Taksim’in Huzuru Resmini Kim Çekti?

isilegrikavuk_[Işıl Eğrikavuk’un Taksim’in Huzuru Resmini Kim Çekti? başlıklı köşe yazısının bir bölümünü okuyucularımızla paylaşıyoruz]

Bazen bir şeyi tam tersinden görmek, işin aslıyla yüzleşmekten daha çok işine gelir insanın. Tıpkı Wolfgang Becker’in 2003 yapımı ‘Elveda Lenin’ filmi gibi. Hatırlayanlar iyi bilir, filmde Doğu Almanya yıkılmadan hemen önce kalp krizi geçirip komaya giren annesini yeni bir şoktan korumak için oğlu ona yeni bir yapay dünya yaratır. Eski düzen yıkılıp kapitalizmin etkileri belirmiştir ama oğlan pencereden görünen Coca Cola reklamını kapatıp, televiz-yondaki haberleri bile eskileriyle montajlayarak annesini hiçbir şeyin değişmediğine inandırır.

‘Elveda Lenin’den Taksim’e ge-lecek olursak… Yine hatırlayanlar bilir, geçen hafta Beyoğlu Belediyesi’nin verdiği iftara katılan ünlü fotoğrafçı Ara Güler, davet edildiği sahnede gelen bir rica üzerine iftara katılanların birkaç fotoğrafını çekti. Ertesi gün ‘Taksim’in Huzuru’ başlığı altında bazı gazetelerde yayımlanan fotoğraflar, ironik bir şekilde hemen arkalarında duran Gezi Parkı’nı görmezden gelip, farklı bir gerçeklik algısı yaratıyordu bakan gözde.

Ara Güler’in neden bu fotoğrafları çektiğini tartışmak değil niyetim. Kendisinin de dediği gibi “Foto muhabiri her yerde, her durumda saptar. Altına ben bir şey yazmadım… Birileri çeker, birileri kullanır.” Bazen bir başlık her şeyi değiştirir. Ama burada belki de sorulması gereken şu: Bir işi kullanırken sanatçının asıl niyetini gözetmek kime düşer?

Gelin bu hafta işi gerçekliği yansıtmak olan sanatçıların işlerine bakalım. Gerçeklik kimi ideolojik aygıtlar için bir şeyi tam tersinden görmek olsa da, biz sanat yolu ile gerçeğe işaret edenlere odaklanalım.
Soru: Son yıllarda gittiğim tüm sergilerde mutlaka belgesele benzeyen işler görüyorum. Güncel sanatla belgeselin birbirinden farkı ne?

Yazının devamı için aşağıdaki linki tıklayınız.

Radikal



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: