Oyunname

Zafer Diper

“Bana name okuma” deriz ya, “herkesin bildiği deyimleri, sözleri söylemek” anlamında… Sürekli okuyorlar çeşit çeşit nameleri sırayla: falname, fetihname, şehadetname, ithamname… Ben de bunları şunlarla yanıtlamak isterim: Siyasetname, nizamname, kanunname, istifaname… Karşılık vermem uzayıp gider de, sözünü etmek istediğim değişik bir name: Oyunname…

60’lı yılların sonlarındayız… Jozef, lisede arkadaşım. Kız kardeşi de Tilda; o bizden daha küçük. Piyano dersleri alıyor o sıralar. Ben de daha gencecik, milleti toparlamışım (çoğunluğu okuldan), Beşiktaş’ta CHP Gençlik Kollarında, Halkevinde, Okulda özenci (amatör) de olsa sıkı mı sıkı oyunlar sergiliyoruz kendi çapımızca. Kimilerinin: “Uğraşmanlara (profesyonel) taş çıkartıyorsunuz gerçekten!” diye yüreklendirmelerini nasıl unutabilirim?! Anımsadıklarımdan biri de Büchner’in Woyzeck’i. Ege Ernart geliyor yönetmeye. Fehmi Gerçeker var. Selçuk Yöntem ilk kez adımını atıyor sahneye. Daha kimler… Eh, abisi de işin içinde olunca Tilda başlıyor tiyatroya gidip gelmeye. Başlayış o başlayış işte… Ve giderek 40 yıllık süreç içinde tutturduğu bir yol var ki, şaşırtıcı: Türkiye içinde olduğu kadar dışarıda da oyunlar izlemek!

Tilda Tezman, dünyanın birçok yerine giderek kimselerin pek kolay kolay ulaşamayacağı önemli yapımları bulgulamayı sürdürüyor hep. Bunları yalnızca yüreğine beynine kazıyıp da kendine saklamıyor. Paylaşımı yeğliyor; kitlelere ulaştırma adına görselleri belgeleri toparlayarak bir derlemci (koleksiyoncu) titizliğiyle çalışıyor. Eleştirisel bağlamda yorumluyor onları bin bir emekle, çeşitli gazete ve dergilerde…

Sonuçta Tezman’ın, yurt dışında izlediği tiyatro oyunlarını anlattığı (içlerinde opera da yok değil) yaklaşık son yedi yıldır yayınlanan yazılarından oluşturulmuş bir derleme çıkıyor ortaya; sayısı 189’u bulan ürünlerini sunuyor, benim için benzersiz başucu kitabında… Öndeyişte şöyle sesleniyor: “Oyunname, gelmiş geçmiş ve gelecek tüm tiyatro ustalarına, çıraklarına, emekçilerine seyircilere bir reverans, hatta bir saygı duruşu aynı zamanda… İyi ki yaşadılar, iyi ki varlar, iyi ki olacaklar!”

Yapıtın tanıtım gününde Aliye (Uzunatağan) ile aynı kanıdaydık söyleşimizde: Oyunname’nin başta yalnızca tiyatro okullarında değil; geniş kapsamlı içeriği nedeniyle tüm kültür, sanat, basın, dernek, kütüphane vd. kuruluşlarda bir biçimde yer alması zorunluluğu üzerine… Biz buradan duyuralım da ilgileneceklere: Bu başka name!..

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: