Doğaçlama Her Şeye Muktedirdir!

Mimesis Haber/Bu yıl 11. kez düzenlenen Uluslararası Doğaçlama Tiyatro Festivali dünya çapında önemli doğaçlama tiyatro festivallerinden biridir. Her yıl Berlin’de düzenlenen festival doğaçlama tiyatroya gönül verenleri bir araya getirdiği gibi seyircinin de yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerdendir. Berlin’de doğaçlama tiyatronun mekânlarından biri olan Gorilllas tarafından organize edilen bu festival uluslar arası ününe rağmen Berlin Senatosu tarafından desteklenmeyen bir etkinlik. Gittikçe büyüyen yapısı itibariyle Senato tarafından yok sayılması imkânsız hale gelecek. Üzülmemek lazım, doğaçlama tiyatronun atası sayılan “mimus oyuncuları” da hep yok sayılmıştır: Zamanın ruhu doğaçlama tiyatrodan yana.

“Doğaçlama Her Şeye Muktedirdir” başlığı altında gerçekleştirilen festivale katılan İstanbul İmpro, Uluslararası Doğaçlama Festivali’nde ülkemizi başarıyla temsil etti. Festivale 49 oyuncu, 12 ayrı ülke katıldı ve toplam 32 ayrı doğaçlama gösterisi yapıldı. Tevatür olunur ki İstanbul İmpro da bu tezgâhın içindeydi.

İstanbul İmpro/ İstanbul, Schmetterlings / Berlin, BühnenRausch / Berlin, Dad’s Garage / Atlanta, bu gruplardan festival programı çerçevesinde oluşturulan –‘doğaçlama timi’- ki bu tanımlama bana aittir-  ‘Cuma Cinayeti’ namında bir temsili gerçekleştirdiler: Mübalağa cenk olundu diyelim. Efendim biz de Ankara sah-ı mailinden ve de internet efendimizin yüksek müsaadeleri ilen, olanı biteni bir güzel kayıt altına aldık. Baktık bizim bebelerden kimsecikler söz etmiyor aldık kalemi elimize, serbest çeviri usulüne göre yazmaya başladık.

Efendim bu doğaçlama tiyatroda çeşit çeşit oyun olur, hiç birine akıl sır ermez, bunlar kervanı yolda düzerler, hikmetlerinden sual olunmaz. Berlin’de de böyle olmuş. Beş karakter seçilmiş ve bu karakterlerin seyirci tarafından daha da derinleştirilmesi sağlanmış. İstanbul İmpro’dan Koray Tarhan cinayete kurban giden Mustafa rolüne çıkmış, Sabine/Schmetterlings Berlin, kulüp maskotu Maggi olaraktan,  Mustafa’nın eski karısı rolüne soyunmuş, kulüp üyelerinden birini de Sabine/Schmetterlings Berlin vücuda getirmiş, Kaleci rolüne Knut Schmidt namıyla Kanadalı Stephen Sim / CRUMBS, Kanada temsil etmiş,  Jeron Dewulf / De Improfeten, Antwerpen ise kulübün starı Rodriguez El Matador namında bir başka role soyunmuş, Erkan Uyanıksoy/ İstanbul İmpro ise Sırbistan’dan illegal yollarla göç etmiş, tek dileği ilerde ünlü bir balet olmayı isteyen  Goran’ı canlandırmış.

Doğaçlama tiyatroda yönetmen olmaz demeyin bu tiyatroda çeşit çeşit oyun olur dedik ya işte bu geceki oyunu da  Anna / Schmetterlings, Berlin yönlendirmiş, yönetmiş. Müzik doğaçlama tiyatroda önemlidir müzik işini ise Gilly Alfeo /Springmäuse, Bonn üstlenmiş. Gösteri Agatha Christie- tarzında gerçekleşmiş.

Gösterinin öyküsü ise şöyle: Polisin istenmeyen araştırmalarla cinayetin aydınlanmasına müdahale etmesini istemeyen kulüp kendi olanaklarıyla cinayeti araştırmaya başlar, olaya karışanları Knut Schmidt sorgulaması kararlaştırılır. Gösteri bileti alırken seyirciye önceden basılmış kâğıtlar verilir, bu kâğıtlarda cinayet motifleri, suç aletleri, vazgeçilemeyecek cümleler yazılması istenir. Bu kâğıtlarda yazılanlar oyunun akışı içinde Knut Schmidt tarafından kullanılır. Efendim öykünün sonunda bu Rodriguez El Matador kendisinin Rus kulübüne satılma durumundan mütevellit bu cinayeti işlediği anlaşılır.

Uzun form olarak ilginç bir format, seyirci ve yorumcular tarafından da ilginç bir gösteri olarak zihinlerde yer etmiş bu gösteri. Biz de gâvurda kayıt altına alınanı kendi dilimizde bir kez daha kayıt ettik

Doğaç Akademi “Dilli Düdük”

Mimesis Haber/Kadir Çevik

Yorum


işlemi tamamlayınız: