BGST: Seküler Tiyatro Tasfiye Ediliyor!

bgstBGST’nin (Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu) özel tiyatrolara devlet desteği politikasına dair açıklamasını yayınlıyoruz. 

Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, bir süredir mali destek sunduğu on beş özel tiyatro kurumuna bu yıl destek yardımını kesmesi tiyatro çevrelerinde bir tartışma yarattı. Tiyatro çevrelerinde bu karar, grupların Gezi eylemlerine verdiği destekle ilişkilendirilerek tartışılırken bakanlıktan bu iddiaları reddeden bir açıklama geldi. Gezi eylemlerine destek veren kurumların bir kısmı bu sene yardım alamazken eylemlere katılan tiyatrocuların yer aldığı bazı gruplar bu sene bakanlıktan maddi destek almaya devam etti. Dolayısıyla bakanlığın özel tiyatrolardan maddi desteğini kesme nedenlerini doğrudan Gezi eylemlerine destekle ilişkilendiremesek de Gezi eylemleri  sırasında ve sonrasında sanatçılar üzerindeki baskının arttığı da bir gerçek. Medya ve internet üzerinden bazı sanatçıların kara listeye alınması, resmi ağızlarca hedef gösterilmesi, adli kovuşturmaların başlatılması ve son olarak tiyatrocu Barış Atay’ın Redhack bağlantısı üzerinden keyfi bir biçimde gözaltına alınması Gezi eylemleri sonrası sanatçılar üzerindeki faşizan baskının devam ettiğini gösteriyor.

Diğer yandan sanat çalışmalarına yapılan devlet yardımı kriterlerinin belirsizliği keyfi uygulamaların önünü açabiliyor. Devletin “yardımı dilediğim gibi dağıtırım” anlayışını güçlendiriyor. Bununla birlikte Bakanlık, yardım yaptığı tiyatrolara genel ahlak kurallarına uygun oyun sahnelemeleri için protokol imzalama zorunluluğu da getirmiş durumda. Genel ahlaka uygun oyun kriterlerinin de erkek egemenliği ve Türk-İslam sentezi üzerinden karşılığını bulacağını tahmin etmek zor değil.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu olarak, devletin kültür sanat alanındaki bu yönelimlerini son yıllarda devlet politikalarının genelinde yükselen Türk-İslam faşizminin ve erkek egemen ideolojinin sanat alanındaki tezahürü olarak değerlendiriyoruz. Bu uygulamalarla seküler kültür sanat faaliyetlerinin tasfiye edilmeye ve yerine Türk-İslam ideolojisinin ikame edilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Bu uygulamaları, bürokratların denetimiyle seküler tiyatronun tasfiyesi ve devletin “yeni” sanatını inşa etme girişimi olarak değerlendiriyoruz.

Kültür sanat alanının çok dilliliği ve çokkültürlülüğü içinde işçi tiyatrolarından cemaat tiyatrolarına, profesyonellerden amatör sanat kurumlarına kadar her kesimin kendini ifade edebilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kültür sanat alanındaki faşizan uygulamalara karşı çıkabilmenin tiyatro çevrelerinin seyircileriyle birlikte bir muhalefet örgütleyebilmesiyle mümkün olacağını düşünüyoruz. Sanat alanında demokrasi ve özgürlükleri geliştirebilecek kurucu bir muhalefet örgütlemek için herkesi ve her kesimi enerjisini ve yaratıcılığını ortaya koymaya çağırıyoruz.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu

Yorum


işlemi tamamlayınız: