Zafer Algöz ile “Babaannem 100 Yaşında”

[Star Gazetesinden Gülcan Tezcan, yaklaşık yirmi yıl önce oyuncu olarak rol aldığı Babaannem 100 Yaşında’yı bu kez yönetmen olarak Tiyatroadam için sahneye koyan Zafer Algöz’le her Perşembe Afife Jale sahnesinde perde açan yeni oyunu üzerine konuştu. Aktarıyoruz…]

-Bu sezon Tiyatroadam’la birlikte Babaannem 100 yaşında’yı sahneliyorsunuz. Nasıl gidiyor oyun?

Daha yeni başladık. Beş oyun oldu. 11 Aralık akşamı gala yapılacak. Oyun Arjantinli yazar Roberto Cossa’ya ait. Arjantin’nin, yoksul mahallelerinde yaşayan sıradan bir ailenin bir akşam yemeği ile başlayan serüvenlerini anlatıyor. Oradan itibaren biz aileyi tanımaya başlıyoruz. Ailesini pazarcılık yaparak geçindirmeye çalışan, zamanında Sicilya’dan Arjantin’e göç etmiş bir aile. İtalyanlar ama Arjantin’e göç edince İtalyanlıkları kalmamış. Arjantin’in dilini benimsemişler. Bir tek babaanne var İtalyanca konuşan. Ana dili olduğu için ondan başka bir şey bilmiyor. Başlangıçta çok sevimli gibi görünen 100 yaşındaki bir babaannenin giderek artan iştahı ailenin de ekonomik yapısının giderek bozulmasına sebebiyet veriyor ve çok dramatik bir finalle bitiyor. Babaanne figürünün aslında anlatmak istediği yeryüzünde her coğrafyada, neredeyse her toprakta görebileceğimiz güçlü olanın güçsüz olanı ezmesi meselesi. Özellikle yoksul insanların gözünden o kesiti anlatan çok önemli bir tiyatro oyunu.

-Sizin için de ayrıcalıklı bir yere sahip…

Bu oyunu 1995 – 96 yıllarında ilk defa rahmetli Alev Sezer sahneye koymuştu. Ben orada oyuncu olarak oynama şansı bulmuştum. Alev abinin de Devlet tiyatrolarında yaptığı son oyundu. Onun için benim kalbimde apayrı bir yeri vardır. Oynarken çok zevk aldığım bir oyun. Çünkü her karakterin içine düştüğü durumlar çok komik. TRT için ‘Mor Menekşeler’ dizisi yaparken Tiyatroadam’daki oyuncu arkadaşlarla tanışma fırsatım oldu. Gördüm ki ciddi bir ekip ruhu, heyecan ve samimiyet var. Tiyatro insanla ilişkili bir sanat dalı olduğu için sahne üzerindeki insanla seyreden insanın bir gönül bağının olması, o samimiyetin kurulabilmesi lâzım. Neticede hepsi yetenekli, pırıl pırıl insanlar. En güzeli de hocalarımız, ekollerimiz aynı. Yeni bir repertuvar yapınca dedim ki bu oyunu alın. Sonra değerlendirdiler ve seçtiler. ‘Abi bize bunu sahneye koyar mısın?’ dediler. Çok heyecanlandım. İlk oynayışımızdan çok farklı bir dekor konsepti yaptık. Farklı bir müzik ve ışık rejisi yapmaya çalıştık.

Arjantin’deki cuntayı rahatsız etmiş

-Oyuncu olarak metne baktığınızda ve şimdi yönetmen olarak değerlendirdiğinizde bir fark oldu mu?

Ben oyuncu refleksi olarak, hocalarımdan öyle gördüğüm için olayın bütününü gözümde canlandırırım. Öyle olunca o bütün içerisinde rol nasıl bir ağırlığa sahiptir insan bir fikir sahibi oluyor. Bu teksti oyuncu olarak ilk okuduğumda da  rejisör olarak sahneye koyduğumda da aynı zevki aldım. Çünkü çok güzel bir ‘kara komedi’ örneği. Sinema filmi de çekilmiş tiyatrosundan önce. 1974’lü yıllarda Arjantin’de askeri cuntanın baskısı olduğundan Roberto Cossa’nın oyunundaki babaanne figürü ‘bizi mi hedef alıyor’ diye hükümet tarafından yasaklanmış.

Tiyatroadam tarafından sahnelenen Babaannem 100 Yaşında adlı oyun her perşembe Afife Jale Sahnesi’nde perde açıyor.

Star Gazete

Yorum


işlemi tamamlayınız: