Üniversite Tiyatroları ve Telif Tartışması

Duygu Dalyanoğlu

Brecht, 1954’te kaleme aldığı bir yazıda “bilgilerin olabildiğince yüksek bir fiyata tekrar elden çıkarılması amacıyla edinildiği ve bunlara ödenen yüksek bir fiyatın bile, fiyatı ödeyenlere karşısındakileri sömürme olanağı sağladığı bir çağda”[1] yaşadığını söylemiş. 58 yıl önce yapılan bu tespit bir anlamda hala geçerliliğini koruyor diyebilir miyiz? Hatta bu sorunun Brecht’in kendisinin kaleme almış olduğu bir oyunun, bir üniversite tiyatrosu tarafından oynanıp oynanamayacağı tartışmasında karşımıza çıkması tesadüf mü?

Bahsi geçen olayı kısaca özetlemek gerekirse, konu Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nın (BÜO) Nisan 2012’den bu yana oynadığı Sezuan’ın İyi İnsanı adlı oyunun; Kasım ayında 17. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nde gerçekleştirdiği gösterimin telif hakları çerçevesinde değerlendirilmesi ile ilgili.[2] Brecht’in Türkiye’deki sahneleme haklarına sahip olan Onk Ajans[3] festival programını inceleyip BÜO’dan telif ödemesini talep ediyor. Temel dayanağı ise festivalde bilet satışı yapılıyor olması. Tiyatro faaliyetine BÜO’da başlamış ve amatör tiyatro deneyimine önem veren birisi olarak bu talebin yarattığı/yaratacağı sonuçları iki açıdan tartışmak gerektiğini düşünüyorum. Tartışmanın ilk ayağı bu talebin “meşruiyet”i üzerine olmalı, uluslararası ve ulusal arenada telif haklarının sınırlarının neler olduğunu ortaya dökmeliyiz. İkincisi de bu olaya daha geniş bir çerçeveden bakarak amatör tiyatro faaliyetinin “sınırlandırılmasının” ne anlama geldiğini ve geleceğini yorumlamak olmalı.

“Bilet Satışı = Kar” demek mi?

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün internet sitesini incelediğinizde karşınıza öncelikle 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çıkıyor.[4] Kanunun konu ile ilgili maddesi şöyle: “Yayımlanmış bir eserin; tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüz yüze eğitim ve öğretim maksadıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla serbesttir.”[5] Yani herhangi bir eğitim kurumu (lise ya da üniversite tiyatroları, dernek kapsamında tiyatro faaliyeti yapan gruplar) kar elde etmek amacı ile oyun sergilemiyorsa telif ödemekten muaf sayılıyor. Olay basitmiş gibi görünse de aslında öyle değil çünkü bu “kar amacı” denilen mefhumu herkes farklı yorumluyor. BÜO’nun örneğinde 17. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nde bilet satışı yapılıyor olması Onk Ajans nezdinde kar elde edildiği anlamı taşıyor. Halbuki BÜO oraya davet edilen gruplardan biri olarak kaç bilet satıldığı, ne kadar gelir elde edildiği ya da zarara uğrandığı ile ilgilenmeden oyununu oynuyor ve bundan bir gelir elde etmiyor. Fakat kar amacı sadece “bilet satışı”na indirgenmiş durumda. Onk Ajans’ın sitesinde “hak isteme” bölümünü incelemenizi öneririm. Yabancı bir yazarın oyununu sahnelemek isteyen bir grubun şu hususlara cevap vermesi gerekiyor:

Oyunun sahneleneceği tiyatro salonun adı

Salonun kaç seyirci aldığı ve bilet fiyatları

Oyunun tahmini olarak toplam kaç kez sahneleneceği

Her temsilde elde edileceği varsayılan hasılat

Sözleşmenin imzasında ödeyebileceğiniz avans miktarı

Yani oyunu oynayan grubun konumu, bu oyunu hangi amaçla sergilediği konusunda herhangi bir bilgi talep edilmiyor. Bir üniversite tiyatrosu olan BÜO da, İstanbul Devlet Tiyatrosu da aynı sezonda Sezuan’ın İyi İnsanı’nı sahneliyor. Oyunu repertuara alma kaygıları, mali yapıları, hatta seyirci kitleleri birbirinden oldukça farklı olmasına rağmen Onk Ajans telif hakkını sadece elde edilecek “hasılat”a indirgemiş oluyor ve iki tiyatroyu da aynı kriter ile değerlendiriyor. Yaptıkları yazılı açıklamada da “her ne adı altında olursa olsun bilet satışı yapılıyorsa”  ibaresi ile bunu açıkça dile getirmiş durumdalar.[6]

Konuyu sadece TAKSAV’ın düzenlediği Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali kapsamında sınırlı tutmak da yanlış olur. Çünkü amatör bir tiyatro topluluğu kendi başına ya da amatör bir şenlik çerçevesinde bilet satışı yapıyor olabilir. Hatta kişisel olarak, tiyatro faaliyeti gerçekleştirilirken ortaya konan emeğin seyirci nezdinden ücretlendirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Ama bu “kar amacı” demek değildir. Üniversite yıllarında almış olduğum ekonomi derslerinden hatırladığım kadarı ile “kar” üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay şeklinde tanımlanıyor. Peki, bir üniversite tiyatrosu yaptığı bilet satışından elde ettiği gelir ile tiyatro şenliği düzenliyorsa, bu geliri şehir dışındaki başka bir üniversitenin şenliğine gitmek için gerekli olan yol masrafları için kullanıyorsa ya da en basitinden oyunu sahnelemek için gerekli olan dekor, kostüm, aksesuar vs. gibi temel ihtiyaçlarına harcıyorsa kar etmiş sayılır mı? Hayır, çünkü bir tiyatro grubunun üretimi oyunudur. Eğer gelir elde ediyorsa da bunu yine üretimi yani çıkardığı oyunun ihtiyaçları için harcamaktadır.

Amatör Tiyatro Faaliyeti “Sınırlanıyor”mu?

Konuyu şimdiye kadar haksız olduğuna inandığım telif talebi çerçevesinde tartışmaya çalıştım. Ama bu ve benzeri taleplerin üniversite tiyatrosunun sınırlarını çizme hamlesi olarak da değerlendirilmesi gerekiyor.

Öncelikle bu talep “üniversite tiyatroları ne yapacaklarsa kampüslerinde yapsınlar” sonucunu doğurabilir. Halbuki geçmişten günümüze pek çok üniversite tiyatrosu deneysel, yenilikçi çalışmalar yapmıştır. Bunu kampüslerin yanı sıra başka kitleler ile paylaşmak, 17. Uluslararası Tiyatro Festivali’nde olduğu gibi farklı seyircilerle buluşmak üniversite tiyatrolarının gelişimi açısından önem taşıyor.

İkinci bir sınırlama ise oyun seçimi konusunda olabilir. Böyle bir tavır “Brecht oynanmasın o zaman” algısına bile sebep olabilir. Halbuki Brecht üniversite tiyatroları için bir okuldur. Çünkü Brecht oyunların metin analizi, oyunculuk yorumu, sahnelenmesi üzerine yürütülecek çalışmalar o tiyatro grubu için önemli bir deneyim kazanmak anlamına gelecektir.

Tüm bunlar yazarın ya da çevirmenin emeğini koruyan telif haklarının önemsizleştirilmesi anlamına kesinlikle gelmemeli. Fakat yazar ya da çevirmenin haklarını korurken, başka bir grubun haklarını ihlal eder pozisyona düşmek kabul edilemez. Amatör tiyatro faaliyetinin bu piyasacı yaklaşımdan uzak; tam tersine öncü bir misyonu olduğunu hatırlayarak desteklenmesi gerekiyor. Brecht oyunlarının sahnelenme haklarına sahip Suhrkamp Verlag Yayınevi’nin Onk Ajans’tan ayrışmayan tavrı bu durumun Türkiye özelinde değil dünya çapında da benzer koşullarda olduğunu gösteriyor. Bu nedenle amatör tiyatroların faaliyetini destekliyorsak konuyu daha geniş çaplı düşünmek, zaman ve çaba gerektiren bir sürece hazırlıklı olmak zorundayız.


[1] Bertolt Brecht, Tiyatro İçin Küçük Organon, “Küçük Oganon’a Ekler”, Çev: Ahmet Cemal (Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, 1996)  s. 71.

[2] Konu gündeme ilk geldiğinde Mimesis’te yayınlanan haber için bkz: http://mimesis-dergi.org/2012/10/onk-ajanstan-tuhaf-talep/

[3] ONK Ajans’ın sitesi incelendiğinde tiyatro oyunları ile ilgili şöyle bir ibare mevcut: “Onk Ajans, tiyatro alanında faaliyet gösteren tek telif hakkı ajansıdır. Bunun doğal sonucu Türkiye’de sahnelenen oyunların hemen hemen yüzde seksenin sözleşmesi Onk Ajans aracılığıyla gerçekleşmektedir.” Bu durumu Onk Ajans’ın alanında tekel olduğu ve uyguluma konusunda bir standardizasyona gidilmektense, konuya hakim olan ya da olduğunu iddia eden bir ajansın uygulamaları olarak da değerlendirmek mümkün. Fakat şimdilik bunu, başka bir yazının konusu olması gereken ve detaylı olarak incelenmesi bir mevzu olarak not edip geçiyorum.

[4] Açıkçası konu ile ilgili en kapsamlı bilgiyi sağlaması beklenen kurumun sayfasında tiyatro alanı ile ilgili pek fazla bilgi ya da yönlendirme olduğunu söyleyemeyeceğim. Hatta “Meslek Birlikleri” bölümünde sinema ve müzik alanında pek çok kurumun adı geçerken, tiyatro alanında sadece Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği’nden bahsediliyor. Ayrıca sıkça sorulan sorular bölümünde “kaset çıkarmak için ne yapmalıyım?”, “film göstermek istiyorum ne yapmalıyım?” gibi sorular cevaplanırken tiyatro oyunlarının sahnelenmesi ya da yayınlanması ile herhangi bir veri mevcut değil.

[5] http://telif.gov.tr/kaynaklar/bolum_dosyalar/2012_04_20_33791.pdf (Madde 33, Temsil Serbestisi)

[6] Onk Ajans’tan Açıklama: http://mimesis-dergi.org/2012/12/onk-ajanstan-aciklama/



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Okuyucu Yorumları

“Üniversite Tiyatroları ve Telif Tartışması” yazısına bir yorum var.

  1. E.Fırat Kuyurtar dedi ki:

    “Halbuki Brecht üniversite tiyatroları için bir okuldur.”

    İşte tüm mesele bu!

Yorum


işlemi tamamlayınız: