Karagöz ve Hacivat’a Kadın Eli Değdi

Karagöz ve Hacivat’a gönül veren tiyatro sanatçısı Müzeyyen Nalkesen, 3 yıldır aldığı çıraklık eğitimini tamamlayarak ”ilk kadın Karagöz ve Hacivat ustası” olmayı hedefliyor.

Ankara Kalesi etrafında, geleneksel Türk sanatlarını sürdüren pek çok sanatçı var. Onlardan biriyle, tarihi Pirinç Han’da karşılaşmak mümkün. Hanın ikinci katında, Hayalbaz adlı dükkandan cama yansıyan Karagöz, insanı dışarıdan rızası olmadan içeri çekiyor.

”Kolay gelsin” diyerek girilen dükkanda, Karagöz ve Hacivatların arasından başını kaldırarak mahcup bir edayla ”Kusura bakmayın, dükkanımı yeni devraldım da ustamdan. Düzenleme yapıyorum” diyen genç bir kadın karşılıyor.

Müzeyyen Nalkesen, Başkent tiyatrolarında oyuncu ve 3 yıldır da ustası Hayalbaz İshak 2.Tekgül’ün yanında çırak. Daha önce hiç kadın karagöz ustası olmadığını ileri süren Nalkesen, ”En büyük idealim Karagöz ve Hacivat ustası ilk kadın olmak” dedi.

Ustalık geleneğinin yüzyıllardır yaşatıldığını vurgulayan Nalkesen, çıraklığını tamamlayan kişiye ustası tarafından peştamal kuşatılarak mahlas verildiğini ve adına mevlit okutulduğunu hatırlattı.

Nalkesen, her yıl eylül ayındaki Ahilik Kültürü Haftası’nda ustalık töreni yapıldığını belirterek, kendi töreninin de Karagöz’ün merkezi Bursa veya Pirinç Han’da okutulmasını istediğini kaydetti.

Nalkesen, bugüne kadar kadın Karagöz ustasına rastlanmamasının sebebini, karakterlerin her birinin farklı ses ve üslupla konuşturulmasındaki güçlük olarak açıkladı.

Özellikle Karagöz’ün kalın ses tonunu çıkarmanın bir kadın için çok zor olduğunu kaydeden Nalkesen, kendisinin de 3 yıldır bu sese çalıştığına dikkati çekti.

Nalkesen’e göre Karagöz en zor sanatlardan biri. Bu zorlukları, şöyle dile getirdi:

”Bir Karagöz sanatçısı çok iyi bir ressam olmalı ki figürleri başarıyla çizsin. İyi bir müzisyen, aktör ve gözlemci olmalı. Oyundaki Trakyalıyı, Kastamonuluyu, Kürt’ü, Arap’ı canlandırabilmek için çok iyi tipleme yapabilmeli. İyi bir edebiyatçı olmalı, çünkü Karagöz ve Hacivat’ın aslında olduğu gibi onları aruz kalıplarıyla konuşturmalı. Ayrıca, tasavvufu da bilmeli. Bunların hepsinin bir araya getirilmesini gerektiriyor.”

– Karagöz’ü kıymetini bilen alsın-

Nalkesen, orjinaline sadık kalınarak yapılan Karagöz’ün, malzemelerini bulmanın zor olduğunu kaydederek, deve derisini hazırlayan tek ustanın çok yaşlandığını ve bu nedenle onun elindeki bütün numuneleri yalvar yakar aldıklarını anlattı. Kök boya bulmanın da zorlaştığını kaydeden Nalkesen, artık boyalarını kendilerinin yaptığını ifade etti.

El emeğine paha biçmek zor, ama üzerinde bir ay çalışılan Karagöz’ün deve derisinden, sahneye çıkmaya hazır hale gelmesi 60-70 liraya mal oluyor.

Satışıysa 150-200 lira arasında. Nalkesen, fiyatın emeğine göre pahalı olmadığını ancak yine de herkes almasın diye de ucuz satmadıklarını vurguladı. ”Yalnızca kıymetini bilenler alsın, bir heves uğruna alıp da Karagöz’ü heder etmesinler. Ben çok emek sarf ediyorum ve istiyorum ki kıymetini bilene kıymetli bir şey vereyim” diyen Nalkesen, çocukların tanıması için uygun seçenekler de sunuyor.

Ahşaptan yaptıkları Karagözler 20, asetata yapılanlar ise 25 liradan alıcısını bekliyor.

-Çocuklar Karagöz’den öğreniyor-

Nalkesen, Karagöz’ü milli bir dava olarak sahiplendiklerini söyleyerek, asıl amaçlarının bu geleneği yaşatmak olduğunu belirtti. Çocuk Esirgeme Kurumları’na ve çocuklar için çalışan sivil toplum kuruluşlarına ustasıyla birlikte ayda bir kaç kez ücretsiz gösteri yaptıklarına işaret eden Nalkesen, küçükler kadar büyüklerin de Karagözle Hacivat’a ilgi gösterdiklerini ifade etti.

Nalkesen, ”Çocuklar Karagöz’ü daha komik buluyor ve onun yanlışlarını görerek doğrusunu öğreniyorlar. Bu onlara daha doğal geliyor. Hacivat’ın değil, Karagöz’ün tarafında oluyorlar” şeklinde konuştu.

Oyundaki karakterlerden biri olan Tuzsuz Deli Bekir’den, çocukların korktuğunu ifade eden Nalkesen, anne babaların çocuklarından yapmalarını istedikleri şeyleri gösteride Tuzsuz Deli Bekir’e söyletmelerini rica ettiklerini aktardı.

Başkent Tiyatrosu’nda ustasıyla beraber ücretsiz Karagöz kursu verdiklerini kaydeden  Nalkesen,Nalkesen, Ekim’de yeni dönemin başlayacağını ve Karagöz’e gönül verenleri beklediğini sözlerine ekledi.

Akşam

Yorum


işlemi tamamlayınız: