Tutsaklık Çağı

Serkan Fırtına

Süpermen, Örümcek Adam ve Batman süper kahramanlar olarak nitelendirilen çizgi roman karakterleridir. İnsanların sürekli kurtarıcılara gereksinim duydukları bir çağda yaratılmışlardır. Sinemanın kitle iletişim araçlarındaki etkin yönlendirme gücünün farkına varılmasıyla birlikte bu alanda da kullanılmışlardır. İnsanların başlarına gelebilecek günlük kazalardan, dünyanın başındaki büyük! Tehlikelere kadar ne kadar sorunları varsa bu üç kahramana bırakılmış ve insanların bu korku ve kaotik ortamdan kurtulabilmelerinin yolu kahramanlara güvenerek gerçekleşebileceği umudu verilmiştir. Özellikle Süpermen kimliğinde topluma verilen mesaj dünyayı tehdit edecek gücün Süper bir güç tarafından bertaraf edileceği gerçeğidir. Tabi ki bu süper güçte Amerika’da kendini gösterecektir. Yaratılan çeşitli felaket senaryolarının ve düşmanların bireylerde yarattığı asal gösterge Soğuk savaş öncesi Sovyetler Birliği’ydi. Çeşitli korku filmlerinde de uzaylı imgesi hep bu düşmanın çağrışımlarını yarattı. İnsanların birey olamamasından kaynaklı olarak hep birer kurtarıcıya ihtiyaçları oldu. Modern kapitalist sistem bu güdü ile beslenerek insanlara korku yayıyor ve onları edilgen hale getiriyor. Süper kahramanlar tıpkı dünya tarihindeki benzer tarihsel kurtarıcıların devamıdır. Kendi gücüne ve kendi iradesine güvenemeyen insanoğlu kahramanlık kültürünü uzun yıllardır devam ettirmektedir. Yaratılan bu kahraman imgelerinde, onlarında tükenmişliği artık bireylerin sanal kurtarıcılarının bile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu gerçeğini doğurur. Dinler gibi tıpkı siyasal sistemlerde bu kurtarıcı metaforunun peşinde binlerce yıldır arayışlarını sürdürmüşlerdir. Ancak Baudrillard’ın ve Lyotard’ın çalışmalarında görmüş olduğumuz gibi, kapitalist sistemin bu son aşamasında imaj dünyasının ortaya çıkardığı görüntüler birer “kahraman” haline gelmişlerdir. Reklam dünyasının her gün milyonlarca gösterge ile pazarladığı bu sanal gerçekliğin kahramanları, artık otomobiller, parfüm şişeleri yada sigara paketleri haline gelmişlerdir. Tüketim toplumu doğanın sınırlarını zorlar hale gelmiştir. İkon yaratımı sürekli zihinleri bombardıman eder haldedir. İnsanlığın binlerce yıl öncesi korkularının sonucu olan mitolojik tanrıların merkezi şimdi sadece kitle iletişim araçlarıdır.

Günümüzde başkaldırının ve özgürlük tutkusunun yerini tüketim arzusu almıştır. C. Lasch Narsizm Kültürü adlı yapıtında bu noktaya dikkat çeker. İnsanlar kapandıkları evciklerinden, sadece birbirleri ile yarışmak ve rekabet etmek için çıkarlar. Güncel siyasetten uzaklaşan ve kendi kamusal alanlarına çekilen bireyler, bir gösterinin edilgen izleyicileri haline gelirler. Onlar için sorunların çözümü zaten toplumsal değildir. Hem toplumsalın kurtuluşu için birçok süper kahraman vardır nasıl olsa değil mi?



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: