İzleyicide Stendhal Sendromu Yaratan Bir Dram: Anne ve Babalar İçin Cinsel Bozukluklar Rehberi

Pinterest LinkedIn Tumblr +

İhsan Ata

İsviçre’nin çağdaş yazarlarından Lukas Barfuss, Dora’nın ergenliğe girmesiyle yaşadığı cinsel deneyimlerini provakatif bir dil ile sorgulayarak düşünce özgürlüğünü ve birey iradesini “sargısı çıkarılmış bir yara gibi” gün yüzüne çıkarıyor. 3 Ocak 2013 tarihinde prömiyeri yapılan oyun Türkiye’de ilk kez Mekan Artı tarafından sahneleniyor. Ufuk Tan Altunkaya’nın reji koltuğuna oturduğu oyunun çevirisi Murat Baykan’a, ışık tasarımı Zeki Elveriş’e, sahne tasarımı Ayça Akçor ve Görkem Usta’ya ait. Oyunda ise Pelin Ermiş, Gülsüm Soydan, Uğur Karabulut, İnan Ambarkütük, Cihat Süvarioğlu, Aslı Samat ve Eftal Gülbudak gibi çok değerli oyuncular rol alıyor.

Barfuss’un modern dünyaya getirdiği eleştiri sayesinde Dora’nın hikayesi eminim izleyenleri çok etkileyecek. Zihinsel engelli olduğu için yaşamı boyunca ilaç tedavisi gören Dora’nın ergenliğe girmesiyle beraber ilaçların kesilmesinden sonra karşılaştığı engellemeler, baskılar ve yönlendirmelere karşı özgürlük arayışları ne yazık ki sistem içerisinde eriyip gidiyor. Dora özgürlüğü ararken izleyici de aslında kimin haklı kimin haksız olduğu konusunda çelişkiye düşüyor. Kimin normal kiminse anormal olduğu konusunda sıkı bir beyin fırtınası yaşıyor. Oyun boyunca ahlak kavramı tartışmaya açılıyor. Kendinize bile söyleyemediğiniz gerçeklerle yüzleşiyoruz bir bakıma.

18 dile çevirildikten sonra oyunu nihayet Murat Baykan dilimize kazandırarak bu anlamda çok büyük bir açığı kapatmış. Oyunu çevirirken sade, anlaşılır, tiyatral bir dil kullanmış. Türünün zorluğu, psikolojik katmanlığın derinliği, küfürler vs. göz önüne alındığına işinin yükü bir kat daha artmasına karşın çok ama çok başarılı bir iş çıkararak seyircinin algısına omuz vermiş.

Bir kız düşünün ki henüz 14 yaşında. Zihinsel engelli olduğu için yaşamı boyunca hep ilaçlarla uyutulmuş. Ergenlik çağına geldiğinde ise ilaçlar kesilince cinsel deneyimini yaşamak istiyor. Ailenin ve çevrenin baskısına rağmen özgürlük arayışını tüm saflığıyla sürdürmeye devam ediyor. Ta ki kadınlığı elinden alınıncaya kadar… Böylesine güçlü bir kadın karakterini oynamak takdir edersiniz ki çok zor. Sahnede hem zihinsel engelli bir kızı izliyorsunuz hem de tüm benliği ve saflığıyla cinsel deneyimlerini özgürce yaşamak isteyen bir kadını. Bıçak sırtı bu karakteri oyun boyunca dengede tutan Pelin Ermiş, parmak ısırtan oyunculuğuyla sayfalar dolusu övgüyü hak ediyor. Bu sezon izlediğim en iyi performanslardan birine imza atan Ermiş’i ayakta alkışlıyor ve tüm ödül jürisinin dikkatine sunuyorum.

Anne rolünde Gülsüm Soydan, iyi adam rolünde Uğur Karabulut, doktor rolünde İnan Ambarkütük, manav rolünde Cihat Süvarioğlu, manav abla rolünde Aslı Samat ve baba rolünde Eftal Gülbudak’tan oluşan kadro yan rollerde müthiş bir takım oyunculuğu sergiliyor. Baba karakterinin üzerine biraz daha düşülmesi dışında birbirini dengeleyen oyunculuklar diğer karakterlerin daha net ve yalın çıkmasını sağlıyor. İçindeki şeytanlardan kurtulmak için Dora’nın hayatını cehenneme çeviren bu kadronun başarısı daha uzun yıllar konuşulacak gibi görünüyor.

Sade bir tasarımla mekan geçişlerini sağlayarak oyuna büyük ölçüde katkı sağlayan ışık tasarımında Zeki Elveriş’e, sahne üzerindeki bir nesneyi birden fazla farklı şekillerde kullanarak oyunu rahatlatan sahne tasarımında Ayça Akçor ve Görkem Usta’ya ne desek azdır. Bravo… Bravo… Bravo…

Oyunun yönetmenliğini üstenen Ufuk Tan Altunkaya, Dora’nın hikayesini anlatırken çok basit ama işlevsel bir sahneleme tekniğiyle konunun özüne ulaşıyor. Seyircinin hem doğasına, hem de günlük davranışlarına dokunan Altunkaya, karakter çözümlemelerindeki başarısı ve alışılmışın dışına çıkan sahneleme tekniğiyle en ufak bir ayrıntıyı bile gözden kaçırmıyor. Türkiye’nin en iyi yönetmenlerinden biri olarak gördüğüm Altunkaya, bu oyunda tabuları kamuya açık alanda yıkıp izleyici suç ortağı, tanıklara dönüştürerek sınırları zorlayan bir reji dehasıyla izleyiciyi Stendal Sendromuna uğratıyor.

Mutlaka ama mutlaka izlemeniz gereken oyun, 10-11-12-19-20-21 Ocak 2013 20:30’da Mekan Artı’da sahnelenmeye devam edecek.

İletişim: Üftade Sokak No:31 Harbiye İstanbul – 0 212 224 57 56 – www.mekanarti.com

OYUNUN KÜNYESİ:

Anne ve Babalar İçin Cinsel Bozukluklar Rehberi

Metin: Lukas Barfuss

Çeviri: Murat Baykan

Konsept/Yönetim: Ufuk Tan Altunkaya

Proje Koordinasyon: Didem Kaplan

Proje Asistanı: Mehmet Ali Gümüş

Işık Tasarım: Zeki Elveriş

Sahne Tasarım: Ayça Akçor, Görkem Usta

Oyuncular: Pelin Ermiş, Gülsüm Soydan, Uğur Karabulut, İnan Ambarkütük, Cihat Süvarioğlu, Aslı Samat, Eftal Gülbudak

Paylaş.

Yazar Hakkında

Yazarın bütün yazıları için tıklayınız:

Yanıtla