15. İstanbul Kukla Festivalinde Son Gösteriler

Mehmet K. Özel

bir kukla festivali daha bitti. bu sene 15.siydi. sanırım üç yıl öncekiydi; sadece shakespeare uyarlamalarından oluşan bir program hazırlanmıştı; tadı hala aklımdadır. bu seneki program daha “hafif”, kolay izlenir, genel beğeniye hitap eden yapımlardan oluşturulmuştu.

keşke ileriki yıllarda handspring puppet company‘i de izleyebilsek festival kapsamında; londra’da sahneye koydukları kapalı gişe “war horse”u kastetmiyorum, öyle bir prodüksiyonu istanbul’a getirmek neredeyse imkansız, farkındayım. ben o topluluğun cape town’daki işlerini görebilsek diye hayal etmekteyim..

bu seneki festival uluslararasılık anlamında gerçekten de “dünyanın kuklacıları”nı içeriyordu; çinlisinden romenine, fransızından çekine, hollandalısından amerikalısına, ispanyolundan italyanına… hatta bu yılki festivalin içinde saklı bir “güney amerika kuklası” bölümü bile vardı; peru, şili ve kolombiya’dan gelen kuklacılarla…

sezon içinde yabancı kukla topluluklarının hiç uğramadığı bir şehri zenginleştiren bir festival bu ve 15 yıldır kalitesinden ödün vermeden “her sene” düzenleniyor olması büyük bir mutluluk ve şans biz istanbullular için. kıymetini biliyor muyuz peki? pek sanmıyorum. en azından “büyükler” nezdinde; fransız kültür’ü 19:00 seanslarında dolduranlar çoğunlukla istanbul’da yaşayan yabancılar, onların çocukları. istanbul’un yerlileri pek merak duymuyorlar sanki kuklaya. ne yazık!

festivalde son iki günün gösterileri birbirinden yetkin kuklacıların eğlenceli, yaratıcı ve esprili işleriydi.

cuma akşamı çek cumhuriyeti’nden karromato topluluğu “ahşap sirk”i sundu. ahşaptan imal edilmiş ipli kuklalarla bir sirkin dünyasına konuk ettiler bizi. aslanı, jonglörü, trapezcisi, palyaçosu, idarecisi, atı, kankan dansçısı eksik değildi. sahnenin üstündeki siyah kostümlü oynatıcıları bir an unuttuğunuzda, önünüzde hareket eden atın gerçek olduğuna inanmamanız imkansızdı. bir yandan; gerçek hayatta olamayacak şeyleri kuklalardan izlemek hayal gücümüzü genişletiyor, zihnimizi açıyordu. itfaiyecilerin çıkmasıyla iyice eğlenceli hale gelen gösteri tam bir kahkaha tufanıyla sonlandı.

kuklaların ahşap işçiliklerinin de inanılmaz özenli ve etkileyici olduklarını belirtmek belki gereksiz, zira karromato ahşap kuklanın vatanı prag’dan geliyordu.

cumartesi akşamıysa sadece büyüklere bir gösteri vardı festivalde: romanya’dan tăndărică puppet theatre. voltaire’in “kandid”ini bayağı bir serbest uyarlamayla sahneye taşıdılar. topluluğun beyni cristian pepino 1973 yılından beri, yani neredeyse 30 yıldır kukla sanatçısı. sayısız ödülü var. “kandid”de kuklalar dışında, oynatanlar ve arka perdedeki animasyon görüntüleri de gösterinin bir parçasıydı. ellerle idare edilen kuklalar bazen üç kişiyle bazen tek bir kişiyle can buldular. 55 dakikada sayısız kuklanın kullanıldığı, bazı sahnelerde ise kuklalar yerine kuklaları oynatanların ön plana çıktıkları kalabalık bir gösteriydi. oynatıcılardan mihai dumitrescu bu oyundaki performansıyla farklı festivallerden aldığı en iyi kuklacı ödülünü sonuna kadar hak ediyordu. oyuna dair tek çekincem, keşke arkadaki bilgisayar animasyonlarının olmaması veya illa da olacaksa el çizim olmasıydı.

+18 sınırıyla sahnelene kırmızı noktalı “kandid” yüksek enerjisi, sivri dili, zekayı gıdıklayan fikirleriyle festivalin kapanışı için biçilmiş kaftandı.

her yıl mayıs ayını iple çekerim. bunun en büyük nedenlerinden biri kukla festivalidir. bu yılki bitti, şimdi önümde 11 ay var, bir sonrakini beklemek için.

bizleri 15 yıldır dünya kuklasından mahrum etmedikleri için festival yönetmeni cengiz özek ve ekibine candan teşekkürler..

Danzon



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: