nda “kurumun karşı karşıya olduğu olumsuzlukların bir bir sıralandığını” öne süren Habervaktim’in sanatı ve sanatçıları çeşitli karalamalarla hedef gösterme konusundaki üretkenliği biliniyor. Bu doğrultuda bir adım daha atarak, Devlet Opera ve Balesi’nin (DOB) “bir avuç özenti kesimin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere yıllardır zaman, emek ve para yuttuğunu” ileri süren Habervaktim, son olarak DOB’yi “sorunlu” bir kurum olarak hedef gösterdi.

Habervaktim’in iddialarına göre DOBGM, “sanatsal ve kültürel potansiyelin toplumun yararıyla doğru orantılı olarak yönlendirilmesinde sorunlar yaşandığını; gösterilerin ülke genelinde yaygınlaştırılmadığını; geniş kitlelere ulaşılamadığını; opera, bale ve çok sesli müzik sanatlarının toplumun tüm kesimlerine sevdirilemediğini; Klasik Türk Müziği ve halk müziğinden yararlanılmadığını” 2011-2015 Strateji Planı’nda tespit ederek ne denli “sorunlu” bir kurum olduğunu itiraf etmiş oluyor.

Peki, Devlet Opera ve Balesi gerçekten “sorunlu” bir kurum mu?
2011-2015 Strateji Planı’nda DOBGM’nin “güçlü ve zayıf taraflarının, kuruma yönelik tehditlerin veya fırsatların” neler olabileceğine ilişkin paydaşlar bazında yapılan anket ve analizlerin değerlendirmeleri, Habervaktim’in “DOB’nin sorunlu bir kurum olduğunun genel müdürlük tarafından sonunda itiraf edildiği” iddiasıyla çarpıtılırken, DOBGM’nin ortaya koyduğu hedefleri ve sorumlulukları doğrultusunda hareket ettiği 2011-2015 Stratejik Planı’nda şu sözlerle ifade ediliyor:

“Ülkemizde çoksesli müzik ile opera ve balenin zor ve ulaşılmaz sanatlar olmaktan çıkarılarak, bu alanlara çok sayıda insanımızın sevgi ve merakını kazandırmak, toplumumuzun bu sanatlara talebini arttırmak ve bu sanatları toplumun tüm kesimlerinin yararına sunmak misyonunu taşıyan sanat kurumlarımız yurtiçinde turneler gerçekleştirmek için azami gayret ve özeni göstermekte, birçok orkestra, opera ve bale sanatçımız yurdumuzun dört bir köşesinde halkımız ile buluşmakta ve önemli bir kültür hizmeti verilmektedir.”

Ülke sanatçılarının hazırladığı, bestelediği, sahne düzenlemelerini yaptıkları eserlerinin sayılarının arttırılması ve sergilenmelerinin sağlanması ise 2011-2015 Stratejik Planı’nda belirtilen hedeflerden biri. “Kültürel çeşitliliğin fazla olması ve bu bağlamda kültürlerin kendilerine yakın buldukları müziklerle yapılmış opera, bale ve benzeri sahne sanatlarını izleme eğiliminin artmakta oluşu; (Ağrı Dağı Efsanesi operası gibi) önde gelen yazarların eserlerinin sergilenmesi” de raporda DOBGM’nin fırsatlarından biri olarak sunuluyor.

Ayrıca, Habervaktim’in “sanatçıların yeterli buluşucu, eğitici ve hazırlayıcı bağlamda yetersiz oldukları” iddiasının tersine, kurumun köklü bir sanat geçmişi olduğu, konularında yetişmiş bir kadroya sahip olduğu ve kurumda çok yetenekli sanatçıların bulunduğu, analizlerde kurumun güçlü yönlerinden bazıları olarak ortaya koyuluyor.

Türkiye’de kimse opera ve bale izlemiyor mu?
Habervaktim’in “DOBGM’nin bir avuç özenti kesimin ihtiyaçlarına cevap verdiği” karalamasının aksine, opera ve bale sanatlarında kendilerini geliştirmek isteyen sanatçıların; opera, bale ve çok sesli müzik üzerine çalışan araştırmacılar, eğitimciler ve öğrencilerin; konser veya temsil verilen yurtdışındaki tüm seyircilerin DOBGM’nin sağladığı hizmetlerden yararlanabileceğinin belirtildiği strateji planında, DOBGM hizmetlerinden yararlanma konusunda kimsenin hariç tutulamayacağının altı çiziliyor.

Habervaktim’in DOBGM’nin strateji planına atıfla ortaya attığı “Türkler opera ve bale izlemiyor” savının yersizliği ise, yerleşik sahne etkinliklerinin yanında yurtiçi ve yurtdışı turneleri ile DOB’nin izleyici sayısının giderek arttığı belirtilerek DOBGM’nin strateji planında şöyle ortaya koyuluyor:

“Bilindiği gibi, bilim ve sanata yapılan yatırım, hedeflenen kalkınmanın ölçüsünü belirler. Sevinerek dile getirmek gerekir ki, ülkemizde de bu bilinç olgunlaşmakta ve günümüzde, sanat ürünlerinden yararlanma isteği varlığını daha çok duyurmaktadır. Bu kapsamda bugün opera, bale ve çok sesliliğe duyulan yoğun ilgi çağdaş ve estetik düzeyi yüksek bu sanat dallarını daha çok yaygınlaştırmamız gerekliliğini ortaya koymaktadır.”

DOB’nin esas sorunu sanatın tasfiyesi
Genel Müdürlük birimlerine ve bazı kamu kurumlarına gönderilen anketlerin değerlendirilmesiyle yapılan Paydaş Analizi (PST Analizi) sonucunda tespit edilen sorunlara göre, “sanata yeterli kaynakların aktarılamaması, işsizlik, kültürel ve tarihi değerlerin korunamaması ile toplumsal, siyasal ve ekonomik açıdan sanat üzerinde oluşan baskının olumsuz gelişmelere neden olabilmesi” gibi birtakım faktörler ise orta veya uzun vadede ülkedeki kültür ve sanat alanlarını etkileyecek gelişmeler olarak stratejik planda ortaya konuyor. DOBGM’ye getirilen bütçesel sınırlamalar ve personel istihdamında yaşanan kadro açığı ise kurumun zayıf yönlerinden bir kısmı olarak belirtiliyor.

Ayrıca mevcut sahnelerin hemen hepsinin (İzmir’deki Elhamra Sahnesi dışında) devlet tiyatroları, kültür merkezleri, müze müdürlükleri gibi başka kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa kullanıldığının belirtildiği strateji planında, kurumların çalışma mekanlarına ve yeni sahnelere olan gereksinimlerinin giderek arttığı ve sahne eksikliğinin DOBGM’nin amaçları doğrultusunda yapmayı planladığı etkinlikleri olumsuz yönde etkilediği ifade ediliyor. Ancak Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasıyla, AKM’nin boşaltılması sonucu kuruma bağlı birçok sanatçının ve çalışanın ortada bırakılmasıyla ve Emek Sineması’nın yıkılarak alışveriş merkezine dönüştürülmesi tasarılarıyla kamusal sanata olan duyarlılığı malum olan AKP iktidarında, Habervaktim’in tellallığından da anlaşılan o ki, Devlet Opera ve Balesi’nin yeni sahneler açabilmesi pek kolay olamayacak.

Sol Portal